Mar 31 2012

Sivilceli ciltler için pratik maske tarifi

Category: Haberler,Sağlık,Sohbet Sitelerixxlance @ 00:44

Uzman Estetisyen Pervin Dinçer, sivilce sorunu olanlar için evde kolayca hazırlanabilecek bir maske tarifi verdi. İşte, maskenin hazırlanışı;

 

Malzemeler

 

* 2 yemek kaşığı kabartma tozu

 

* 2 tatlı kaşığı kadar su, gül suyu veya maden suyu

 

Hazırlanışı

 

Uygulama öncesi kaynamış suya 1 yemek kaşığı üzüm veya elma sirkesi ekleyin ve başınıza havlu kapatıp cildinizi 10 dakika buhara tutun. Bu bakterilerin azalmasını sağlayacaktır.

 

Daha sonra hazırladığınız maskeyi 15–20 dakika bekletip durulayın. Cildinizde biraz yanma olabilir fakat geçici bir durumdur, telaşlanmayın.

DEVAMI İÇİN TIKLAYIN

 

Etiketler: , , , , , , , , ,


Mar 30 2012

Doktor kendi başına gelince gerçeği gördü

Category: Genel,Haberler,Sağlıkxxlance @ 23:00

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “Her Hastalık Bir Hikayedir” yarışmasına “Bir Doktor Kanser Olursa” başlıklı hikayesiyle katılarak meslektaşlarına hastalığı sürecinde yaşadıklarını anlatan ve geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Uzman Doktor Aydemir Yalman’ın vasiyet niteliğindeki hikayesi tıp etiği derslerine konu oldu

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin tıp eğitimine yeni bir bakış açısı kazandırmak amacıyla başlattığı “Her Hastalık Bir Hikayedir” yarışmasına “Bir Doktor Kanser Olursa” başlıklı yazısıyla katılan Uzm. Dr. Aydemir Yalman, yaklaşık bir ay önce kanser rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybetti.
Hekim gözüyle kanser hastası olduğunu öğrendiğinde neler yaşadığını “Önce klinikten uzaklaşıp bir kafeye gittim tek başıma. Ne yapacağımı düşünmeye çalıştım uzun bir süre. Beynimin içinde uğuldayan ‘bu andan sonrası yok’ düşüncesi sağlıklı karar vermemi engelliyor ve gözümün önüne sürekli olarak bugüne kadar yaşadığım hayat geliyordu. 40 yıllık hekimdim. Anatomi, patolojik anatomi okumuştum ve oradan edindiğim bilgiler sonumun pek hayırlı olmayacağını söylüyordu” cümleleriyle anlatan Yalman, hikayesinde tedavisi sırasında doktorların kendisine nasıl davrandığına ilişkin de bilgiler veriyor.

“HASTANIN YÜZÜNE DAHİ BAKILMIYOR”
Tümör konseyine girdiğinde hekimlerin “bırakın ‘geçmiş olsun’ demeyi, yüzüne dahi bakmadıklarını” anlatan Yalman, hasta bir hekim olarak içinde bulunduğu çelişkiyi “Zaten başıma gelenlerin şokunu yaşarken, bir de hastalanan doktor olarak ne kadar değersiz olduğumu düşünüyordum. Oysa onkoloji ile uğraşan doktorların ve sağlık çalışanlarının söyledikleri ilk söz, bu hastalıkta moral motivasyonun çok önemli olduğu değil midir?” sözleriyle özetliyor.
Yalman, hikayesinde meslektaşlarına şu tavsiyelerde bulunuyor:
“Bir hekimin önce bir hasta olarak bir doktora başvurmasını, sonra da hasta yakını olarak hastanede bulunmasının önemini bir kez daha anladım. Böylece yapılan davranış hatalarını yaşayarak gözlemleyebilir.
-Bir hekimin hastasına, hele de kanser hastasına daha duyarlı yaklaşması gerektiğine inandım.
-Her hastanın bir birey, bir insan olduğunun asla unutulmaması, en azından kendisiyle konuşurken yüzüne bakılması ve yazılı onay için yapılan bilgilendirmelerin gerçek anlamına uygun yapılması gerektiğine inandım. Çünkü, doktor olmama rağmen kemoterapinin yapacakları açık açık anlatılmadığı için ilk tedaviden sonra panik atak geçirdim.
-Başta kanser hastaları olmak üzere, eğer mümkünse tüm hastalara psikolojik destek sağlanmasının çok önemli olduğunu anladım. Basit bir örnek verecek olursam, yazmaya başladığımda yaşadığım olayları tekrar hatırlamak beni çok rahatsız etti. Ama psikologum bunu yapabileceğimi defalarca söyleyerek beni yüreklendirdi ve sizlerle hastalık sürecimi paylaşabildim.”

 

O HİKAYE GELECEK KUŞAKLARDA İYİ HEKİMLER YETİŞTİRMEK İÇİN ÖNEMLİ BİR MESAJ

 

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Etiği ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nesrin Çobanoğlu, yaptığı açıklamada, Yalman’ın hikayesinin gelecek kuşaktaki hekimlerin eğitimi için önemli mesajlar içerdiğini vurguladı.
Yalman’ın çok duyarlı ve etik açıdan düşünceli bir hekim olduğunu anlatan Çobanoğlu, Yalman’ın hikayesinin bir nevi hekimlere vasiyet niteliği taşıdığını belirtti.
Hikayenin, hekimlerin hastalarla ilişkilerde empati kurmayı unutmaması gerektiğini güzel bir dille anlattığını ifade eden Çobanoğlu, derslerinde bu hikayeyi anlatmayı bir misyon olarak gördüğünü söyledi. Hikayenin gelecek kuşaktaki hekimlerin hastalarına yaklaşımını etkileyeceğine inandığını vurgulayan Çobanoğlu, şöyle devam etti:
“O hikaye gelecek kuşaklarda iyi hekimler yetiştirmek için önemli bir mesaj. Önemli gözlemler var. Hekimin hastalık yaşantısı her zaman hekimin empati becerisini artırır. Aydemir Bey’in de hastalığı ciddi bir hastalıktı. Hikayede, bir hekimin hekim gözüyle bunlarla baş etme çabası, yaşanılan aksaklıklar görülüyor. Yıllarını hekim olarak geçiren insanın gözleminden dökülen bir hikaye. Tıp etiği mesajı diye algılıyorum ve çok önemli buluyorum. Sorumlu hekimlik davranışı. Etik derslerimde kullanmaya başladım. 4. sınıf stajyer öğrencilerime okutmaya başladım. İleride de bu yönde olumlu gelişmeler olacağına inanıyorum.”

 

Etiketler: , , , , , , , , ,


Şub 10 2012

İyi ki kadınlar erkeklerden uzun yaşıyor

Category: SağlıkXp @ 18:32

HABERTURK.COM BLOG yazarı Ahmet Rasim Küçükusta yazdı
10 Şubat 2012 Cuma, 15:52:54

..Evrensel gerçek o ki dünyanın tüm ülkelerinde kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyorlar. Elbette ortalama insan ömrü de uzuyor. Yüzyılımızın başlarında 47 yaş civarında olan insan ömrü birçok ülkede 70’ i geçti. Bu, bizim ülkemiz için de geçerli. Kadınların ortalama olarak 86, erkeklerin 78 sene yaşadıkları Japonya’ ya yetişmemiz yakın zamanda mümkün görünmese de Türkiye’ de ortalama ömür kadınlarda 75’i, erkeklerde 70’ i buldu.

Etiketler: , , ,


Şub 10 2012

150 milyon tiryaki sigaradan ölecek

Category: SağlıkXp @ 18:30

Korkunç rakamlar tiryakileri etkilemiyor
10 Şubat 2012 Cuma, 13:57:37

..Dün, 9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü’ydü. Konuyla ilgili açıklama yapan Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Ömer Deniz “2000-2024 döneminde 150 milyon insanın sigaraya bağlı hastalıklardan hayatını kaybedeceğini tahmin ediyoruz” dedi. İşte sigarayla ilgili çarpıcı rakamlar: ◊ Dünyada 1.5 milyar, Türkiye’de ise 17 milyon kişi sigara içiyor.

* Dünyada 5 milyon, Türkiye’de ise her yıl 100 bin kişi yaşamını sigaraya bağlı bir nedenden dolayı kaybediyor.
* Erkeklerde tüm kansere bağlı ölümlerin yüzde 35’i, kadınlarda ise yüzde 15’inin nedeni sigara.
*Sigara içenlerde kalp krizi geçirme riski 10 kat daha fazla.
*Sigara içen erkekler, içmeyenlere oranla daha erken bunuyor.
*Dünyada her 3 saniyede bir kişi sigara nedeniyle hayatını kaybediyor.

Etiketler: , ,


Şub 10 2012

14. tüp bebek denemesinde canlarına kavuştular

Category: SağlıkXp @ 18:28

Bebeklerini tam da umutlarını kaybettikleri anda kucakladılar. 15 yıl boyunca anne-baba olma mücadelesi veren Baylan çifti, hedeflerine 14. tüp bebek denemesinde ulaştı. Hem de biri kız diğeri oğlan olan ikizleriyle…
10 Şubat 2012 Cuma, 17:12:32

..GAZETE HABERTÜRK / Ceyda ERENOĞLU

Fransa’da yaşayan ve 16 yıldır evli olan Ümmühan-Burhan Baylan çifti, 15 yıl boyunca bebek sahibi olma mücadelesi veriyor. Normal yollarla çocuk sahibi olamayan çift tüp bebek yöntemine başvuruyor. İnanılması zor ama tam 12 denemeye rağmen mutlu sona ulaşamıyorlar. Bu süreçte hem psikolojileri bozuluyor hem de umudun yerini umutsuzluk alıyor.

TÜRKİYE UMUTLARI OLDU
Fransa’da yapılan tüp bebek denemelerinin tamamının başarısızlıkla sonuçlanması üzerine şanslarını bir de Türkiye’de denemeye karar veriyorlar. Yine hayal kırıklığına uğrayan çift çocuk sayfasını kapatmaya karar veriyor. Bir süre sonra tatil amaçlı olarak yeniden Türkiye’ye gelen Baylanlar Fransa’ya dönmeden önce akıllarında kalan tüm soruların cevaplanması adına bu kez de Op. Dr. Seval Taşdemir’e başvuruyor ve “Bizim çocuk sahibi olmamız hayal mi?” diye soruyor. Op. Dr. Taşdemir, çifte, yaşlarının çok genç ve yumurta rezervlerinin yeterli olduğunu söyleyerek umut ışığı yakıyor ve son bir denemenin faydalı olduğu düşüncesiyle 14. tedavi sürecini başlatıyor.

MÜJDELERİN EN BÜYÜĞÜ
Transferin gerçekleşmesinin ardından 10 günlük bekleme sürecinin sonunda gebelik testi pozitif çıkıyor ve Baylan çifti ilk anda aldıkları müjdeli habere inanamıyor. Daha önceki denemelerinde başarısız olan çiftin sevinci ikiz beklediklerini öğrenince çifte mutluluğa dönüşüyor. Tedavileri tamamlandıktan sonra Paris’e dönen Baylan çifti Op. Dr. Seval Taşdemir ile irtibatlarını kesmiyor ve gebelik takiplerini aksatmıyor. Bebeklerini, evlendikleri tarihten 16 yıl sonra kucaklayan çift, “Tam umutlarımızın tükendiği anda ikiz bebek sahibi olduk. Bu tedavilerde pes etmemek ve tükenmemek gerekiyor. Biz bunu başaran nadir çiftlerdeniz. Umarız anne-baba olmak isteyen aileler de bizim gibi evlatlarını kucaklarına almanın mutluluğunu yaşarlar” diyor.

‘FARKLI TEDAVİLERİ BİR ARADA UYGULADIK’
Op. Dr. Seval Taşdemir, kliniklerine başvurduklarında manevi çöküntü içinde olan Baylan çiftine, defalarca tüp bebek denemesi yapıldığı halde sonuç alınamayan hastalara uygulanan tedavi yöntemlerini uyguladıklarını söylüyor ve “Gebelik, ‘Lenfosit Aşısı’, ‘Lazerle Tomurcuklanma’, ‘Blastokist Transferi’ ve ‘IMSI’ gibi yöntemlerin uygulanmasıyla gerçekleşti” diyor.

Etiketler: , , , , ,


Şub 03 2012

PTT’yi soydular!

Category: SağlıkXp @ 03:10

Kasadan 67 bin liranın çalındığı bildirildi
02 Şubat 2012 Perşembe, 23:45:55

..Bursa’nın en önemli kış turizm merkezlerinden Uludağ’daki PTT Şubesi, soyuldu.

Mesai için sabah şubeye gelen PTT çalışanları, kapısının kırık olduğunu fark edince durumu Jandarmaya bildirdi. Jandarma gözetiminde gerçekleştirilen incelemede, şubeye, giriş kapıyı ve üzerindeki asma kilidi kırılarak girildiği belirlendi.

Şubedeki çelik kasanın göbeğinin de çekiç ve levye yardımı ile kırıldığı, içinde bulunan 67 bin liranın çalındığı tespit edildi.

Jandarma olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.

Etiketler: , , ,


Oca 30 2012

İlaç krizi uyarısı

Category: SağlıkXp @ 02:08

İstanbul Eczacılar Odası’nın “Yıkıma Dur De” mitingi Tükiye’nin çeşitli illerinden 20 eczacı odasının katılımıyla İstanbul Kadıköy’de yapıldı. İstanbul Eczacılar Odası Başkanı Semin Güngör, SGK ile görüşmelerin olumsuz sonuçlanması halinde Şubat ayında ilaç hizmetini durabileceğini söyledi.
29 Ocak 2012 Pazar, 16:14:10

..Turhan ARSLANOLU-AHT

Mitingde konuşan İstanbul Eczacı Odası Başkanı Semih Güngör, ekonomik taleplerini karşılayacak yeni sözleşme istediklerini belirterek “Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Türk Eczacılar Birliği bir ilaç alım sözleşmesi yapıyor. Ama şu ana kadar ekonomik taleplerimizin hiç biri olumlu karşılanmadı, eczaneler batma tehlikesiyle karşı karşıya. Ekonomik taleplerimizin bir an önce karşılanacağı bir sözleşme istiyoruz. Çözüm oluşmazsa, Şubat ayı içerisinde ilaç hizmeti durabilir” dedi.

İstanbul Eczacı Odası önderliğinde düzenlenen mitinge katılan eczacılar dün saat 11.30′da Haydarpaşa’daki Tıbbiye Caddesi üzerindeki Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplandı. İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taner Gören, CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, CHP Manisa Milletvekili eczacı Özgür Özel’in de destek verdiği kalabalık, daha snra beyaz yelekler giyip,düdük çalarak, Kadıköy İskele Meydanı’na yürüdü. Oda başkanlarının kortejin önünde kol kola yer aldığı yürüş sırasında bir motosiklet üzerinde ellerinde “Muayene ücretinin eczanede işi ne?” yazılı döviz taşıyan iki kadın eczacı dikkat çekti. “Sağlık haktır, satılamaz”, “Susma haykır, yıkıma hayır”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” sloganları atan eczacılar, “Sağlıkta özelleştirmeye hayır”, “Sağlıkta yaşam hakkında sahip çık”, “Enkaz altındayım, orada kimse yok mu?”, “İlaç fiyatı düşürülüyor, katılım payı arttırılıyor” yazılı dövizler taşıdı. İskele Meydanı’ndaki mitingde ise İstanbul Eczacı Odası Başkanı Semih Güngör, hükümetin Sağlıkta Dönüşüm Politikası’nı eleştirerek “Masala başlarken bize şöyle dediler; “Eczanelerinizi sigortalı hastalara açtık. Size trilyonlarca kaynak aktarıyoruz”. Hastalarımıza ise şunu söylediler; “Artık ilaç kuyruklarında beklemeyeceksiniz, en yakın eczaneye gidip ilacınızı alacaksınız.’ Biz Sağlıkta Devrim’in bir masal olduğunu söyledik” dedi. İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun eczacının ilaçla bağını kopardığını savunan Güngör, yıllardır hastaların ilaca ulaşımının giderek zorlaşacağını, artık parası olmayanın ilaç hakkından mahrum kalacağını söylediklerini de anımsattı. Güngör, çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile İlaç ve Eczacılık Cihaz Kurumu’nun kurulduğunu, İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’nün tasfiye edildiğini, ilaçla ilgili tüm düzenlemeleri, içinde eczacının adının dahi geçmediği bu kurumun yapacağını kaydetti. SGK ile TEB arasında bir ilaç alım sözleşmesi yapıldığını kaydeden Göngör, “Ekonomik taleplerimizn bir an önce karşılanacağı bir sözleşme istiyoruz. Bunun gerçekleşmesi için, TEB’e güç vermek için Türkiye’nin her yerinden binlerce eczacı, eczacı odaları başkan ve yöneticileri ve İstanbul’un eczacıları ile çalışan arkadaşlarımız, teknisyenlerimiz bugün mesleki haklarımızı savunmak için buradayız. Çözüm oluşmadığı takdirde Türkiye bir ilaç krizi ile karşı karşıya kalabilir. Çünkü protokol gelişmelerinde, görüşmeler esnasında taleplerimiz kabul edilmediği takdirde ilaç hizmetini veremeyeceğiz. Bu bakımdan bir çözüm istiyoruz. 6 yıldır bugünü bekliyoruz. Anlaşma olmazsa ne yazık ki Şubat ayı içerisinde ilaç hizmeti durabilir” diye konuştu.

Güngör ayrıca, eczanelerin uğradığı kayıpların karşılanmasını da istediklerini kaydetti. CHP İstanbul milletvekili Kadir Gökmen Öğüt ise “Bugün eczacılara tahsildar görevi tam olarak yüklendi. Vatandaş ile eczacıları karşı karşıya bırakıyorlar. İlaç iskontolarını eczacıların üzerine yüklüyorlar. Bütün bu zor koşullarda eczacıların yanındayız, onların tahsilatçı olmasını engelleyeceğiz, mesleki olarak değersizleştirmesini engelleyeceğiz” dedi.

Etiketler: , , , ,


Eki 16 2011

Meyveli yoğurt ye daha geç acık

Category: Genel,Haberler,Sağlık,YaşamKardiyolog @ 13:21

Dr. Ayça Kaya zayıflamak isteyenlere yoğurt ve meyveyi birlikte tüketmelerini, Prof. Dr. Canan Karatay ise her gün saat 15.00′te ev yapımı bir kase yoğurt yemelerini öneriyor

Laktik asit fermantasyonu sonucu elde edilen yoğurt; yüksek kalsiyum oranı, protein, B12 ve B6 vitaminlerini içermesi nedeniyle en sağlıklı gıda maddelerinden biri… Beslenme uzmanları; yoğurdu, menopozdan diş hastalıklarına kadar pek çok hastalığın tedavisinde ilaç gibi öneriyorlar. İşte doktorların ve diyet uzmanların bu değerli besinle ilgili görüşleri ve önerileri:
BANU KAZANÇ
MENOPOZ DÖNEMİNDE GÜNDE 1 KASE YOĞURT

Menopoz döneminde yaşanan hormonal değişimler nedeniyle metabolizma yavaşlıyor. Ayrıca bu dönemde kemik erimesi riski nedeniyle vücudun kalsiyum ihtiyacı da artıyor. Kadınların hem kemik sağlığı hem de metabolizmalarının daha hızlı çalışması için kalsiyum içeriği yüksek besinler tüketmeleri gerekiyor. Günde 1 bardak süt, 1 kase yoğurt veya 50 gram peynir sağlıklı bir menopoz dönemi için yeterli…
PROF. DR. CANAN KARATAY
SAAT 15.00′TE YİYİN

Kilo kontrolü için her gün saat 15.00′de, mümkünse evde mayalanmış veya geleneksel usullerle üretilmiş bir kase yoğurt yenilmesini tavsiye ediyorum.
Tüketilen yoğurdun marketlerde satılan diyet yoğurtlardan olmaması gerekiyor.
SELAHATTİN DÖNMEZ
DÜZ BİR KARNA SAHİP OLMAK iÇİN

Kalsiyum hem yağ yakımını hızlandırarak kilo vermeyi kolaylaştırıyor, hem de hipertansiyon ve kolon kanserine yakalanma riskini azaltıyor. İdeal kiloda ve sağlıklı olmak isteyenlerin; abur cubur molalarının yerini yoğurtla değiştirmeleri gerekiyor.
Karın bölgesindeki yağlanma; besinlerin glisemik indeksleriyle (gıdaların kan şekerini yükseltme hızı) çok ilgili.. Dümdüz bir karna sahip olmak için glisemik indeksi düşük olan yoğurt tüketilmeli. Kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur ve kepekli ekmek de ideal besinler arasında yer alıyor.
ENDER SARAÇ
DİŞ ETİ İLTİHABINa ÇOK İYİ GELİYOR!

Kendi kendine sindirilen tek gıda özelliğine sahip olan yoğurt; bağışıklık sistemini güçlendirdiği için kansere karşı koruyor, kolesterolü de düşürüyor. Ayrıca bağırsaklardaki zararlı mikrop ve bakterileri de temizliyor.
Sindirim sistemini koruyan yoğurt, karaciğer hastalıklarının tedavisinde de çok faydalı…
Bu değerli besin; diyetlerde de çok iyi sonuç veriyor. Yapılan son araştırmalar; içeriğinde yoğurt bulunan diyet programlarının, bulunmayanlarına göre çok daha başarılı olduğunu gösteriyor.
Yoğurt ayrıca, nefes kokusu ve diş eti hastalıklarının tedavisinde de kullanılıyor.
DR. AYÇA KAYA
EKMEK VE ET , YOĞURT LA BİRLİKTE TÜKETİLMELİ

Bizim için en sağlıklı tabak; içinde ekmeğin, etin ve yanında mutlaka yoğurdun bulunduğu tabaktır.
Basit karbonhidrat içeren ve glisemik indeksi yüksek olan başlıca yiyecekler; şeker, bal, reçel, muz, incir, üzüm, tatlı kavun, tatlı karpuz, patates, havuç, beyaz pirinç, beyaz un ve beyaz makarnadır. Bu besinleri şeker oranlarını düşürerek yemek gerekir. Örneğin; muzu ve patatesi yoğurtla yemek daha geç acıktırır.

Etiketler: , , , , , , ,


Eki 14 2011

Çocuk şiddeti babadan öğreniyor

Category: Genel,Haberler,Sağlık,YaşamKardiyolog @ 10:37

Şiddet nedeniyle eşinden ayrılma kararını veren kadınlara eşlerini yavaş yavaş ikna etmelerini öneren avukat Birsen Yılmazer, şiddet gören erkek çocuğun kişilik bağımsızlığını kazanamadığı durumda babası gibi şiddet eğilimine sahip olacağını söyledi.

50 yılını hukuk sistemine adayan KADER, Türk Kadınlar Birliği gibi birçok kadın oluşumunda görev alan hukukçu Birsen Yılmazer, son iki yıl da kadına yönelik şiddetin yüzde 40 arttığını söyledi. Eğitimli kadınlara yönelik saldırının psikolojik şiddet biçiminde olduğunu belirten Yılmazer, “Eğitimsiz kadına da şiddet, dayak ya da maddi şiddet olarak dönüyor. Eğitimsiz kadın sopayla, eğitimlisi şamdanla şiddet görüyor” dedi.

‘KADIN YOLUN BAŞINDA AYRILMALI’
Boşanma aşamasına gelen kadınlara ‘Senden boşanıyorum’ yerine ‘Artık dayanamıyorum, sağlığım bozuldu’ demelerini öneren Yılmazer, “Şiddet görüp ayrılma kararını veren kadın, eşini yavaş yavaş ikna etmeli, bir daha asla evlenmeyeceğini söylemeli. Asi başkaldırışlar ne yazık ki şiddetin ölçüsünü kaçırıyor, cinayetlere zemin hazırlıyor” diye konuştu.

Şiddet uygulanan ailelerde iki tip çocuk yetiştiğine dikkat çeken Yılmazer, şöyle konuştu: “Şiddet uygulanan ailelerde iki tip çocuk yetişiyor. Çocuk kişilik bağımsızlığını kazanırsa babadan nefret ediyor ve ondan uzaklaşıyor. Kişilik bağımsızlığını kazanmazsa babayı taklit ederek, gelecekte kadına şiddet uygulayan biri haline geliyor. En tehlikelisi de bu. Çünkü çocuğun babayı taklit etmesi nedeniyle giderek daha dayakçı bir toplum ortaya çıkıyor. Kadınlar şunu unutmamalı, erkeğin eli bir kez oynadı mı, devamı gelir. Bir kez dahi şiddet uygulayan erkek, her an yine şiddet yüzünü gösterebilir. Yolun başında bu kişiden ayrılmak gerekir.”

Etiketler: , , ,


Eki 13 2011

Kimler kronik sinüzit hastasıdır

Category: Genel,Haberler,Sağlık,YaşamKardiyolog @ 16:58

Sinüzitin farkında mıyız? Toplumda birçok insan sinüzit deyince baş ağrısını akla getirir oysa kronik sinüzit hastalığında baş ağrısı sıklıkla görülmez. Baş ağrısının sık görüldüğü hastalık olan akut sinüzit; genellikle soğuk algınlığı sonrası gelişen burunda ve genizde akıntı; aniden ortaya çıkan burun tıkanıklığı ve öne eğilmekle artan baş ağrısı ile burun muayenesi sonrasında çok kolay anlaşılabilen bir hastalıktır.

Sinüsleri kısaca tanımlarsak burun boşluğumuza çok ince kanallarla açılan günlük yaklaşık yarım litre sıvı salgısı yapan bu salgı sayesinde burnumuza giren havayı; akciğerlere, temizleyip ısıtıp nemlendirerek gönderen küçük hava dolu odacıklardır. Kafatasımızın ağırlığını azaltarak dengemize katkıda bulunurlar. Ürettiği mukus adını verdiğimiz sıvı, solunum havasını temizledikten sonra geniz boşluğu, ağız boşluğu ve sindirim sistemi yolunu takip ederek vücuttan uzaklaşır.

Kimler Kronik Sinüzit Hastasıdır?
Kronik sinüziti olan hastalar genellikle hastalıklarının farkında değildir.

Burunda uzun süredir kuruluk, tıkanıklık, zaman zaman kanama, kabuklanma şikayetiniz varsa, Sabahları göz etrafında şişlikle yorgun uyanıyorsanız, Boğazınızda rahatsızlık, takılma hissi varsa, Ağrı hissediyorsanız, Ağız kokusunuz varsa, Geniz akıntısı söz konusuysa, Ara ara boğaz temizleme ve öksürük şikayetiniz varsa kronik sinüzit olma ihtimaliniz çok yüksek.

Hayat kalitesini, iş hayatı performansını, sosyal ilişkileri, dolayısıyla bir insanın kendisini iyi hissetmesini direkt etkileyen bir hastalıktır kronik sinüzit. Hastalığın teşhisi; belirtilen şikayetleri olan hastaların ayrıntılı kulak burun boğaz endoskopik muayenesi ve pozitif bulgular mevcutsa akut sinüzitin olmadığı bir dönemde çekilecek olan bilgisayarlı tomografi incelemesi ile konulabilir.

Etiketler: , , , ,


Sonraki Sayfa » 


cinsel sohbet islami sohbet Sohbet Siteleri Sohbet Siteleri Mynet Sohbet full izle Adını Aşk Koydum Kuzey Güney Sohbet