Nis 11 2012

İşte baş döndüren Suriye diplomasisi

Category: Dünya,Genel,Haberler,Siyasetxxlance @ 15:32

Suriye sorununun giderek bir krize dönüştüğünü Pekin’deki baş döndüren diplomatik trafikten daha iyi hiçbir şey anlatamazdı.

Tam da Başbakan’ın Çin ziyareti sırasında yaşanan sınırdaki ölümlü-yaralamalı olaylar, merkezinde Türkiye’nin olduğu uluslararası temas zincirine yol açtı.
Adeta, her şey Çin’de gözümüzün önünde, kaldığımız Hyatt Otel’de cereyan etti.
Başbakan Erdoğan, bir yandan Çin yönetimine Suriye’de yaşananları anlatıyor, yapılacaklar konusunda ikna etmeye çalışıyordu. Diğer yandan da Dışişleri Bakanı’nı yönlendirerek bölgesel ve uluslararası aktörleri harekete geçirtmeye uğraşıyordu. Türkiye’yle 5 saatlik farkı da hesaba katarsanız uyumadı deseniz yeri.
İşte son 24 saatte Çin’den Ankara’ya, Washington’dan Suriye, İran ve Brüksel’e kadar yayılan diplomatik zincir ve sonuçları…
Başbakan, G-8 toplantısına (bugün Washington’da toplanıyor), Davutoğlu’nun katılmasını istedi. Davutoğlu ABD Dışişleri Bakanı Clinton’la uzun bir telefon görüşmesi yaptı. Gündeme bağlı olarak bir özel oturum ve katılım sağlanması için yol aranmasını kararlaştırdılar. Son dakika düzenlemesi yetişmezse bile telekonferansla Suriye’deki gelişmeleri anlatması gündeme geldi.
İkinci hat Pekin-Ankara-Riyad üzerinde işledi. Erdoğan programda olmamasına karşın yarın, Suudi Arabistan gezisine çıkıyor. Cuma Riyad’da.
Başbakan’ın Pekin’deki basın toplantısında mesajları çok netti. Şam yönetimine ve dünyaya karşı bugüne dek en açık sözleriydi diyebilirim.
Suriye krizinin nereye gideceği o uyarılarda apaçık belli oldu.
Detayı haberimizde.
Erdoğan açıklamasına, ‘sınırımızdaki ciddi hareketlilik’ tanımlamasıyla başladı. Ve bunu üstüne basa basa ‘sınır ihlali’ kategorisine soktu. Uluslararası hukuk, bu durumda size ‘tampon bölge’yle başlayan ‘askeri müdahaleye’ dek giden hak ve sorumluluklar yükler.
Ankara’nın Pekin’den yürüttüğü Şam trafiğine devam edelim:
BM Genel Sekreteri Annan ile birden çok görüşme… Annan’ın Türkiye’deki kampları ziyareti… Erdoğan dün resmen duyurdu: ‘Bizim ısrarımızla oldu.’
Ankara, yaşananlara karşı uluslararası bilinç oluşturmak için sayıları 25 bini bulan, Suriye’den kaçıp bize sığınanların acısını gösterme kartını açtı.
Erdoğan çok kısa süre içinde yanına uluslararası basını da alıp kampları ziyaret etme kararı verdi.
Başbakan, Çin Başbakanı ve Devlet Başkanı’yla yaptığı ikili görüşmeleri de çok ağırlıklı olarak bu konuya ayırdı. ‘Siyasi bakmayın’ diyerek ‘insani’ açıdan Suriye sorununu bir başka gözle Çinli muhataplarına anlattı. Umutlu ayrıldı. Şu sözü değişim gözleminin yansıması:
‘Çin yönetiminin bakışı ilk günlerdeki gibi değil.’
Sonra ekledi: ‘Rusya’nın tutumunda da belirgin bir farklılaşma görülüyor. BM’de artık Suriye eski desteğine ulaşamayacak.’
Ömer Çelik, Çin-Rusya hattının Suriye konusunda Batı ile rekabetini anlatırken, ‘Çin BMGK’da 8 vetosunun 2′sini Suriye için kullandı’ bilgisini veriyordu.
Pekin’deki ikinci gece Davutoğlu, Rus Dışişleri Bakanı Lavrov’la telefonda konuşmuş, havayı Başbakan’a, Davutoğlu hoca aktarmıştı. Erdoğan, Ankara’ya döner dönmez Putin ve Medvedev’i de arayacak. Başbakanlık bu talebi şimdiden iletti.
Dün aynı zamanda Rusya’da Çin, Rus ve Hindistan Dışişleri Bakanları zirvesi vardı. Davutoğlu – Lavrov görüşmesiyle, Pekin’deki hava Moskova’ya da an be an yansıtıldı. Ayrıca Çinliler Moskova’ya, bakanlarına kesintisiz bilgi aktardılar.
Annan planının süresi doluyor. Plan da çökerse Rusya ve Çin daha farklı siyaset izlemeye mecbur kalacak.
SURİYE’NİN EN YAKIN MÜTTEFİKİ
Ve İran ayağı…
Nükleer müzakerenin İstanbul’da yapılacağının kesinleşmesi olumluydu. Anlaşmazlık Suriye’de kilitlenmişti. Başbakan’ın basın toplantısından sonra perde arkası almak üzere Bakan Davutoğlu’yla görüştüm. Ayaküstü 7-8 dakika… Bazılarını yazılmamak üzere anlattı. İstanbul kararından memnundu. ‘Türkiye alternatifsiz’ dedi, ‘İran için de Suriye için de dünya için de bu bir fırsat’ diye iddialı ve iyimserdi. İran’la neler yaşandığını konuştuk, konu ağırlıklı olarak İran’daki iç rekabet ve görüş ayrılığından kaynaklanıyor. Erdoğan’ın ‘dini lider bize İstanbul kararını teyit etmişti’ demesi çok ilginç bir dışavurumdu.
Üç gündür Çin’deyiz. Her gün bir başka şehir, her gün bir başka otel. Urumçi, Pekin ve Şanghay. Bu gece, programa göre Ankara’ya inmiş olacağız. Dünyanın ekonomik motoru ve gelecek 25 yılın yükselen gücü Çin. Türkiye ekonomisi güçlendikçe bölgesel gücünü pekiştiriyor, artık inisiyatif alıyor. İttifaklar kuruyor. Şu anda Suriye krizinde herkesten önde. İnsan elbette kaygılanıyor, nereye sürükleniyoruz diye. Bu endişeye Başbakan şöyle yanıt veriyor:
‘Bazen istemediğiniz, planda olmayan şeyler yaşanabilir. Bu bir insanlık durumu. Suriye’de dram yaşanıyor, kayıtsız kalamayız. Türkiye’ye kurtarıcı gözüyle bakıyorlar. Bu işin su götürür yanı kalmadı. İnsani görev.’
Suriye’deki sıcak gelişmeler üzerine Davutoğlu dün Çin gezisinin son bölümünü iptal etti, Türkiye’ye dönme kararı aldı.
Tehlikeli bir fırtına üzerimize doğru geliyor. Sadece komşumuzun üzerinde değil, bizim de çatımıza hasar verebilir. Dilerim Esad yönetimi tehlikenin farkındadır. Bakan Muallim’in dünkü ‘Kentlerden çekilme başladı’ açıklaması eğer ciddi ve samimi değilse kırmızı alarm yakındır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,


Nis 09 2012

Başbakan Erdoğan Urumçi’yi fethetti

Category: SiyasetXp @ 16:02

Çin ziyaretine Urumçi’den başlayan Başbakan Erdoğan, her yerde sevgi gösterileriyle karşılandı
09 Nisan 2012 Pazartesi, 07:20:30
HT GAZETE

BAŞBAKAN Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan, bakanlar ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik’in yanı sıra çok sayıda işadamı ve gazeteci ile birlikte Çin çıkarması yap tı. Ziyaretine Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’den başlayan Erdoğan’ı, havalimanında Çinli yetkililerin yanı sıra yöresel kıyafetli gençler çiçeklerle karşıladı. Kenti ziyaret eden ilk Türk Başbakan olan Erdoğan ilk ziyaretini Urumçi Ekonomik ve Teknolojik Kalkınma Bölgesi’ne yaptı. Er doğan, enerji konusunda faaliyet yürüten TBEA ve Gold Wind şirketlerinde incelemelerde bulundu. Erdoğan, rüzgâr türbini imal eden Gold Wind yetkililerinden brifing aldı.

‘YATIRIM SÖZÜ ALDIK’
Kendisine hediye edilen rüzgâr türbini maketini makam aracının üzerine koyarak gazetecilere poz veren Erdoğan, fabrikadaki incelemelerine ilişkinise “Yatırım için davet ettik, Dışişlerimiz ile irtibat halinde Türkiye’de de karşılığını bulmak üzere inşallah kendilerinden yatırım sözü aldık. Temenni ederim ki böyle bir yatırım gerçekleşir” açıklaması yaptı. Urumçi’de Çin Komünist Partisi Sincan Komitesi Sekreteri Zhang Chunxian ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi Valisi Nur Bekri ile görüşen Erdoğan, daha sonra onuruna verilen yemeğe katıldı.

Galeri için tıklayınız…

UYGUR’DA SEVGİ GÖSTERİSİ
BAŞBAKAN Erdoğan Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Büyük Pazar’ı ziyaret etti. Kendisine büyük sevgi gösterisinde bulunan Uygur Türkleri ile sohbet ederek meyve kurusu tadan ve satın alan Erdoğan’ın yanı sıra eşi Emine Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan ve bakan eşleri de pazarı dolaştı. Emine Erdoğan basın mensuplarına organik ürünlerden tüketmelerini önerdi.

2.İHALE KARARI 2 AY İÇİNDE
BAŞBAKAN Erdoğan’ın Çin’e yaptığı ziyarete eşlik eden Enerji Bakanı Taner Yıldız nükleer enerji konusunda açıklamalarda bulundu. İkinci nükleer santral ihalesine iki ay içinde karar vereceklerini belirten Yıldız, bu konuda Güney Kore, Japonya, Rusya ve Çin’in öne çıktığını söyledi. Yıldız, “İkinci nükleer santralı Çin’in yapıp yapmayacağına bu gezide karar verilecek” dedi. Bakan Yıldız, konuyla ilgili olarak Çin Enerji Bakanı ile bir görüşme yapacağını da aktardı.

‘TÜRBİN İÇİN YER ÇOK’
Başbakan Erdoğan ise, rüzgâr türbinleri konusunda yerin belli olup, olmadığına ilişkin bir soru üzerine “Yer çok” derken Yıldız da “Tüm rüzgâr haritalarımız hazır” bilgisini verdi.

Etiketler: , , ,


Nis 07 2012

‘Vize’ler artık kolay sırada final var

Category: Genel,Haberler,Siyasetxxlance @ 20:52

AB Komisyonu, 26 Nisan’daki toplantı öncesi Türklere getirilecek ‘vize kolaylığı’nın çerçevesini belirledi. İşadamı, sanatçı, sporcuya 5 yıllık vize yolda. Ücret 65′ten 35 euroya iniyor…

Avrupa Birliği Komisyonu üyeleri Türkiye’ye vize kolaylığı getirecek kararların alınacağı toplantı öncesi genel çerçeveyi belirledi. AKŞAM o kritik kararlara ulaştı…
AB ile müzakere sürecini yaşayan Türkiye, Türklere uygulanan vizenin kaldırılmasını istiyordu. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB Adalet Divanı ve üye ülkelerin mahkemelerinde ‘Türklere vize uygulanamayacağına yönelik’ alınan kararları hatırlatarak ‘vizeleri kaldırın’ mesajı yollamıştı. Bağış, AB’nin vize rejiminin son 10 yılda Türkiye’de yaşanan ekonomik büyümeyle anlamsız hale geldiğini belirterek, ‘Mevcut uygulamalar STK’lar ve gençlerin AB fonları ve projelerinden faydalanabilmeleri açısından engel oluştururken, Türk işadamlarının da Gümrük Birliği çerçevesinde yararlanmaları gereken adil rekabet ortamına zarar veriyor’ demişti.
YOL HARİTASI ÇİZİLİYOR
AB Komisyonu’nun İçişlerinden Sorumlu Temsilcisi Cecilia Malmström ise AB’nin vizelerin kaldırılması konusunda ‘yeni bir perspektif’ sunduğunu, bir ‘yol haritası’ çizileceğini belirterek, bundan önce de vize alımını kolaylaştırmak için bir uygulama başlatılacağını söylemişti. 26 Nisan’daki AB Komisyonu toplantısı öncesi ‘kolay vize’nin şartları belirlendi.
EMEKLİYE ÜCRETSİZ
- İşadamları, sanatçılar, sporcular, gazetecilere 2 ila 5 yıllık vizeler
verilecek
- Emekliler, gazeteciler, 12 yaş altındakiler, STK-dernek yöneticileri vize ücreti ödemeyecek
-  Vize başvuruları 15 günde sonuçlandırılacak.
- Başvuru reddedilirse nedeni yazılı olarak bildirilecek.
- Dava açma hakkı olacak.
- Avrupa’da yaşamış Türklere vize gerekmeyecek.
- Vize ücretleri 60 eurodan 35 euroya düşecek.

TEMMUZDA BAŞLIYOR
Avrupa Diplomatlar Birliği Başkanı Günther Meinel konuyla ilgili şunları söyledi: Başbakan ve hükümetin doğru politikaları AB üyesi ülkeleri yola getirdi. AB şunu gördü: AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı var, vize olaylarını kolaylaştırmanız lazım. Ama bu Almanya’yı mutlu etmiyor. Çünkü Türkiye halen geri dönüşlü vize mukavelesini imzalamadı. Almanlar, Türkiye köprü olarak kullanılır diye korkuyor. AB Komisyonu bu kararı alarak Türkiye’ye ne kadar ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Bu kararlar nisan sonunda  komisyondan geçecek. Temmuzdan itibaren uygulanmaya başlanacak. Bütün AB üyesi ülkeler kararları uygulamak zorunda.

ALMANYA KARŞI ÇIKIYOR
Avrupa Diplomatlar Birliği Türkiye Temsilcisi Ferhat Bozçelik ise ‘AB, gerçeği gördü. Kararlar hem AB üyesi ülkeler hem de Türkiye açısından önemli olacak’ diye konuştu. Bozçelik şöyle devam etti: ‘Hem Türkiye hem AB açısından önemli bir karar. Almanya bir taraftan karşı çıkıyor ama AB kararı ile vize konusunda yumuşamak zorunda kalacak.  Bu kararlarla Türkiye’ye duydukları ihtiyacı ortaya koyuyorlar’.

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,


Nis 07 2012

Erdoğan’ın masasındaki nükleer rapor

Category: Genel,Haberler,Siyasetxxlance @ 20:47

Erdoğan’ın masasındaki rapor, Türkiye ve İran ekseninde ilginç diplomatik atak ve manevraları gözler önüne seriyor.

Hürriyet’in haberine göre, Başbakan Erdoğan’ın İran’a “Kullandıkları dil diplomasi dili değil, başka bir dildir. O da bana yakışmaz” diye çıkışının perde arkası…

Erdoğan’ın masasındaki rapor, niye İran’ın nükleer zirvenin önce İstanbul’da yapılmasını istediği, sonra da vazgeçtiğini anlatıyor.

Devletin tüm ilgili birimlerinin katkılarını içeren Hürriyet’in önemli bölümlerine ulaştığı rapora göre, son 2 haftada Batı dünyası, Türkiye ve İran ekseninde ilginç diplomatik atak ve manevralar yaşandığını gözler önüne seriyor. İşte Başbakan Tayyip Erdoğan’ın masasındaki raporun çarpıcı bölümleri:

İSTANBUL’U ÖNCE KİM İSTEDİ?

İran’daki siyasi gelişmelere bakıldığında, karşımızda iki İran var. Dini lider, Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı’ndan, gerek nükleer zirvenin yeri, gerekse de Malatya’daki füze radarıyla ilgili olumsuz bir açıklama yok. Olumsuz açıklamalar, Türkiye ile ilişkilerin artmasını istemeyen, İran devlet zirvesini zor durumda bırakmayı hedefleyen kesimlerden geliyor. İran önce iç dengesini kurmalı.

BATIYA KARŞI İSTANBUL ÇIKIŞI

Tarafların yeniden biraraya gelmesiyle ilgili görüşmeler sürerken, aslında P5+1 (BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri ve Almanya) içinde de İstanbul’a sıcak bakmayanlar oldu. Bunlar daha çok Fransa (Soykırım iddiaları nedeniyle yaşananları bahane ediyor) ve Rusya (Suriye ve füze kalkanı radarı nedeniyle) idi. “İstanbul’u ABD istemiyor” diye söylenti yaydılar. İran, bunun tüm P5+1′in görüşü olduğundan hareket ederek Batı’ya karşı İstanbul çıkışını yaptı. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Suriye Halkının Dostları Grubu Konferansı için geldiğinde, nükleer görüşmelerin neden İstanbul’da yapılacağını şu 3 maddeyle açıkladı:

CLİNTON NEDEN İSTANBUL DEDİ

1- Rusya’ya karşı P5+1 içinde asıl patronun ABD olduğunu göstermek için,

2- “İstanbul’u ABD istemiyor” söylentisini ortadan kaldırmak için,

3- İran’a, “Tamam Batı dünyası senin istediğin yerde hemen görüşmeye hazır. Samimiysen İstanbul’a gel” mesajını vermek için.

P5+1 adına görüşmeleri yapacak olan AB’nin Dışpolitika Temsilcisi Catherine Ashton, Bağdat’ın mümkün olamayacağını söyledi. İran’da Türkiye karşıtı kesimin Bağdat’ın yanısıra Şam ve Beyrut’u da düşünmesi ise Suriye politikası nedeniyle Batı ve Türkiye’ye karşı şov niteliğinde.

 

Etiketler: , , , , , , , , ,


Nis 05 2012

Beslenmeyip asılanların aileleri Evren’le hesaplaşacak

Category: SiyasetXp @ 17:10

12 Eylül darbesinin ardından idam edilen Erdal Eren, Mustafa Özenç, Ramazan Yukarıgöz ve Necati Vardar ile işkenceyle öldürülen Zeynel Abidin Ceylan ve Behçet Dinlerer’in aileleri, 12 Eylül Davası’na müdahil olmak için savcılığa başvurdu
27 Mart 2012 Salı, 10:32:06

..12 Eylül 1980 darbesinin ardından idam edilen Erdal Eren, Mustafa Özenç, Ramazan Yukarıgöz ve Necati Vardar ile işkenceyle öldürülen Zeynel Abidin Ceylan ve Behçet Dinlerer’in aileleri, dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ve Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya hakkındaki davaya müdahil olmak için mahkemeye dilekçe verdi.

Milliyet gazetesinin haberine göre, 6 kişinin ailelerinin avukatı İlyas Danyeli, dün Evren ve Şahinkaya hakkında açılan davaya bakacak olan Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne dilekçe verdi. Dilekçelerde, Erdal Eren’in 13 Aralık 1980’de Ankara’da, Mustafa Özenç’in 20 Ağustos 1981’de Adana’da, Ramazan Yukarıgöz’ün 29 Ocak 1983’te İzmit’te, Necati Vardar’ın 13 Mart 1982’de İzmir’de idam edildiği belirtildi. Eren, Özenç, Yukarıgöz ve Vardar’ın, bağımsız ve tarafsız bir mahkemede adil bir şekilde yargılanmadığı kaydedilerek, “Bu askeri cunta yönetiminin en önemli hukuk dışı organlarından biri olan cunta mahkemeleri taraflı olarak ve intikam duygusuyla harp divanı gibi davranarak kararlar vermişler, sanıkların dahil olduğu cunta yönetiminden aldıkları talimatları uygulamışlardır. 4 kişi, sanıkların ‘asmayıp da besleyecek miyiz’ talimatı neticesinde idam edilmek suretiyle öldürülmüşlerdir” denildi.

ABD’DE İŞKENCE EĞİTİMİ
“Bağımsız ve tarafsız bir mahkemede adil bir şekilde yargılanmadan sırf intikam olsun diye bir insanın ölüm kararını onaylamak ‘öldürün’ emri vermektir” denilen dilekçelerde, “Sanıklar, Eren, Özenç, Yukarıgöz ve Vardar’ın öldürün emrini bizzat imzalamışlardır. Sanıklar darbe yapmamış olsaydı Eren, Özenç, Yukarıgöz ve Vardar şimdi yaşıyor olacaktı” ifadelerine yer verildi. Dilekçede, suçtan zarar görme olasılığı nedeniyle idam edilen 4 kişinin ailelerinin davaya müdahil olma talebinin kabulüne karar verilmesi talep edildi.

Dilekçelerde, Behçet Dinlerer ve Zeynel Abidin Ceylan’ın gözaltında işkence gördüğü, Dinlerer’in 13 Aralık 1980’de, Ceylan’ın ise 26 Eylül 1980’de öldüğü belirtildi. “Sanıkların 12 Eylül 1980’de yaptıkları darbeyle birlikte Türkiye bir işkence ülkesine dönüştürülmüştür” denilen dilekçede, bazı Emniyet görevlilerinin yeni işkence tekniklerini öğrenmek için ABD’ye gönderildiği, işkence aletlerinin devlet bütçesinden temin edildiği öne sürüldü.

Etiketler: , , ,


Nis 01 2012

Suriye rejiminden İstanbul’daki zirveye sert tepki

Category: Haberler,Siyasetxxlance @ 20:39

Suriye rejimi, İstanbul’da düzenlenen Suriye Halkının Dostları Grubu Toplantısı’nı sert tepki gösterdi.

 

 

Suriye yönetiminin yayın organı konumundaki El Baas gazetesinin birinci sayfasında yer alan baş yazıda konferans, “daha fazla Suriyelinin öldürülmesinin yollarını aramaya, toplumu ve devleti sabote etmeye ve Suriye’yi zayıflatma genel amacına doğru hareket etmeye yönelik bölgesel ve uluslararası bir komplonun parçası” olarak nitelendirildi.

Gazete toplantıyı “Suriye’nin düşmanlarının platformu” sözleriyle tanımlarken, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Suud El Faysal’a da sert eleştiriler yöneltildi.

Gazete, geçtiğimiz günlerde, Suriye’de muhalefetin silahlandırılmasının bir görev olduğunu söyleyen Faysal’ı, “Ülkeyi kan gölüne çevirmek için teröristleri teşvik etmek”le suçladı.

Gazete, “Sadece naif ve ABD’nin gözünden bakanlar bu toplantının Suriye halkının dostlarının toplantısı olduğuna inanır” ifadesini kullandı.

ERDOĞAN’A ELEŞTİRİ
İstanbul’daki toplantının başlamasının ardından salondan görüntüler geçen Suriye devlet televizyonu da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasını eleştirdi.

Haberde, “Erdoğan Suriye halkının çıkarlarından bahsediyor ve ülkemizde suç işleyen teröristlere ev sahipliği yaptığını unutuyor” denildi.

Toplantıyı “Suriye’yi güçsüzleştirmeye çalışan ve Washington, Paris, Londra ve Tel Aviv ile işbirliği yapan bir ülke haline getirmeye çalışan uluslararası bir girişim” olarak nitelendiren kanal, Katar Başbakanı Şeh Hamad bin Yassem’i de “teröristlere silah ve para vermek”le suçladı.

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,


Nis 01 2012

İstanbul’dan Suriye için önemli kararlar çıktı

Category: Genel,Haberler,Siyasetxxlance @ 19:56

İstanbul’da düzenlenen Suriye Halkının Dostları Grubu’nun toplantısı sonucunda Suriyeli muhalifler istediklerinin büyük bir bölümünü almayı başardı. Ancak muhalif grupların çatı kuruluşu Suriye Ulusal Konseyi’nin (SUK), Suriye halkının tek temsilcisi olarak tanınma isteği kabul edilmedi.

İstanbul’da düzenlenen ve 80’den fazla ülke ile uluslararası kuruluşun temsilci gönderdiği toplantılara iki önemli konu damgasını vurdu.

Bunlardan ilki BM-Arap Birliği Özel Temsilcisi Kofi Annan’ın hazırladığı ve Suriye’nin de kabul ettiği barış planının geleceği, diğeri de SUK’un meşru temsilci olarak kabul edilmesi.

TOPLANTIDAN KARELER / FOTO GALERİ

Bu toplantıya gelirken, Suriye’de muhalif gruplar arasındaki bölünmenin yarattığı hasarı uluslararası destekle aşmayı planlayan SUK, bu hedefine büyük oranda ulaştı. Sonuç bildirgesinin yazımı konusunda en fazla çaba harcanan 10’uncu maddesinde, “Dostlar Grubu, Suriye Ulusal Konseyi, tüm Suriyelilerin meşru temsilcilerinden birisi ve Suriye muhalefet gruplarının altında toplandığı şemsiye kuruluş olarak tanımıştır” denildi.

Ayrıca SUK’un uluslararası toplumun muhaliflerle temasında “lider muhatap” olduğu vurgulandı. Bu ifadede en önemli kısım SUK’un “meşru temsilci” değil, “meşru temsilcilerden biri” olarak tanınmış olması.

SUK, bu toplantıda Suriye halkının tek meşru temsilcisi olarak kabul edilmeyi hedefliyordu. Ancak bazı ülkelerin SUK’u tek temsilci olarak kabul etmesine itiraz etmesi üzerine sonuç bildirgesinde yukarıdaki gibi bir formül bulundu. Bununla birlikte diplomatik kaynaklar, 10’uncu maddenin “pratikte SUK’u tek temsilci” olarak görüldüğü anlamına geldiğine işaret ediyor.

SUK’un tek temsilci olarak tanınması, Esad rejiminin uluslararası alanda tüm meşruiyetini kaybettiği anlamına gelecek.

MUHALEFETTE BÜTÜNLÜK SORUNU

Suriye Ulusal Konseyi (SUK), Suriye’deki muhalif hareketin en bilinen kuruluşu. Ancak Suriye’de farklı isimlerle, farklı kesimleri de temsil eden başka muhalif örgütlenmeler de mevcut.

SUK’un resmen Suriye halkının temsilcisi olarak tanımlanması meselesinde esas sıkıntı Suriye muhalefetinin parçalı bir yapıya sahip olmasından kaynaklanıyor.

Ayrıca, SUK’un Müslüman Kardeşler gibi İslami siyasi hareketlerin etkisi altında olması da SUK’la ilgili bazı ülkelerin kaygılarını artıran bir diğer gelişme.

MUHALEFET BİR ARAYA GETİRİLMEK İSTENİYOR
İstanbul’daki temaslarda öne çıkan bir diğer gelişme de başta ABD olmak üzere bazı ülkelerin Suriyeli muhalifleri biraraya toplamak için gösterdikleri çaba oldu. ABD, SUK’un kendisini daha şeffaf bir hale getirmesini ve azınlıkları da kapsayacak bir yapıya dönüşmeye açık olmasını istiyor.

ABD’li bir diplomat, toplantılar sırasında yaptığı değerlendirmede, Washington’ın Suriye muhalefetinin SUK dışında kalan kesimleriyle birlikte en azından “tüm vatandaşların ve tüm toplulukların haklarını koruyan özgür, demokratik ve çoğulcu bir Suriye vizyonunun” etrafında bir araya geleceğini umduğunu söyledi.

ANNAN İÇİN TAKVİM
İstanbul’daki görüşmelerde BM Özel Temsilcisi Kofi Annan’ın hazırlamış olduğu ve Güvenlik Konseyi’nin de desteklediği planla ilgili süreç de ele alınıyor.

Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın askeri operasyonları sona erdirme sözünü tutmadığını ifade ederken, Clinton da benzer bir değerlendirme yaparak Esad’a siyasi geçiş sürecini başlatma çağrısı yaptı.

Annan planının masada olması da SUK’un meşru temsilci olarak tanınmasını engelleyen bir diğer neden. Zira Batılı devletler Esad yönetiminin de kabul ettiği bir plana şans tanımak istiyor.

Bu nedenle de İstanbul’dan Annan planının uygulanması için bir son tarih yerine bir takvimin belirlenmesi yönünde bir görüş birliği çıktı.

Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppé de Annan’ın yarın BM Güvenlik Konseyi’nde yapacağı değerlendirmenin önümüzdeki döneme ilişkin netleşme sağlayacağını söyledi.

MEŞRU MÜDAFAA
İstanbul toplantısından muhalif gruplara silah yardımı yapmak için somut bir karar çıkmadı. Bununla birlikte Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da açılış konuşmasında belirttiği gibi halkın kendini savunma hakkı sonuç bildirgesinde tanınmış oldu.

Bildirgenin 12’nci maddesinde, “Grup, Suriye halkının kendini korumak için alacağı meşru önlemlere desteğini ifade eder” denildi.

Ayrıca bir Yaptırım Çalışma Grubu kurulmasına ve Suriye rejimine yönelik yaptırımların bu grup üzerinden izlenmesine karar verildi. Bu grubun da ilk toplantısının Nisan ayında Fransa’da yapılması öngörülüyor.

 

Etiketler: , , , , , , , ,


Mar 30 2012

Arap zirvesine roketli saldırı

Category: Genel,Haberler,Siyasetxxlance @ 00:26

Uluslararası haber ajansı Reuters, Arap Birliği zirvesinin yapılacağı Yeşil Bölge’ye doğru bir roket ya da havan topu fırlatıldığını duyurdu. Iraklı üst düzey bir yetkili, saldırıda ölü ya da yaralı bulunmadığını söyledi.

 

Irak, ABD işgalinden sonra ilk defa ev sahipliği yaptığı Arap Birliği zirvesinde güvenliği sağlamak için yaklaşık 500 milyon dolar harcadı.

 

Bağdat’taki zirvenin ağırlıklı gündemini zirveye katılmayacak olan Suriye oluşturacak. Ancak Arap ülkeleri atılacak adımlar konusunda bölünmüş durumda.

 

Dün bir araya gelen Arap Birliği dışişleri bakanları, Esad yönetiminin kabul ettiği Annan planına destek verdi. Arap Birliği’nin bugünkü zirvesinde Suriye’ye şiddetin durması ve demokrasiye geçiş sürecine destek vermesi bekleniyor. Ancak görevi bırakması için Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’a bir çağrı yapılmayacağı tahmin ediliyor.

 

Zirvenin başkanı Kürt lider
Irak’ın başkenti Bağdat’ta 20 yıl aradan sonra ilk kez düzenlenecek Arap Birliği zirvesine Kürt kökenli Cumhurbaşkanı Celal Talabani başkanlık yapacak.

 

Irak Başbakanı Nuri el Maliki, Arap Zirvesi’ne İran ve Türkiye’yi ise davet etmedi.

 

Etiketler: , , , , ,


Mar 29 2012

Azerbaycan’ın İran sınırına İsrail hava üssü

Category: Dünya,Haberler,Siyasetxxlance @ 21:46

Azerbaycan İran sınırına yakın bir bölgede İsrail’e hava üssü verdi. İsrail’in kullandığı hava üssüne ”Azerbaycan” ismi verildi. İsrail’le yakın işbirliğinden dolayı daha önce Bakü’ye iki defa nota veren İran’ın tepkisi merak ediliyor…

İsrail ve Azerbaycan arasındaki üs anlaşması Ortadoğu’daki dengeleri yeniden şekillendireceğe benziyor…

Foreign Policy dergisinin internet sitesinde, “İran’la savaş Kafkaslar’dan mı başlayacak?” başlıklı makalede, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in İran’ın kuzey sınırına yakın bir bölgede İsrail’e bir hava üssü verdiği belirtildi.

ÜSSE AZERBAYCAN ADI VERİLDİ

Foreign Policy dergisinden Mark Perry’ye konuşan ABD’li üst düzey bir diplomat, Bakü tarafından İsrail’e tahsis edilen hava üssüne “Azerbaycan” ismi verildiğini söyledi.

ABD’li yetkili, İsrail’in Azerbaycan’da hava üssü olduğunun ortaya çıkması sonrasında Tahran’la Tel Aviv arasındaki tansiyonun daha da yükseleceğinden endişe ettiklerinin de altını çizdi.

Siyasi uzmanlar ise, İsrail’in İran’ın nükleer tesislerini vurması durumunda savaşın sadece İran Körfezi’yle sınırlı kalmayacağını, Kafkaslar’a yayılma olasılığının bulunduğunu savunuyor.

TÜRK-AZERİ İLİŞKİLERİ DE ETKİLENİR

Uzmanlar, Azerbaycan’ın İsrail’e hava üssü vermesinin Türk-Azeri ilişkilerini de olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.

‘BUZ DAĞININ GÖRÜNÜN KISMI’

WikiLeaks tarafından yayınlanan ABD’nin Bakü Büyükelçiliği çıkışlı 2009 yılına ait bir belgede İsrail ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin derinliğini belirtmek için Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in şu sözlerine yer veriliyor: “İsrail’le ilişkilerimiz buz dağının su üzerinde görünen kısmına benziyor. İlişkilerimizin 10′da 9′u suyun altında.”

1.6 MİLYAR DOLARLIK ASKERİ ANTLAŞMA

Geçtiğimiz Şubat ayında İsrail’le Azerbaycan arasında 1.6 milyar dolar değerinde bir askeri antlaşma yapılmıştı. Antlaşmayla Tel Aviv, Bakü’ye heronların yanı sıra uçaksavar füze savunma sistemi satacak. Haberde, İsrail ile Azerbaycan arasındaki askeri antlaşmanın İran’ın yanı sıra Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da öfkelendirdiği savunuldu.

Etiketler: , , , , , , , , ,


Mar 29 2012

Meclis’te tansiyon yükseldi

Category: Haberler,Siyasetxxlance @ 21:34

     MHP’li Adan: Sizin ayaklarınızın titrediği dönemde 28 Şubat baskısına karşı biz..

TBMM Genel Kurulu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran yasa teklifini görüşüyor.

Yasa teklifinin 3. maddesi kabul edilirken oturuma yaşanan gerginlikler nedeniyle 2 kez ara verildi.

Dün gerçekleştirilen ilk gün görüşmelerine iktidar ve muhalefet vekilleri arasında yaşanan gerginlikler damga vurmuştu.

Gerginliğin devam ettiği Genel Kurul’da bu kez de ‘milletvekillerinin ve partilerin 28 Şubat sürecinde takındığı tavırlarla ilgili’ bir tartışma yaşandı.

Tartışmanın odağındaki iki isim ise MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan ve AK Parti Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ idi.

’28 ŞUBATI İSTİSMAR EDİYORSUNUZ’

Adan, AK Parti sıralarına dönerek “Önce 12 Eylül’ü istismar ettiniz sonra e-muhtırayı istismar ettiniz. Şimdi de 28 Şubat sürecini istismar ediyorsunuz” diye konuştu.

Sözlerine AK Parti Milletvekili Özcan Ulupınar’ın bugün yaptığı “Bıçak da sallasalar, kurşun da atsalar 4+4+4 bu hafta geçecek” açıklamasını hatırlatarak devam eden Adan şunları söyledi: “Bize kurşun sıksalarda bunu çıkaracağız demişsiniz. Size kim kurşun sıkıyor? Bunu da istismar ediyorsunuz. Bizim yüreğimiz demokrasi için atarken sizin ödünüz patlıyordu. Sizin ayaklarınızın titrediği dönemde 28 Şubat baskısına karşı biz saf tutuyorduk.”

YUMRUK YUMRUĞA KAVGA SON ANDA ENGELLENDİ

Adan’ın bu sözlerine AK Parti sıralarından büyük tepki geldi. Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ, Adan’a oturduğu yerden cevap verince bir anda ortalık karıştı.

Adan kendisine yanıt veren Demirbağ’ın üzerine doğru hamle yaptı. Diğer vekillerin araya girmesiyle yumruk yumruğa kavga son anda engellendi.

Meclis Başkanvekili Meral Akşener de arbede arasında kaldı.

OTURMA ARA VERİLDİ
Yaşanan gerilimin ardından Meclis Başkanvekili Sadık Yakut, oturuma bir kez daha ara vererek tansiyonu düşürmeye çalıştı.

MECBURSUNUZ

Sağlam’ın ardından CHP Grup Başkanvekili İnce, konuşmak için Başkanvekili Yakut’tan söz istedi. Yakut’un söz vermemesi üzerine İnce, ısrar ederek, ‘Vermeye mecbursunuz’ diye bağırdı.

Yakut’un, ‘İlla kürsüye çıkmak istiyorsanız…’ demesi üzerine İnce kürsüye gelince AK Parti’li milletvekilleri tepki gösterdi ve sıra kapaklarına vurdu. Sadık Yakut da İnce’ye, ‘Ben size söz vermedim. Bu kürsü işgali değil mi Sayın İnce? Söylediğim söz başka bir şey’ dedi.

Tartışmanın uzaması üzerine Yakut, birleşime ara verdi.

İnce, verilen arada, ‘Ben o sözü alacağım, babasının çiftliği değil burası, bu sözü verecek. Grup Başkanvekiline söz vermemek diye bir şey olmaz’ diye bağırdı.

Bu sırada, milletvekilleri ayağa kalkarak, birbirlerine laf atmayı sürdürdü.

Etiketler: , , , , , , , , , ,


Sonraki Sayfa » 


cinsel sohbet islami sohbet Sohbet Siteleri Sohbet Siteleri Mynet Sohbet full izle Adını Aşk Koydum Kuzey Güney Sohbet