Nis 11 2012

Suriyeli askerler sınırı geçmek isteyen gruba ateş açtı

Category: Genel,Haberlerxxlance @ 20:01

Sınırı geçmek isteyen gruba ateş açıldı

Kilis’in Öncüpınar Gümrük Kapısı karşısındaki Esseleme Sınır Kapısı yakınlarında mevzilenen Suriyeli askerler, saat 18.30 sıralarında Türkiye’ye mayınlı sahadan geçmek isteyen 10 kişilik grubun üzerine ateş açtı.

Bunun üzerine ağaçlık alana gizlenen Suriyeliler, bir süre sonra sınır bölgesinden ayrıldı. Bu kişileri karşılamaya giden Kilis’teki konteynır kentte kalan 5 Suriyeli de silah sesleri üzerine kampa döndü. Olayda yaralanan olmazken Suriyeli askerlerin geçişi engellemek için açtığı ateş yaklaşık 1 saat sürdü. Geçişlerin durması üzerine bölge tekrar sessizliğe büründü.

KONTEYNER KENTE MERMİ İSABET ETTİ

Kilis Valisi Yusuf Odabaş, dün akşam Kilis sınırında Suriye ordusu ile muhalifler arasında çıkan çatışmada seken kurşunların konteyner kente isabet ettiğini söyledi. Odabaş, çatışmada yaralanan 6 Suriyelinin de Kilis Devlet Hastanesi’nde tedavilerinin sürdüğünü kaydetti. Odabaş, Türkiye-Suriye sınırındaki mayınlı bölgede bulunduğu belirtilen bir Suriyeliye ait cesedin getirilmesi için çalışma başlatıldığını bildirdi. Gece boyunca yer yer Suriye askerleri ile muhalifler arasında çatışma yaşandığını ancak şu anda durumun sakin olduğunu aktaran Odabaş, “Suriye askerleri ile muhalifler arasındaki çatışma kampta kalan Suriyeliler olumsuz etkileniyor. Sınırın karşı tarafından onlara ateş açılmaması için biz de bazı önlemler aldık” diye konuştu.

EMEKLİ POLİSİN OTOMOBİLİ DELİK DEŞİK OLDU

Halep’teki yakınlarını ziyarete giden emekli polis memuru Burhan Dalkılınç’ın 27 FF 176 plakalı otomobili de dün akşam Esseleme Sınır Kapısı’nda çıkan çatışmanın ortasında kaldı. Dalkılınç ile ailesinin içinde bulunmadığı otomobile 10 kurşun isabet etti. Çatışmanın ardından otomobili alan Dalkılınç bugün ailesiyle birlikte Öncıpınar Gümrük Kapısı’ndan Kilis’e geldi. Burhan Dalkılınç, otomobilde olmadıkları için saldırıdan yara almadan kurtulduklarını belirterek, “Kim ateş açtı, muhalifler mi Suriye askerleri mi, bilmiyoruz. Çatışma çıktı, benim aracım bu hale geldi” dedi.

YARALI SAYISI 26’YA YÜKSELDİ

Pazartesi günü ve dün akşam Kilis sınırında yaşanan çatışmalarda yaralanan Suriyeli sayısının ise 26’ya yükseldiği bildirildi. Pazartesi günü yaşanan çatışmada konteyner kente isabet eden kurşunlarla 2’si Türk, 4 kişi yaralanmış, 2 Suriyeli de ölmüştü.

Etiketler: , , , , , , ,


Nis 11 2012

Dağlıca’da kaçırılan askere 15 ay hapis

Category: Genel,Haberlerxxlance @ 15:15

Hakkari Dağlıca’daki askeri birliğe PKK üyeleri tarafından 2007′de düzenlenen saldırıda kaçırılan 8 askerden biri Ramazan Yüce ”terör örgütünün propagandasını yapmak” suçundan 15 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Dağlıca 3. Motorlu Piyade Tabur Komutanlığı’nı koruyan Keritepe ve Peytepe üs bölgelerine 5 yıl önce PKK üyeleri tarafından yapılan saldırı sırasında kaçırılan er Ramazan Yüce ve uzman çavuş Halis Çağan’ın Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ”suçu ve suçluyu övmek”, ”basın yoluyla terör örgütünün propagandasını yapmak” suçlarından yargılanmasına devam edildi.

Mahkeme heyeti, ”basın yayın yoluyla terör örgütünün propagandasını yapmak” suçundan yargılanan uzman çavuş Halis Çağan için beraat kararı verdi.

Sanık er Ramazan Yüce ise terör örgütünün yayın organında yaptığı açıklamalar sebebiyle ”basın ve yayın yoluyla silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak” suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Dağlıca bölgesinde 21 Ekim 2007′de teröristlerce düzenlenen saldırının ardından kaçırılan Uzman çavuş Halis Çağan, çavuş Mehmet Şenkul, erler Ramazan Yüce, İlhami Demir, İrfan Beyaz, Özhan Şabanoğlu, Fatih Atakul ve Fuat Başoda 5 Kasım 2007′de Kuzey Irak’tan getirilmişti.

Sözkonusu 8 asker, 10 Kasım 2007′de Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Van Askeri Mahkemesi’nce tutuklanmıştı.

Van Askeri Mahkemesi’nde, 18 Aralık 2009′daki son duruşmada, sanıklardan er Ramazan Yüce’nin ”alenen askerleri itaatsizliğe teşvik” suçundan 2 yıl 6 ay, uzman çavuş Halis Çağan’ın ”görevi ihmal” suçundan 1 yıl 8 ay, erler Fuat Başoda, İlhami Demir, İrfan Beyaz, Mehmet Şenkul, Fatih Atakul ve Özhan Şabanoğlu da aynı suçtan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmış, mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına karar vermişti.

Mahkeme ayrıca Yüce ve Çağan hakkında ”suçu ve suçluyu övme ile basın yoluyla terör örgütü propagandası yapma” suçlarından hazırlanan dosyaya ilişkin ”görevsizlik” kararı vererek, dosyayı Van Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermişti.

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,


Nis 03 2012

Genelkurmay’dan fotoğraf servisi

Category: Genel,Haberlerxxlance @ 18:29

Genelkurmay Başkanlığı, TSK’nın iç güvenlik harekâtıyla ilgili basında yer alan haberlerde kullanılan arşiv fotoğraf ve görüntülerinin, harekâtın gerçek yönünü tam yansıtmadığını ve yanıltıcı bilgiler içerdiğini bildirdi.

Genelkurmay, TSK’nın gerçekleştirdiği iç güvenlik harekâtına ilişkin yeni fotoğraf ve video görüntülerini içeren dosyaları basına verdi. CD’ler içinde yer alan yeni fotoğraf ve görüntü dosyalarında TSK personelinin eğitim ve harekât sırasındaki çalışmaları bulunuyor. Eğitimle ilgili fotoğraflarda Mehmetçiğin mağaralarda terörist avına hazırlık amacıyla gerçek mağara benzeri alanda yaptığı çalışmalar var. Fotoğrafların birinde bir asker grubu yer haritası üzerinde eğitim yapıyor. İnsansız hava araçlarının uçuruluşuna ilişkin görüntüler ile Mehmetçiğin zorlu kış koşullarında ve helikopter-uçak destekli operasyonlarına ilişkin görüntüler de yer alıyor.

 

Etiketler: , , , , , , ,


Nis 02 2012

15 kadının sırrı krokilerde

Category: Genel,Haberlerxxlance @ 20:26

Bitlis’teki mağara baskınında ölü ele geçirilen 15 kadın teröristin, 15 ayrı eyleme hazırlandığı tespit edildi. Güvenlik güçleri, bomba için özel zula yapılan 2 aracı arıyor

Devrim TOSUNOĞLU

Terörün bahar planı, 24 Mart’ta 15 kadın teröristin ölü ele geçirildiği baskından çıktı… Cudi’de 6 polisin şehit olduğu operasyonda iki örgüt üyesi sağ olarak yakalanmıştı. Sorguya alınan teröristlerden biri Cudi’ye gelen grubunun devamının, Bitlis Hizan kırsalında olduğunu söyledi. Google Earth’ten, sığınıkların bölgesini gösterdi. Siirt Baykan’la Hizan arasındaki Çeltikli Köyü kırsalında bulunan Sehi ormanlarını işaret etti. Bu tespitin ardından bölgeye özel eğitimli Jandarma Komando ve Polis Özel Harekat ekipleri sevk edildi. PKK’lı grupla çatışma çıktı, teröristlerin bulunduğu mağara imha edildi. 15 kadın terörist ölü ele geçti.

5 BİN LİRAYA YAPTIRILMIŞ
Teröristlerin üzerleri ve mağarada yapılan aramada, PKK’nın bahar planlarına ulaşıldı. Kadınlardan birinin üzerinden, 5 bin dolara özel zula yaptırıldığı belirtilen, patlayıcı dolu iki aracın krokisi çıktı. 15 ayrı eylem için patlayıcı talebinin yer aldığı görüldü. Kadınların, 15 bombalı saldırı için talimat beklediği belirlendi. Güvenlik güçleri krokilerde yer alan araçları arıyor.
Cudi Dağı’nda, 6 Özel Harekat polisinin şehit düştü çatışma sonrası ölü ele geçirilen 9 teröristin kaldığı mağarada yapılan aramada ise 6 adet susturuculu suikast silahı bulundu.

3 NUMARA ZİYARETTE
ÖLÜ ele geçen kadın teröristlerden birinin cebinden, terör örgütü PKK’nın 3 numarası olarak bilinen Duran Kalkan’ın, kendileriyle çektirdiği fotoğraflar çıktı.

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,


Nis 02 2012

İki askerin şakalaşması ölümle bitti

Category: Genel,Haberlerxxlance @ 20:06

Bursa’da silahla şakalaştığı iddia edilen iki askerden biri öldü.

Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığı yemekhanesinde meydana gelen olayda, E.T’nin taşıdığı silah, Beşir Cüneyt Yılmaz (20) ile sakalaşırken ateş aldı.

E.T’nin silahından çıkan kurşunun göğsüne isabet ettiği Yılmaz ağır yaralandı. Yılmaz, kaldırıldığı Çekirge Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahaleye rağmen, kurtarılamadı.

Askeri Savcılık olayla ilgili soruşturma başlatırken, Yılmaz’ın cenazesinin, otopsinin ardından memleketi Samsun’da toprağa verileceği öğrenildi.

Etiketler: , , , , , , , , ,


Mar 28 2012

Helikopter neden düştü?

Category: Haberler,Siyasetxxlance @ 22:17

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, “Afganistan’da bir Türk helikopterinin düşmesi sonucunda 12 askerimiz şehit düştü. Helikopterin düşüş nedeni netleşmiş midir? Helikopter bir kaza sonucu mu düşmüştür?” diye sordu.

Tezcan, “Helikopterin düşmesi sonucu şehit olan Türk askerleri, bir süre önce bir ABD askerinin 16 sivili öldürmesi ile ilgili bir inceleme yapmışlar mıdır? Yaptılar ise olayın tanıkları veya ölen 16 Afganistan vatandaşının yakınları ile görüşmüşler midir?” sorusunu da yöneltti.

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, TBMM Başkanlığı’na, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Tezcan, şu sorulara yanıt aradı:
“Helikopterin düşmesi ile ilgili bir kaza kırım raporu hazırlanmakta mıdır? Hazırlanmakta ise bu rapor kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?
Düşen helikopterde şehit olan TSK mensupları hangi görevden dönüyorlardı veya hangi göreve gidiyorlardı?
Türk askeri, 11 yıl önce Afganistan’a gönderilmişti. Önümüzdeki dönemde Türk askerinin Afganistan’dan çekilmesine yönelik bir plan veya çalışma var mıdır?
Afganistan’da bulunan Türk askerleri hangi görevleri yürütmektedir?
Türk kamuoyunda gündeme gelen ‘Afganistan’daki Türk askerleri ABD askerlerini korumakta ve ABD askerlerine kılavuzluk yapmaktadır’ iddiaları doğru mudur?
7-10 Ekim 2001 tarihinde TBMM’de kabul edilen Başbakanlık tezkeresi çerçevesinde bugüne kadar Afganistan’a kaç asker gönderildi?
2001’den bu yana Afganistan’da kaza, saldırı veya diğer olaylarda şehit düşen veya gazi olan askeri personel sayısı kaçtır?
Helikopterin düştüğü bölge hangi ülkenin kontrolü altındadır?
Helikopterin düşmesi sonucu şehit olan Türk askerleri, bir süre önce bir ABD askerinin 16 sivili öldürmesi ile ilgili bir inceleme yapmışlar mıdır? Yaptılar ise olayın tanıkları veya ölen 16 Afganistan vatandaşının yakınları ile görüşmüşler midir?”

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,


Kas 03 2011

Konyada askeri uçak düştü

Category: Genel,HaberlerKardiyolog @ 15:09

Konya 3′üncü Ana Jet Üssü’nden havalanan askeri uçak merkeze bağlı Karakaya Köyü yakınlarında henüz bilinmeyen nedenle düştü. Uçağın düştüğü bölgeye arama- kurtarma ekibi sevk edildi. İlk bilgilere göre kaza eğitim uçuşu sırasında meydana geldi.
KAZA ANINI GÖREN KÖYLÜ ANLATTI

Kazayla ilgili Ensonhaber.com’a açıklamalarda bulunan Karakaya Köyü sakinlerinden Fuat Çetin, kaza anını ve sonrasını şöyle anlattı; ‘Ben tarlada ekin ekiyordum. Uçağın sadece çakıldığı anı gördüm. Etrafa bir sürü parça savruldu. Jandarma olay yerine geldi. İki kişinin parçalanmış cesedine ulaşıldı. Kaza köyün 20 kilometre dışında boş bir arazide meydana geldi.’

TSK’DAN AÇIKLAMA

Konya 3′üncü Ana Jet Üssü’nden havalanan askeri uçak merkeze bağlı Karakaya Köyü yakınlarında düştü. Kaza ile ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı açıklama yaptı.

Açıklamada şöyle denildi; “Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait bir F-4 uçağı 03 Kasım 2011 Perşembe günü saat 10:38′de eğitim uçuşu esnasında, Konya’nın 21 km kuzeydoğusunda henüz bilinmeyen bir nedenle düşmüştür. Kazada, uçakta bulunan iki pilot subayımız şehit olmuştur. Olayın meydana geliş nedeni, kaza kırım heyeti incelemesi sonucunda açıklığa kavuşacaktır. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, değerli aileleri, silah arkadaşları ve Yüce Milletimize başsağlığı dileriz.”

Etiketler: , , , , , ,


Eki 20 2011

Hain saldırıdan sağ kurtulan asker o anı anlattı

Category: Genel,HaberlerKardiyolog @ 09:53

Çukurca’da 24 askerimizin şehit düştüğü birlikte PKK’lılarla çatışmaya girip sağ kurtulan asker, sabah 10.30′da kendisine ulaşan annesine neler olduğunu anlattı.

ANNESİNİ ARAYARAK YAŞANAN O ANLARI ANLATTI
Hakkari’nin Çukurca ilçesinde düce gece başlayan ve sabaha kadar süren çatışmada PKK’lı töreristlere karşı koyan askerlerden biri sabah saatlerinde anesini arayarak neler yaşadıklarını anlattı.

“ÇOK ZAYİATIMIZ VAR ANNE…”
Kanal 7′de İkbal Gürpınar’ın programına telefonla bağlanan anne, oğlunun kendisine neler söylediğini şöyle aktardı: “Aradığımda oğlumun iyi olduğunu öğrendik. Oğlum 50-60 yaralı olduğunu söyledi. Haberlerde 20-30 diyorlar ama daha çok kişi varmış. iyi olduğunu söyledi. ‘Çok zayiatımız var ama ben iyiyim’ dedi. Morali çok bozuktu.”

İstanbul’dan arayan ve adını vermek istemeyen asker annesi sözlerini “Allah milletimize sabır versin, Bütün İslam aleminin başı sağ olsun. Allah bütün analara yardım etsin.” diyerek tamamladı.

Etiketler: , , , , , ,


Eki 20 2011

Kafasına silah dayayarak PKKyı protesto etti

Category: Genel,HaberlerKardiyolog @ 09:52

35 yaşındaki Mehmet Hamurcu, polis ve asker kıyafeti giydirdiği çocukları 12 yaşındaki Hikmet, 10 yaşındaki Emine, 7 yaşındaki Alican ve 2 yaşındaki Hasret ile Maarif meydanındaki Atatürk heykeli önüne gitti.

ÇOCUKLARININ ÖNÜNDE KAFASINA SİLAH DAYADI
Çevrede bulunan vatandaşların şaşkın bakışları arasında silahını çeken ve çocuklarının gözü önünde kafasına dayayan Mehmet Hamurcu terör örgütü PKK aleyhine sloganlar atmaya başladı. Olay yerine sevk edilen polis ekipleri, uzun süre Mehmet Hamurcu’yu eylemini sona erdirmesi için ikna etmeye çalıştı. Mehmet Hamurcu, “Benim çocuklarım okuyacak polis ve asker olacak, gerekirse bu vatan uğruna şehit olacaklar. Ölen bizim askerlerimiz, bizim polislerimiz, benim ciğerim yanıyor, sizin yanmıyor mu?” diye bağırdı.

Olay yerine gelen Gaziantep Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Çavuş eylem yapan Mehmet Hamurcu’dan çocuklarını bırakmasını istedi. Hamurcu uzun süre direnerek çocuklarını bırakmadı. Hamurcu, ağabeyi Hüseyin’in gelmesi durumunda eyleminden vazgeçeceğini söyleyince polisler Hamurcu’nun ağabeyi’ni aradı.

VATANDAŞLAR DESTEK VERDİ
Olay yerine Mehmet Hamurcu’nun ağabeyi Hüseyin Hamurcu kardeşinin yanına gidip, elindeki silahı alarak polislere teslim etti. Hüseyin Hamurcu, çocukları kardeşinin yanından uzaklaştırdı. Mehmet Hamurcu, ifadesi alınmak üzere Emniyet Müdürlüğü’ne götürülürken çocuklarının da kendisiyle birlikte gelmesini istedi. Mehmet Hamurcu’nun eylemine çevrede bulunanlarda ellerindeki Türk bayrakları ile destek verdi. Esnaf olan ve iflas ettiği için şu anda işsiz olduğu öğrenilen Mehmet Hamurcu’nun 1997 yılında da terör eylemlerini aynı şekilde kafasına silah dayayarak protesto ettiği, ancak o eylemde çocuklarının olmadığı bildirildi.

Etiketler: , , , , , ,


Eki 18 2011

Askerde işkence iddialarına Genelkurmaydan açıklama

Category: Genel,Haberler,Siyaset,YaşamKardiyolog @ 10:29

Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde, Er Uğur Kantar’ın vefatı ile ilgili basında çıkan haberler hakkında açıklama yapıldı.

Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, şiddeti ve kötü muameleyi önlemeye yönelik tedbirlerin kararlılıkla uygulandığı belirtilerek, “Ancak maksatlı kişi ve çevreler tarafından münferit olayların genelleştirilerek, TSK mensuplarının büyük bir bölümüne teşmil edilme gayretleri ve buna benzer olayların devamlı gündemde tutularak vatandaşlarımızı Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ve yükümlüleri vatan hizmetinden soğutma ve TSK’yı tartışmalar içine çekme çabalarının, ülkesini gerçekten seven değerli ve sağduyulu halkımızın vicdanlarında akamete uğratılacağına ve halkımızın, içinden çıktığı bu milli ordusuna daima destek vereceğine gönülden inanılmaktadır” denildi.

TSK’DAN İKİNCİ AÇIKLAMA
Merhum Uğur Kantar ile ilgili, 14 Ekim 2011′de bir açıklama yapıldığı, ancak bazı basın-yayın organlarında merhumun aile bireylerine atfen yapılan ve TSK’yı suçlayan açıklamalar karşısında, ikinci bir açıklama ile kamuoyunun doğru ve şeffaf bir biçimde bilgilendirilmesine ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı 28. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı’nda vatani görevini yapan Piyade Er Uğur Kantar’ın, birliğinde bir arkadaşı ile kavga etmek suretiyle “hoşnutsuzluk yaratmak” suçundan dolayı bölük komutanı tarafından 7 gün oda hapsiyle cezalandırıldığı ve cezasının infazı için 18 Temmuz 2011′de Tümen Disiplin Ceza ve Tutukevine konulduğu kaydedildi.

Açıklamada, 25 Temmuz 2011′de saat 13.00 sıralarında Tümen Disiplin Ceza ve Tutukevinden çıkış işlemleri yapılırken fenalaşarak bayıldığı, vücudundaki epilepsi (sara hastalığı) benzeri kasılmalar ve yüksek ateş nedeniyle, bir subay refakatinde önce kışla revirine ve müteakiben de acil olarak Lefkoşa Doktor Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne sevk edildiği bildirildi.

Tümen Komutanlığınca durum şüpheli görülerek 25 Temmuz 2011 saat 16.00′da İdari Tahkikat Heyeti görevlendirildiği ve heyet tarafından 17 personelin ifadesine başvurulduğu aktarılan açıklamada, Tümen Komutanlığı’nın 26 Temmuz günü saat 04.00′de, Tümen Disiplin Ceza ve Tutukevinde görevli altı gardiyanı görevlerinden aldığı ve yerlerine yeni personel görevlendirdiği kaydedildi.

Tümen İdari Tahkikat Heyeti’nin hazırladığı rapor doğrultusunda, Tümen Komutanı’nın 26 Temmuz günü saat 09.10′da Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’ndan askeri savcı talep ettiği ve aynı gün saat 11.00′de askeri savcının duruma el koyduğu ve soruşturmaya başladığı belirtilen açıklamada, askeri Savcının, soruşturma kapsamında iki gardiyanı gözaltına aldığı ifade edildi.

Soruşturma devam ederken merhum er Uğur Kantar’ın hayati tehlikesinin devam etmesi üzerine, Ankara’dan askeri ambulans uçağı talep edildiği ve 26 Temmuz saat 23.00′de Ankara GATA Hastanesi’ne sevk edildiği belirtilen açıklamada, Kantar’ın, GATA Hastanesi Anestezi Yoğun Bakım Ünitesi’nde, 79 gün yoğun olarak her türlü tıbbi işlem yapılmasına rağmen, 12 Ekim saat 22.30′da vefat ettiği kaydedildi.

Genelkurmay Başkanı tarafından merhumun sağlık durumu günlük olarak takip edildi
Gözaltına alınan iki gardiyanın 27 Temmuz günü Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi tarafından tutuklandığı anımsatılan açıklamada, şöyle denildi: “4 Ağustos 2011 tarihinde merhum Uğur Kantar’ın babası Aydın Kantar, avukatı Muharrem Kılıç ile birlikte KKTC’ye gelerek Tümen Komutanlığı’ndan bilgi almak istemiştir.

Kendileri bizzat Alay, Tabur ve Bölük Komutanları ile görüştürülmüş ve bilgilendirilmişlerdir. Merhumun babası ve avukatı, 26 Temmuz tarihinden itibaren bazı aile fertleri tarafından bölük komutanına açılan tehdit içerikli telefonlardan dolayı üzüntülerini belirtmişler ve onlar adına özür dilemişlerdir. Talep ettikleri bütün sorular cevaplandırılmış, istenildiği takdirde bölükteki bütün arkadaşları ile görüşebilecekleri ifade edilmiş, fakat kendileri buna gerek duymamışlardır. Kendilerine KKTC’de bulundukları süre içinde araç tahsis edilmiş, her konuda yardımcı olunmuştur. Ertesi gün askeri savcı ile görüşmeyi müteakip Alay Komutanı’nı da telefonla arayarak gösterilen alaka ve bilgilendirmeden dolayı teşekkür etmişler ve KKTC’den ayrılmışlardır.Sıralı tüm komutanlıklar (Sn. GenelkurmayBaşkanı dahil) tarafından merhumun sağlık durumu günlük olarak takip edilmiştir.

12 Ekim günü merhum Uğur Kantar’ın hayatını kaybettiği haberi birliğine ulaşır ulaşmaz, 13 Ekim günü saat 09.30′dan itibaren Alay, Tabur ve Bölük Komutanı merhumun babasını telefonla arayarak başsağlığı dileklerinde bulunmuş, babasının tepkili cevaplarına rağmen olaydan duyulan üzüntü yinelenmiş ve her türlü yardıma hazır oldukları bildirilmiştir. Ayrıca ‘Başsağlığı’ telgrafları da çekilmiştir.

13 Ekim günü Ankara Merkez Komutanlığınca; müteveffa er için (GATA’da vefat eden her merhum/merhumeye yapıldığı şekilde) GATA’da bir tören düzenlenmesi ve cenazenin İstanbul’a naklinin sağlanması yönünde aile ile görüşülmüş, fakat amca Hamza Kantar tören yapılmasını istememiş ve nakil için yardım talebini kabul etmemiştir. Ankara Merkez Komutanlığı ailenin bu tutumunu bir tutanakla tespit etmiştir.”

Açıklamada, konuyla ilgili iddianamenin Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi tarafından incelendiği, gizli olduğu için avukatlara henüz verilmediği, adli sürecin devam ettiği, iki gardiyanın tutukluluk hallerinin sürdüğünün öğrenildiği belirtildi.

“Annesinin başörtüsü yüzünden hastaneye alınmadığı iddiası gerçek dışı”
“Merhum Uğur Kantar’ın aile fertlerinin GATA Misafirhanesinden istifade ettirilmedikleri ve annesinin başörtüsü yüzünden hastaneye alınmadığı yönündeki söylem ve yayımlar maksatlı olup tamamen gerçek dışıdır” denilen açıklamada, aile fertlerinin GATA misafirhanesinde kaldıklarını, kendi istekleri dışında misafirhaneden çıkarılmadıklarını gösteren her türlü kaydın mevcut olduğu ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla bu kayıtlardan bir bölümünün kamuoyu ile paylaşılmasının gerekli görüldüğü belirtilerek, açıklamanın eklerinde, aile fertlerinin 29 Temmuz 2011 tarihinden itibaren misafirhaneden yararlandırılması için yazılan yazı, baba Aydın Kantar’ın 29 Temmuz–16 Eylül 2011 (kesintisiz), 22-26 Eylül 2011 ve 28 Eylül – 10 Ekim 2011 tarihleri arasında, annesinin 29 Temmuz–06 Eylül 2011 (kesintisiz) tarihleri arasında ve yakınlarının misafirhanede kaldıklarını gösteren otel makbuzları, 29 Temmuz 2011 tarihinden itibaren misafirhaneden istifade ettiklerini gösteren 08 Ağustos 2011 tarihli “Stajyer ve Kursiyer Misafirhanesi Günlük Aktif Kasa Raporu”, “Stajyer ve Kursiyer Günlük Otel Hasılat Tablosu”na yer verildi.

16 Eylül 2011 tarihinde kendi isteğiyle misafirhaneden ayrılan ve 22 Eylül 2011′de tekrar misafirhaneye giriş yapan baba Aydın Kantar’ın misafirhaneden çıkarılmasını gerektirecek bir durumun olmadığının yapılan incelemeler sonunda belirlendiği kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:

MAKSATLI VE MÜNFERİT HABER
“Sonuç olarak, TSK komuta kademelerinde görev yapan tüm personel, insan haklarına ve özgürlüklerine son derece saygılı ve vicdani sorumluluğunun bilincinde olarak baba-ağabey şefkatiyle görev yapmaktadır. Şiddeti ve kötü muameleyi önlemeye yönelik tedbirler kararlılıkla uygulanmaktadır.

Ancak maksatlı kişi ve çevreler tarafından münferit olayların genelleştirilerek, TSK mensuplarının büyük bir bölümüne teşmil edilme gayretleri ve buna benzer olayların devamlı gündemde tutularak vatandaşlarımızı TSK’dan ve yükümlüleri vatan hizmetinden soğutma ve TSK’yı tartışmalar içine çekme çabalarının, ülkesini gerçekten seven değerli ve sağduyulu halkımızın vicdanlarında akamete uğratılacağına ve halkımızın, içinden çıktığı bu milli ordusuna daima destek vereceğine gönülden inanılmaktadır.”

Etiketler: , , , , , , , ,


Sonraki Sayfa » 


cinsel sohbet islami sohbet Sohbet Siteleri Sohbet Siteleri Mynet Sohbet full izle Adını Aşk Koydum Kuzey Güney Sohbet