Nis 01 2012

İstanbul’dan Suriye için önemli kararlar çıktı

Category: Genel,Haberler,Siyasetxxlance @ 19:56

İstanbul’da düzenlenen Suriye Halkının Dostları Grubu’nun toplantısı sonucunda Suriyeli muhalifler istediklerinin büyük bir bölümünü almayı başardı. Ancak muhalif grupların çatı kuruluşu Suriye Ulusal Konseyi’nin (SUK), Suriye halkının tek temsilcisi olarak tanınma isteği kabul edilmedi.

İstanbul’da düzenlenen ve 80’den fazla ülke ile uluslararası kuruluşun temsilci gönderdiği toplantılara iki önemli konu damgasını vurdu.

Bunlardan ilki BM-Arap Birliği Özel Temsilcisi Kofi Annan’ın hazırladığı ve Suriye’nin de kabul ettiği barış planının geleceği, diğeri de SUK’un meşru temsilci olarak kabul edilmesi.

TOPLANTIDAN KARELER / FOTO GALERİ

Bu toplantıya gelirken, Suriye’de muhalif gruplar arasındaki bölünmenin yarattığı hasarı uluslararası destekle aşmayı planlayan SUK, bu hedefine büyük oranda ulaştı. Sonuç bildirgesinin yazımı konusunda en fazla çaba harcanan 10’uncu maddesinde, “Dostlar Grubu, Suriye Ulusal Konseyi, tüm Suriyelilerin meşru temsilcilerinden birisi ve Suriye muhalefet gruplarının altında toplandığı şemsiye kuruluş olarak tanımıştır” denildi.

Ayrıca SUK’un uluslararası toplumun muhaliflerle temasında “lider muhatap” olduğu vurgulandı. Bu ifadede en önemli kısım SUK’un “meşru temsilci” değil, “meşru temsilcilerden biri” olarak tanınmış olması.

SUK, bu toplantıda Suriye halkının tek meşru temsilcisi olarak kabul edilmeyi hedefliyordu. Ancak bazı ülkelerin SUK’u tek temsilci olarak kabul etmesine itiraz etmesi üzerine sonuç bildirgesinde yukarıdaki gibi bir formül bulundu. Bununla birlikte diplomatik kaynaklar, 10’uncu maddenin “pratikte SUK’u tek temsilci” olarak görüldüğü anlamına geldiğine işaret ediyor.

SUK’un tek temsilci olarak tanınması, Esad rejiminin uluslararası alanda tüm meşruiyetini kaybettiği anlamına gelecek.

MUHALEFETTE BÜTÜNLÜK SORUNU

Suriye Ulusal Konseyi (SUK), Suriye’deki muhalif hareketin en bilinen kuruluşu. Ancak Suriye’de farklı isimlerle, farklı kesimleri de temsil eden başka muhalif örgütlenmeler de mevcut.

SUK’un resmen Suriye halkının temsilcisi olarak tanımlanması meselesinde esas sıkıntı Suriye muhalefetinin parçalı bir yapıya sahip olmasından kaynaklanıyor.

Ayrıca, SUK’un Müslüman Kardeşler gibi İslami siyasi hareketlerin etkisi altında olması da SUK’la ilgili bazı ülkelerin kaygılarını artıran bir diğer gelişme.

MUHALEFET BİR ARAYA GETİRİLMEK İSTENİYOR
İstanbul’daki temaslarda öne çıkan bir diğer gelişme de başta ABD olmak üzere bazı ülkelerin Suriyeli muhalifleri biraraya toplamak için gösterdikleri çaba oldu. ABD, SUK’un kendisini daha şeffaf bir hale getirmesini ve azınlıkları da kapsayacak bir yapıya dönüşmeye açık olmasını istiyor.

ABD’li bir diplomat, toplantılar sırasında yaptığı değerlendirmede, Washington’ın Suriye muhalefetinin SUK dışında kalan kesimleriyle birlikte en azından “tüm vatandaşların ve tüm toplulukların haklarını koruyan özgür, demokratik ve çoğulcu bir Suriye vizyonunun” etrafında bir araya geleceğini umduğunu söyledi.

ANNAN İÇİN TAKVİM
İstanbul’daki görüşmelerde BM Özel Temsilcisi Kofi Annan’ın hazırlamış olduğu ve Güvenlik Konseyi’nin de desteklediği planla ilgili süreç de ele alınıyor.

Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın askeri operasyonları sona erdirme sözünü tutmadığını ifade ederken, Clinton da benzer bir değerlendirme yaparak Esad’a siyasi geçiş sürecini başlatma çağrısı yaptı.

Annan planının masada olması da SUK’un meşru temsilci olarak tanınmasını engelleyen bir diğer neden. Zira Batılı devletler Esad yönetiminin de kabul ettiği bir plana şans tanımak istiyor.

Bu nedenle de İstanbul’dan Annan planının uygulanması için bir son tarih yerine bir takvimin belirlenmesi yönünde bir görüş birliği çıktı.

Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppé de Annan’ın yarın BM Güvenlik Konseyi’nde yapacağı değerlendirmenin önümüzdeki döneme ilişkin netleşme sağlayacağını söyledi.

MEŞRU MÜDAFAA
İstanbul toplantısından muhalif gruplara silah yardımı yapmak için somut bir karar çıkmadı. Bununla birlikte Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da açılış konuşmasında belirttiği gibi halkın kendini savunma hakkı sonuç bildirgesinde tanınmış oldu.

Bildirgenin 12’nci maddesinde, “Grup, Suriye halkının kendini korumak için alacağı meşru önlemlere desteğini ifade eder” denildi.

Ayrıca bir Yaptırım Çalışma Grubu kurulmasına ve Suriye rejimine yönelik yaptırımların bu grup üzerinden izlenmesine karar verildi. Bu grubun da ilk toplantısının Nisan ayında Fransa’da yapılması öngörülüyor.

 

Etiketler: , , , , , , , ,


Kas 11 2011

Taha Akyol yazdı: Kapitalizmin krizi

Category: Dünya,Genel,Haberler,YaşamKardiyolog @ 19:39

Hürriyet’in taze yazarlarından Taha Akyol Avrupa’yı kasıp kavuran Euro krizini köşesine taşıyarak Avrupa ülkelerinin borçlarını yazdı. Ardından da Türkiye’nin borcunu aktardı. Aradaki farka işaret eden Akyol 2001 krizi sonrası kurtarıcı rolü biçilen Kemal Derviş ve politikalarına dikkat çekerek, ardından gelen Ak Parti hükümetinin ekonomi politikalarını övdü.

İşte Akyol’un ‘Kapitalizmin krizi’ başlıklı o yazısı
HANGİ ÜLKENİN NE KADAR BORCU VAR

İTALYA, milli gelirinin yüzde 119′u kadar borçlu… Yunanistan’ın borcu milli gelirinin yüzde 140′ını buluyor!

Tabii Yunanistan’ın AB fonlarından 90 milyar Euro değerinde hibeleri cebe indirdiğini de unutmayalım. Sağlam ve güçlü Almanya’nın borcu milli gelirinin yüzde 83′ü imiş. Türkiye’nin borcu ne kadar?
Milli gelirimizin yüzde 38′i… Bu açıdan durumumuz iyi.

Bunun için Kemal Derviş’e teşekkür etmeliyiz. Koalisyon ortaklarından ANAP’lı Mesut Yılmaz dışındakiler Derviş’e haksız ithamlarda bulunmuşlardı ama işte gerçek ortada: Türkiye’nin sağlam mali yapısını kuran Derviş’tir.
Derviş keşke CHP’de barınabilseydi, değil mi?

Hiç şüphesiz AK Parti hükümeti hem mali disiplini koruyarak, hem dünyadaki büyüme mevsiminden faydalanmayı başararak ekonomiyi iyi idare etti. İşte, borç vaziyeti en iyi olan ülkelerden biriyiz. Tabii dış ticaret açığı konusunda hükümete yapılan iç ve dış uyarılar haklıdır.
10 YIL ÖNCE YAZMIŞTI

Avrupa’da krize giren ülkenin lideri düşüyor. Krizin tabiat kanunudur bu! Papandreu’nun gitmesine üzüldüm. Hem krizde onun hiçbir kusuru yoktu hem rahmetli İsmail Cem’le birlikte Türk-Yunan ilişkilerinde bir dostluk sayfası açmışlardı. Olgun bir devlet adamıydı.

Berlusconi de gidici… İtalya 2001 Nisan’ında seçimlere giderken, dünyaca itibarlı The Economist dergisi onu kapak yapmıştı. “Berlusconi İtalya’ya liderlik yapmaya uygun değildir” diyordu! Gerekçesi Berlusconi’nin skandalları ve hukuk sorunlarıydı falan… Belli ki ekonomiyi de kötü yönetmiş.

Berlusconi’nin gitmesine üzülmüyorum. Renkli kişiliğine, skandallarına burada değinmiyorum. Bu borçlanmanın sorumlusu , onun uzun süreli başbakanlık dönemleridir. İşadamı olduğu halde ekonomiyi borca batırmış.
BU DA GEÇER YAHU?

Ben ekonomist değilim. Yukarıda verdiğim rakamları da CNN Türk’ün Ekonomi Müdürü Emin Çapa’dan aldım. Çapa “Durum çok ciddi, bir tek İtalya’nın borcu 1.8 trilyon Euro!” diyor.

Bütün Avrupa, niye böyle borçlu? Sistem sorunları olsa gerek.
Siyasi istikrarsızlık önemli bir etken. İtalya dağınık yelpazesi yüzünden müzmin koalisyonlar ülkesidir. Fransa’yı dik tutan 1958′den sonra yarı başkanlık sisteminin dağınık yelpazeyi toparlamasıdır. Almanya da koalisyondur ama hiç “Koalisyon üyeleri kavga etti” diye haber duydunuz mu?

İktisadi bakımdan kapitalizmin bir zaafı söz konusu: Piyasa işlemi olarak aşırı borçlanmayı ve sağlıksız sermaye hareketlerini ‘rasyonalize’ edecek kurallar ve kurumlar artık yetersiz kalıyor. Bir bilgisayar tıklamasıyla oradan oraya akan milyarlarca dolar borç ya da spekülatif sermaye nasıl kontrol edilir?!

İşte, kapitalizmin tarihinde bir “büyük kriz” daha gelip çattı. Öncekiler gibi bunun da hasarı olacak, yeni kurallar ve kurumlarla bu da aşılacak… Allah kolaylık versin!

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,


Kas 03 2011

Fenerbahçeye gitmek gurur verir

Category: Dünya,Genel,Haberler,SporKardiyolog @ 15:12

Devre arasında bir forvet alacaklarını resmi ağızlardan da açıklayan F.Bahçe için gündeme gelen son futbolcu Montpellier’in 25 yaşındaki oyuncusu Olivier Giroud oldu. Fransız futbolcu, RTL’de katıldığı bir futbol programında “İstenmek güzel. İspanyollar, İngilizler, Türkler, Almanlar beni takip ediyor. Menajerime teklifler geliyor. Bunlar bana gurur veriyor” dedi. Giroud, büyük hayalleri olduğunu da söyledi.
MENAJERİ TÜRK ASILLI

1.92′lik dev forvet kendisini isteyen takımları sayarken özellikle F.Bahçe’yi telaffuz etti ve yüzünde bir gülümseme belirdi. Montpellier’e geçen sezon transfer olan ve bu takımda 48 karşılaşmada 20 gole imza atan Giroud, bu sezon 12 maçta 9 gole ulaştı. Lyon ve PSG’nin de takibinde olan Giroud’un menajerinin İsviçre’de yaşayan Türk asıllı menajer Dr. Hıdır Akbaş’ın olması da şansını artırıyor.

Etiketler: , , , , , , ,


Eki 17 2011

ABdeki Türkiyenin dostları ipleri ele aldı

Category: Dünya,Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 12:35

Türkiye’nin 1 yıllık AB performansını değerlendiren “2011 İlerleme Raporu” yayınlandığında rapordaki en büyük eksiklik Rum ve Fransız vetoları nedeniyle 2005′ten bu yana ilk kez yeni müzakere başlığı açılamamış olması ve ilişkilerin tam anlamıyla tıkanmasıydı. Buna bir de Başbakan Erdoğan’ın “Rumlar’ın 2012 yılında AB Dönem Başkanlığı’nı üstlenmesi bizim için yok hükmündedir. Tanımadığımız bir ülke ile masaya oturmayız” sözleri eklenince ilişkilerin daha da kötüye gitme ihtimali kuvvetlendi.

İNGİLTERE VE İSVEÇ ÖNCÜ
Durum böyle olunca Avrupa Birliği içinde Türkiye ile ilişkilerin zayıflamasından rahatsız olan ve kendilerine “Türkiye’nin dostları” adını veren İsveç, İngiltere, İspanya, İtalya ve Finlandiya harekete geçme kararı aldı. Rum Filileftheros gazetesinin dün manşetten duyurduğu habere göre İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt ve İngiltere’nin çağrısıyla bu 5 ülke İlerleme Raporu’nun açıklanmasından iki gün önce kendi aralarında gizli bir toplantı yaptı. 5 ülkenin üst düzey temsilcilerinin katıldığı toplantıya Bildt başkanlık ederken, yine Türkiye’nin AB sürecine tam destek veren Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Fule de katılımcılar arasında yer aldı. Türkiye’nin dostları, toplantıda Türkiye ile sürecin nasıl yeniden rayına oturtulabileceğini tartıştı. Ankara ile müzakerelerde sadece tek bir müzakere başlığı (Bilim ve Teknoloji) sonlandırılmış, ancak geriye kalan 34 başlığın 18′inin üzerindeki veto kalkmadığı için 2011 yılında tek bir başlık bile masaya gelememiş ve görüşmelerde ilerleme sağlanamamıştı.

MERAK ETMEYİN SARKOZY GİDER
Brüksel’de gerçekleşen görüşmede bu veriler ışığında Türkiye ile ilişkileri yeniden canlandırmak için 3 maddelik bir plan hazırlandı. Buna göre;

1) İsveç, İngiltere, İtalya, İspanya ve Finlandiya, AB içindeki göreceli güçlerini kullanarak Türkiye ile en kısa zamanda yeni bir müzakere başlığı açılmasını sağlayacaklar. Böylece pozitif yönde ilk adım atılmış olacak.

2) Kıbrıs Rum Kesimi dönem başkanı olmadan, 6 ay içinde Kıbrıs sorununun çözülmesi için her tür çaba gösterilecek. Aksi halde çözümsüzlükten Rumlar’ın sorumlu olduğuna yönelik açıklamalar yapılacak.

3) Fransa’da 2012 yılında gerçekleşecek olan seçimlerden Türkiye karşıtı görüşleriyle ilişkilerin bozulmasında büyük rol oynayan Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin mağlup ayrılacağı beklentisi üzerine yoğunlaşılacak ve Ankara’ya, “Merak etmeyin Sarkozy’nin gitmesiyle Fransa’nın 4 başlık üzerindeki vetosu da kalkacak” mesajı verilecek. (Vatan)

Etiketler: , , , , , , , , ,


Eki 15 2011

Sarkozyden Türkiyeye zeytin dalı

Category: Dünya,Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 10:00

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, 1915 olaylarıyla ilgili Erivan’da yaptığı açıklamaların büyük yankı uyandırmasının ardından, danışmanı Jean David Levitte aracığıyla Türkiye’nin gönlünü almaya çalıştı. Erivan ziyaretin hemen ardından Sarkozy’nin ”gölge dışişleri bakanı” olarak bilinen diplomasi danışmanı Davitte, Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu’nu telefonla arayarak Elysee Sarayı’na davet etti.

“TÜRKİYE’DE YANLIŞ ANLAŞILDIM”
Burcuoğlu ile yapılan görüşmede Levitte, Sarkozy’nin açıklamalarının ”Türkiye’de yanlış anlaşıldığı ve Fransa’nın bu konuda Türkiye’yi karşısına almak istemediği” mesajını verdi.

Levitte, Fransa’nın Türkiye’yi büyük bir ülke olarak gördüklerini ve Türkiye’nin dostluğuna önem verdiklerini Büyükelçi Burcuoğlu’na iletti.

Büyükelçi Burcuoğlu, Türkiye’nin konu ile ilgili hassasiyetini bir kez daha dile getirerek, 1915 olaylarıyla ilgili Fransa parlamentosunda bir yasa daha çıkartılmasının ikili ilişkilere vereceği tahribata dikkat çekti.

FRANSA BASINININ YORUMU
Fransız basını, ”Sosyalist partinin cumhurbaşkanlığı seçimi için aday olması beklenen Francois Hollande’ın, senato yenileme seçimlerini ardından inkarın suç sayılmasını öngören yasa teflini, senato gündemine alınması için Ermeni diasporasına söz vermesinin hemen ardından, Sarkozy’nin iç politik nedenlerden dolayı Erivan’da bu tür bir çıkış yapma ihtiyacı duyduğu” yorumunu yapıyor. (AA)

Etiketler: , , , , , ,


Eki 11 2011

İşte Sarkozynin Türkiyeye tehdit gerekçesi

Category: Dünya,Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 09:31

TÜRKLER BENDEN NEFRET EDİYOR
Fransız basınına göre, çevresindeki bazı danışmanları Sarkozy’ye “Yapmayın, Ankara’yı kızdırırsınız” uyarısında bulunma cesareti göstermiş, ancak Fransız liderin yanıtı “Zaten Türkler benden nefret ediyor, sorun değil” olmuş.

Sarkozy’nin çıkışının ardında öncelikle gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi hesapları var. Henüz adaylığını ilan etmemiş olsa da Sarkozy sağın “doğal adayı” olarak tanımlanmakta. Son anda fikir değiştirmezse yıl sonuna doğru ya da en geç gelecek yıl başında adaylığını ilan etmesi bekleniyor.

Sarkozy geçen hafta Ermenistan, Gürcistan ve Azderbaycan’ı kapsayan Kafkasya ziyaretinin Tiflis ayağında “Burada kendimi Avrupa’da hissediyorum”, Erivan ayağında ise “Ankara Ermeni soykırımını tanımalı” mesajları vererek bu iki ülkede kendisini sevdirmeye çalıştı. Aslında Sarkozy Türkiye’ye “Ermeni soykırımını tanıma” çağrısında bulunan ilk Fransız lider değil. Jacques Chirac da cumhurbaşkanıyken Erivan’ı ziyaret etmiş ve aynı çağrıda bulunmuştu. Sarkozy’nin de Erivan’daki “soykırım” çıkışının yeni boyutu, ilk defa yabancı bir devlet adamının Ankara’ya “şu tarihe kadar soykırımı tanımazsan, Ermeni soykırımını inkarın cezalandırılmasıyla ilgili yasal düzenlemeye gidebilirim” mesajı vermesinde yatıyor.

DİASPORANIN OYU KRİTİK ÖNEMDE
Mesajın hedefi ise sanıldığı gibi Ankara değil, Fransa’daki Ermeni kökenli seçmenler. Seçim perspektifinde Ermeni oylarına bu denli önem vermesinin başlıca nedenini Fransa’da iki turlu yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin, ikinci tura kalan adaylar arasında -genelde- en fazla yüzde 2-3 oy farkıyla kazanılıyor olması. Ermeni kökenlilerin oyları milyonlarla ifade edilmese de birkaç yüzbinle ifade ediliyor ve bu da seçimde fark yaratmaya yetiyor. Ermeni oylarını ülkedeki diğer etnik ve/veya dini toplulukların oylarından farklı kılan unsur bu oyların “homojen” olması. Bir diğer deyişle, Ermeni kökenliler “soykırım” davası etrafında bütünleşip, bu konuda kendilerine en fazla vaatte bulunan parti veya adaylara yöneliyor.

Fransa Ermeni topluluğu bu nedenle 2007 yılında Sarkozy’ye tam destek vermişti. Fakat bu desteğin karşılığını bugüne dek alamadı. Sarkozy 2007 yılında cumhurbaşkanı seçilmeden önce “inkar yasası” çıkaracağı vaadinde bulunmakla birlikte, şu ana kadar -Ankara’nın da baskıları sonucu- bu sözünü tutmadı. Hatta Sarkozy’nin iktidar partisi, “tarih tarihçilere bırakılmalı” diyerek Senato’daki yasa teklifini kendi elleriyle gündemden düşürdü.

SOSYALİSTLERDEN ERMENİLERE SÖZ
Şu an ana muhalefette olan Sosyalist Parti (PS) de bu gerçeğin farkında olduğundan “Ermeni oyu silahını” erken kullanmaya başlamış durumda. PS aslında Fransa’nın 2001 yılında çıkardığı “soykırım” kanununun temelinde yatan parti. Partinin en güçlü cumhurbaşkanlığı adayı François Hollande, Sosyalist Enternasyonal’den “kardeş” olduğu Taşnak Partisi’ne, geçen mayıs ayında Senato’da tartışılmadan gündemden düşürülen “inkar yasası”nı yeniden gündeme taşıma sözü verdi. Taşnak partisinin Avrupa kanadı da Ermeni oylarının Hollande cephesinde birleşmesi için kampanya yürütüyor.

Elbette Fransa tüm bunları kapalı kapılar ardında Ankara’ya nasıl anlatıyor, Ankara resmi basın açıklamalarının ötesinde nasıl tepki gösteriyor, bilmiyoruz. Fakat, Fransız siyasilerin “Ermeni kartını” işlerine geldiğinde masaya sürmeleri, şu an 11.7 milyar Euro civarında seyreden yıllık ticaret hacmini 2020 perspektifinde 15 milyara çıkarmayı hedefleyen iki ülke arasında, amiyane deyişle, kabak tadı vermeye başladı. Nedense Türk-Fransız ilişkilerinin unutulan en önemli boyutu olan ve sayılarının 400 binin üstünde olduğu söylenen Fransalı Türkler bu durumdan çok rahatsızlar.

ERİVAN’LA NÜKLEERİ KONUŞTU
Bitmedi. Sarkozy Erivan ziyareti sırasında Ermeni lider Sarkisyan ile atom enerjisinde işbirliği konusunu da görüştü. Ermenistan’ın Sovyet döneminden kalma Metsamor nükleer tesisleri, gerek köhne yapısı gerekse ülkenin deprem bölgesinde bulunması nedeniyle başta Avrupa Birliği (AB) olmak üzere çok sayıda uluslararası kuruluş tarafından parmakla gösteriliyor. AB Erivan’dan bu tesisi ya kapatmasını ya da yenilemesini istiyor.

Fransa da Kafkas ülkeleri arasında kendisini “en yakın” hissettiği ve topraklarındaki diaspora aracılığıyla imtiyazlı ilişkilere sahip olduğu Ermenistan’ın nükleer enerji alanındaki yenilenme çalışmalarından pay kapmanın hesaplarını yapıyor. Ancak Ermeni enerji pazarında Fransa’nın karşısında Rusya gibi çetin bir rakip bulunuyor. Rus firmaları Ermenistan enerji pazarında lider konumdalar. Rus atom devi Rosatom’un, Metsamor nükleer altyapısının modernleştirilmesi için gereken finansmanın en az yüzde 20′sini karşılamayı teklif ettiği söyleniyor. Ermeni medyasına göre operasyonun toplam değeri yaklaşık 5 milyar dolar.

SARKİSYAN YENİ ÖDÜN PEŞİNDE
Ermeni lider Sarkisyan da bu “nükleer operasyondan” oldukça memnun olsa gerek. Zira bu sayede hem Fransa ile ilişkileri geliştiriyor hem de Fransa’dan “soykırım” konusunda yeni ödünler koparmanın hesaplarını yapıyor. (ntvmsnbc)

Etiketler: , , , , , ,


Eki 10 2011

Sarkozy Erdoğanı kıskanıyor

Category: Dünya,Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 09:37

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin geçtiğimiz hafta Ermenistan ziyaretinde 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak tanımlayarak, Türkiye’ye cephe alması Fransız basınında tartışma konusu oldu.

HaberTürk’e göre, Le Figaro gazetesi, Sarkozy’nin Başbakan Tayyip Erdoğan’la çekişmeye girdiğini yazdı.

Gazete şu değerlendirmede bulundu:

“İkisi de Arap Baharı’nın lideri olmak istedikleri için ilişkileri bozuldu. Sarkozy, Erdoğan ile güç oyununa girdi, bu hareketiyle Türkiye’nin AB üyeliğini reddeden Fransızların gözündeki popülaritesini artırıyor.”

“Kahramanı Erdoğan”
Sarkozy’nin “Türkiye tarihiyle yüzleşmeli” şeklindeki sözleri Cezayir asıllı Fransızların tepkisini çekti.

Slate.fr haber sitesine konuşan Cezayirliler, Sarkozy’nin sözlerini seçim hamlesi olarak değerlendirdi. Bir Cezayirli, “Sarkozy Türkiye’yle uğraşacağına 17 Ekim 1961′de, Paris’te Fransızların katlettiği Cezayirliler için özür dilesin, tazminat ödesin” diye konuştu.

Bir Cezayirli gazeteci de “Sarkozy kendini dünyanın kralı mı sanıyor? Libya’daki ‘zaferi’ nedeniyle burnu mu kalktı? Türkiye’ye ders vermeyi bıraksın” diye konuştu. Cezayir’in Paris Büyükelçiliği’nde görevli Cezayirli bir diplomat da “Fransa belkiLibya’daki Kaddafi rejiminin düşmesinde önemli rol oynadı; ancak Ortadoğu’daki her ülkede kahraman olan Erdoğan’dır” dedi.

“Ceset sayısı daha fazla”
Fransız Slate.fr’nin köşe yazarı Ariane Bonzon ise Ortadoğu ve Arap ülkelerinde Erdoğan’ın Sarkozy’ye göre daha avantajlı olduğunu söyledi.

Konuyu ele alan gazeteci Kharroubi Habib ise “Türkiye’nin Ermeni sorunu tarihin kara bir noktası ancak Türkler Ermenilerle diyalog içinde. Türkiye ‘faziletli’ bir cumhuriyete dönüşürken Sarkozy’nin cumhuriyeti arkadaşlar cumhuriyetine dönüştü. Sarkozy, önce Kamerun, Madagaskar ve Cezayir’deki Fransız katliamlarıyla ilgilensin. Fransa’nın vicdanında taşınması gereken ceset sayısı Türkiye’ninkinden çok daha fazla” yorumunda bulundu.

Paris, Carla’nın bebeğini bekliyor
Fransa first lady’si Carla Bruni’nin bugünlerde doğum yapması bekleniyor. Bu yüzden Fransız basınının kulağı Elysee’den bu konuyla ilgili gelecek bir açıklamada.

Geçtiğimiz gün Twitter’da dolaşan bir espri nedeniyle Fransız gazeteciler Carla’nın doğum yaptığını yazdı. Ancak çok geçmeden bu söylentinin bir komedyenin şakasından ibaret olduğu ortaya çıktı.

Rakibi artık belli gibi…
Fransa’da ana muhalefetteki Sosyalist Parti delegeleri, gelecek yıl düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yarışacak adaylarını belirlemek için, düzenlenen seçimin ilk turunda dün sandık başına gitti. BFM televizyon kanalı, resmi olmayan sonuçlara göre, Francois Hollande’ın oyların yüzde 40′ını, Martine Aubry’nin ise yüzde 30′unu aldığını duyurdu.

Yine resmi olmayan sonuçlara göre Arnaud Montebourg ise yüzde 17 oranında oy aldı. Seçimin ikinci turu 16 Ekim’de düzenlenecek. Sosyalist Francois Hollande, ‘inkâr yasası’ için iki hafta önce Ermeni diasporasına söz vermişti

Etiketler: , , , ,


Eyl 08 2011

12 Dev Adama Fransa engeli

Category: Dünya,Genel,Haberler,SporKardiyolog @ 10:09

Karşılaşmaya iyi savunmayla başlayan ve rakibine 5 dakikada sadece 2 sayı imkanı tanıyan Türkiye, Ömer Onan’ın 3 sayılık basketleriyle 5. dakikayı 10-2 önde geçti. Ancak bu dakikadan sonra top kayıpları yapan ve hücumda sayı bulmakta zorlanan A Milli Takım karşısında Tony Parker, Batum ve Seraphin ile bulduğu basketlerle 9-2′lik bir seri yakalayan Fransa, periyodun bitimine 2 dakika 29 saniye kala farkı 1 sayıya (12-11) indirdi. İlk periyotta rakibine ribauntlarda 14-5 üstünlük kuran (5′i hücum ribauntu) ”12 Dev Adam”, Ömer Aşık’ın basketiyle 1. periyodu 14-12 önde tamamladı.

FRANSA İLK YARIYI ÜSTÜN KAPATTI
İkinci periyodun başında Emir Preldzic ve Oğuz Savaş ile sayılar bulan Türkiye, 11. dakikayı 18-12 önde geçti. Farkın daha fazla açılmasına izin vermeyen Fransa, Kahudi ile dışardan, Traore ve Pietrus ile de içerden bulduğu basketlerle 7-0′lık bir seriyle 14. dakikada ilk kez öne geçti: 19-18. Bu dakikadan sonra Türkiye, Oğuz Savaş, Emir Preldzic ve Enes Kanter, Fransa ile Traore ve Batum ile sayılar üretirken, devrenin son 3 dakikasına 25-25 beraberlikle girildi. Fransa, Batum ve Pietrus’un basketleriyle ilk yarıyı 31-27 önde kapattı.

Türkiye, karşılaşmanın ilk yarısında 11 top kaybı yaparken, Fransa 2 top kaybıyla oynadı.

Maçın üçüncü periyodun başında Noah’ın basketleriyle Fransa farkı 7 sayıya (35-28) çıkardı, ancak A Milli Takım, Ersan İlyasova ve Hidayet Türkoğlu’nun basketleriyle 23. dakikada farkı 2 sayıya (36-34) indirdi. Bu dakikadan sonra ilk yarıda 5 sayı atan NBA’da forma giyen yıldız oyuncusu Tony Parker’in devreye girmesiyle farkı yeniden açan Fransa, 35. dakikayı 43-35 önde geçti. Türkiye, Emir Preldzic, Ömer Onan ve Enes Kanter’in basketleriyle periyodun bitimine 1 dakika 49 saniye kala farkı 3 sayıya (47-44) düşürdü. Bu periyotta Türkiye’de Hidayet Türkoğlu ve Oğuz Savaş 3′er, Sinan Güler de 4 faule ulaşırken, A Milliler, hücumda kalan sürede sayı üretemedi. Kahudi ve Gelabela’nin 3 sayılık basketleriyle farkı açan Fransa, 10-0′lık seriyle son periyoda 57-44 önde girdi.

SON PERİYOTTA FARK AÇILDI AMA..
Son periyotta Fransa, Traore’nin basketiyle 31. dakikada farkı 15 sayıya kadar (59-44) çıkardı. Ersan İlyasova ve Hidayet Türkoğlu ile bulduğu basketlerle farkı azaltmaya başlayan A Milli Takım, Ersan’ın basketiyle 15 sayılık farkı, 17-4′lük bir seriyle bitime 45 saniye kala 2 sayıya (63-61) indirdi. Bitime 25 saniye kala Kerem Tunçeri’nin 3 sayılık atışı girmeyince, ribaunt mücadelesinde Emir Preldzic ile Ersan İlyasova birbirleriyle çarpışarak, topu rakibe kaptırdı. Fransa hücumunda Ersan İlyasova, Tony Parker’e faul yaparken, yıldız oyuncu bitime 18 saniye kala kullandığı 2 atışı da sayıya çevirdi: 65-61. Son dakikaları büyük heyecan içinde geçen maçın bitimine 6 saniye kala Emir Preldic’in üç sayılık basketiyle farkı 1 sayıya (65-64) indiren Türkiye’de basketin ardından hemen Ender Arslan, Tony Parker’e faul yaptı. Tony Parker, bitime 5 saniye kala 2 faul atışını sayıya çevirince Fransa, skoru 67-64 yaptı. Türkiye, topu kenardan Emir Preldic ile 5 saniyede oyuna sokamayınca, top yeniden Fransa’ya geçti. Bitime 4 saniye kala Tony Parker, kendisine yapılan faulün birini sayıya çevirdi ve Fransa karşılaşmadan 68-64 galip ayrıldı.

TÜRKİYE 64-68 FRANSA
Salon: Siemens
Hakemler: Fabio Facchini (İtalya), Seffi Shemmesh (İsrail), Sergey Mikhaylov (Rusya)

Türkiye: Ender Arslan 2, Ömer Onan 8, Hidayet Türkoğlu 13, Ersan İlyasova 10, Ömer Aşık 10, Kerem Tunçeri, Oğuz Savaş 6, Emir Preldzic 11, Sinan Güler, Enes Kanter 4

Fransa: Tony Parker 20, Batum 13, Gelabele 3, Diaw 3, Noah 7, Seraphin 2, Kahudi 8, Traore 8, Pietrus 4, Nando de Colo

1. Periyot: 14-12
Devre: 27-31
3. Periyot: 44-57

Etiketler: , , , , , ,


Eyl 03 2011

Lugano F.Bahçeliler’i kızdıracak

Category: Dünya,Genel,Haberler,SporKardiyolog @ 12:25

Bu benim için mükemmel bir tecrübe. PSG ile kupalar, şampiyonluklar kazanıp gidebildiğim kadar ileri gitmek istiyorum. PSG’nin büyük hedeflerinin olması beni buraya çeken sebeplerden biri. Bu kulüp öncelikli olarak Fransa şampiyonluğu olmak üzere bir çok kupaya talip. Avrupa’daki hedeflerimizden bahsetmeye bile gerek yok. Her alanda yarışan bir kulübün parçası olmak, kariyerimdeki bir eksiklikti.

Lugano’nun bu sözleri ister istemez kafalarda, “Fenerbahçe her alanda yarışmıyor muydu?” sorusunu oluşturdu.

Etiketler: , , , , ,


Nis 08 2011

Zidane’dan Çeçenistan yalanlaması

Category: Sporadmin @ 16:57

Zidane, Fransız Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, ”Öncelikle ben hiçbir davet almadım. Dolayısıyla orada da olmayacağım. Zaten benim danışmanlık görevim, bu tür bir faaliyete katılmamın önünde engel teşkil ediyor” diye konuştu.

Zidane, daha önce de kendisinin haberi olmadan, bazı organizasyonlara katılacağı yolunda haberler çıktığını hatırlatarak, bu konuda çıkartılan asılsız haberlerden rahatsız olduğunu vurguladı.

Etiketler: , , , , ,





cinsel sohbet islami sohbet Sohbet Siteleri Sohbet Siteleri Mynet Sohbet full izle Adını Aşk Koydum Kuzey Güney Sohbet