Mar 30 2012

Ve TÜRKİYE o kararı verdi

Category: Genel,Haberlerxxlance @ 23:10

Libya’dan aldığımız petrolü İran’dan kısacağız

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, İran’dan alınan petrolün bir kısmının, Libya’dan sağlanması için çalışma başlatıldığını açıkladı. Sonrasında, TÜPRAŞ’tan yapılan açıklamada, İran’dan ham petrol alımlarının yüzde 20 azaltılmasına karar verildiği belirtildi. Ambargo kararı, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin dün İran’a yaptırımlar konusunda, “Türkiye bir karar vermelidir” ifadesini kullanmasıyla aynı dönemde geldi.

Yıldız, İran’dan alınan petrolün bir kısmının, Libya’dan alınacak petrolle değiştirilmesine yönelik çalışma başlattıklarını ve karar aldıklarını açıkladı.

Mecliste gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldız, Libya’dan 2012 yılı içinde yaklaşık 1 milyon ton civarında ham petrol alacaklarını söyledi. Yıldız,  “Bunu özel sektör TÜPRAŞ kanalı ile alacağız. Bu yıl Libya’dan ham petrol alımını başlatmış bulunuyoruz. Libya’nın normalleşmesi adına ve ticaret hacmimizin iki taraflı artması adına da bu kararımızın doğru olduğuna inanıyoruz. İran’dan ham petrol alımı dolayısıyla bir miktar düşmüş olacak” diye konuştu.

“LİBYA’DAN PETROL ALIMI BAŞLATTIK”

Türkiye’nin enerji politikaları ve stratejilerinde gerek doğalgaz gerekse petrolde ithal rakamlarını olabildiğince yerli kaynaklar haline getirmek için politikalarını sürdürdüğüne dikkati çeken Yıldız, şöyle devam etti:

“Yani arama faaliyetlerimiz devam etmektedir. Ancak hayat devam ediyor. Bizler bu iki kaynağı kullanıyoruz. Şu anda bu iki kaynağın da Türkiye’nin enerji başlığı altında önemli bir yeri vardır. Biz 5 ülkeden doğalgaz ve 11 ülkeden ham petrol alıyoruz. Bu ülkelerin hem sayısını hem güzergahını artırmak istiyoruz. 9 yıldan beri yürüttüğümüz politikaların başında bu bulunuyor. Şu anda uluslararası konjonktür, yeniden yapılanma, İran ile ilgili bazı yaptırımları sundu. Bu yaptırımlarla ilgili BM kararının hukuken bizi bağladığını, diğer kararların bizi bağlamadığını söylemiştim. Bu başlığımızda herhangi değişme yok. Ancak dün gerek İran ile yaptığımız görüşmelerde, gerekse bizim bu politikalarımız çerçevesinde TÜPRAŞ ile yaptığımız görüşmelerde, İran’dan aldığımız petrolün bir kısmının Libya ile bu yıl içinde değiştirilmesine dönük çalışma başlattık, karar aldık.

Libya’dan 2012 yılı içinde yaklaşık 1 milyon ton civarında ham petrol alacağız. Bunu TÜPRAŞ kanalı ile alacağız. TÜPRAŞ’a söylediğimiz şudur: Türkiye’nin arz güvenliği ile ilgili, ham petrol tedariki ile ilgili herhangi bir sıkıntının söz konusu olmadığını, buna olabildiğince dikkat etmeleri gerektiğini ve bütün ihtiyacının da karşılanması ile ilgili yine ihtiyaçlarımızın göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledik.

Bu durumda 2012 yılı içinde özellikle Libya’dan alacağımız ham petrolün, İran’dan düşürülmesi ile ilgili karar ortaya çıkmış oldu. Bu bizim uzun süreden beri devam ettiğimiz bir konudur. Aynı zamanda Suudi Arabistan’da bir kısım spot alımların veya uzun dönemli kontratlarla birlikte yapılabilecek bir yapılanmaya doğru gittiğimizi söyleyebilirim.

Dolayısıyla geçen yıl içinde Libya’dan almamıştık. Bu yıl Libya’dan ham petrol alımını başlatmış bulunuyoruz. Libya’nın normalleşmesi adına ve ticaret hacmimizin iki taraflı artması adına da bu kararımızın doğru olduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla İran’dan petrol alımı bir miktar düşmüş olacak.”

TÜPRAŞ’TAN YÜZDE 20 AMBARGO

Yıldız’ın açıklamalarının ardınan TÜPRAŞ’tan konuya ilişkin, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada ise, “Gelişen konjonktür çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda İran’dan ham petrol alımlarının yüzde 20 oranında azaltılmasına karar verilmiş olup, azaltılan bu miktar diğer kaynaklardan karşılanacaktır” denildi.

“O TARZ BİR İFADESİNİN OLMADIĞINI ÜMİT ETMEK İSTİYORUM”

 

Taner Yıldız, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin, dün yaptığı İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin konuşmasındaki bazı ifadeleri diplomatik açıdan nasıl değerlendirdiği sorusuna, şu yanıtı verdi:

 

“Bugün kendisiyle görüşmemiz olacak. Önceden planlanmış görüşmeydi. Ben söylemlerimde uluslararası diplomasi ve nezakete dikkat etmeye çalışıyorum. Ama herkesin bu konuya nasıl dikkat ettiğinin de yorumlarını yapmak durumunda değilim. Sayın Büyükelçi’nin o tarz bir ifadesinin olmadığını ümit etmek istiyorum. Konuşmada tabii ki bunları da dile getiririz ama ben onu kastetmediğini düşünüyorum. Tapelerini okuduktan sonra o konuşmayı yine karşılıklı olarak yaparız. Türkiye’nin özellikle ham petrol ve doğalgaz tedariki ile ilgili bizim önceliklerimizin uluslararası kamuoyu ile zaman zaman örtüşebileceğini, zaman zaman örtüşmeyebileceğini tabii karşılarım. Önemli olan Türkiye’nin menfaatleridir. Yolumuza bu şekilde devam ediyoruz.”

 

İRAN’LA TAHKİM SÜRECİ DEVAM EDİYOR

 

Bakan Yıldız, “İran doğalgazda indirim yapmıyor, Türkiye bundan sonra nasıl bir adım atacak?” sorusu üzerine, halkın doğalgaz tedarikinde olabildiğince maliyeti düşük bir yapı içinde bulunmaları gerektiğini söyledi. Bunun istisnası olan herhangi bir ülkenin olmadığına işaret eden Yıldız, şöyle devam etti:

 

“Doğalgaz alımında hem ülkelerin çeşitlendirilmesi hem de doğalgazın kullanımı ile ilgili güvenliğin artırılması açısından güzergahın çeşitlendirilmesi ile ilgili politikalarımız devam ediyor. İran’daki idareciler, fiyatın düşürülmesine yönelik beklentimizin farkındalar. Biz tahkim sürecine devam ediyoruz. Herhangi bir artı çaba gösterilmesi halinde bu kararımızı gözden geçiririz. Ama önemli olan bizim uluslararası piyasalardan şu anda daha yüksek aldığımız İran doğalgazının fiyatının düşürülmesine yönelik talebimizin devam ettiğidir. Eğer bu konuda somut bir gayret görünürse, bir çaba önümüze konursa, tabii ki bunu değerlendiririz.”
Bu konuda gösterilecek çabanın kendilerine bir program olarak sunulmasını istediklerini belirten Yıldız, “O zaman bunu değerlendiririz. Sunulmaması halinde biz zaten yolumuza devam ediyoruz, tahkim süreci ile ilgili. Halkımızın kullanacağı doğalgazın fiyatı ile ilgili tahkimimizi devam ettiriyoruz” dedi.

“ARTAN FİYATLARDAN BEN DE MEMNUN DEĞİLİM”

 

Bakan Yıldız, benzine yapılan zamlara yönelik soruyu yanıtlarken, “Şu anda özellikle bölgedeki Arap Baharı ile birlikte enerji sektörüne yansıyan siyasi istikrarsızlıkların yükünü Türkiye çekmektedir. Dünyanın bir kısım yüklerini de Türkiye çekmektedir. Bundan hoşnut değilim. Aslında arz talep dengesinden kaynaklanmayan, yalnızca siyasi istikrarsızlıktan kaynaklanan bir fiyat oynaması ile karşı karşıyayız. İktidara geldiğimizde ham petrolün fiyatı 22 dolardı, şimdi 122 dolar. Bu kadar artışı herhangi bir ülkenin göğüsleyebilmesi çok zordur. Ama Türkiye güçlendikçe, ilerledikçe, büyüdükçe, tabii ki bunları abzorbe etme imkanı artacaktır. Artan fiyatlardan ben de memnun değilim” diye konuştu.

 

Bazı ülkelerin dolar bazında aldıkları ham petrolü yine dolar bazında sattığını vurgulayan Yıldız, Türkiye’nin ise dolar olarak aldığını TL olarak sattığını söyledi. Yıldız, “Bütün bu döviz artışlarının, ham petrol fiyatlarının Türkiye’den bağımsız olarak artışı, yine buna bağlı olarak doğalgaz fiyatlarındaki ham petrole bağlı formülasyonun her birinin ülkemiz adına olumsuz tesirleri vardır” dedi.

 

Yıldız, elektriğe bir zammın söz konusu olup olmadığın sorusu üzerine, yarın ayın son günü olduğunu, bunların değerlendirileceğini ifade ederek, “Yarın bir toplantı yapacağız. Ondan sonra bunu kamuoyu ile paylaşacağız. Her ay sonunda olan hadiseden bahsediyoruz. Gerek doğalgazla ilgili fiyatlama mekanizmalarının, gerekse elektriğe 3 ayda bir yapılan fiyatlama mekanizmalarının sonuçlarını kamuoyu ile paylaşacağız” diye konuştu.

 

BARIŞ AMAÇLI NÜKLEER ENERJİ

 

Yıldız açıklamalarında, Güney Kore’deki Nükleer Güvenlik Zirvesi’nde ele alınan konulara da değindi. Yıldız, Zirve’de dünyada nükleer enerjinin büyük bir kararlılıkla, olabildiğince barışçıl amaçlarla kullanılmasına dönük kararlar alındığını hatırlattı.

 

İki yıl önce Washington’da bir kısım yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyumun, düşük düzeyli zenginleştirilmiş uranyumla takasının hemen her ülkede gerçekleşmesi konusunda karar alındığını anımsatan Yıldız, “Türkiye’nin bu tür konularla ilgili ne kompleksi ne de bir riski vardır. 2009 yılında Küçükçekmece’deki araştırma reaktörü için yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyumun takası, zaten o yıl içinde yapılmıştı. Türkiye, barışçıl amaçlarla kullanılmasına dair anlaşmasını ülke çeşitlendirmesine giderek yapmaya devam etmektedir. Önümüzdeki hafta Çin ile yapılacak olan seyahatte de gündeme gelecektir bu. Japonya ile de mutabakat sağlanmıştır. Bunlar bizim nükleer güç santralleri yapımı için önceden karşılıklı şart olarak koştuğumuz koşullardan bir tanesidir” diye konuştu.

 

Yıldız, “Güney Kore’nin Türkiye’ye nükleer santral yapması ile ilgili herhangi bir adım atıldı mı?” sorusu üzerine, “Güney Kore’li meslektaşımla bu konular gündeme getirildi. Her iki ülkenin de birbirine yaklaşacak adımlar atması lazım geldiğini, biz Türkiye olarak buna hazır olduğumuzu söyledik. Güney Kore tarafı da buna hazır olduğunu söyledi. Ama ben özellikle müzakere süreci sonlanmadan bu konulara ihtiyatla yaklaşıyorum. Karşılıklı görüşmeler devam ediyor. Japonya ve Çin ile de bu manada görüşüyoruz. Önemli olan Türkiye’nin kararlılığının, nükleer güç santrallerinin yapımı ile ilgili kararlılığının devam ediyor olmasıdır. Bu doğru bir karardır. Nükleer Güvenlik Zirvesinde de bu kararların tekrar tekrar gözden geçirildiğini ve doğru bir seyir izlediğini söyleyebilirim” diye konuştu.

 

Yıldız ayrıca, Türkiye’nin hem Güney Kore’de hem de İran’da hak ettiği bir misafirperverlikle karşılandığını, bunun uluslararası diplomaside Türkiye’nin hem başarısı hem de iyi ilişkilerinin sonucu olduğunu sözlerine ekledi.

 

 

Etiketler: , , , , , , , , ,


Eki 21 2011

Kaddafiyi Fransızlar buldu muhalifler öldürdü

Category: Dünya,Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 13:51

Fransa Savunma Bakanı Longuet, Kaddafi’nin öldürülmeden önce konvoyunun Fransız savaş uçakları tarafından durdurulduğunu söyledi. UGK’den de, çapraz ateş arasında kalan Kaddafi’nin başından vurulduğu açıklaması geldi.

BAŞINDAN VURULARAK ÖLDÜRÜLDÜ İDDİASI
Fransız televizyonuna açıklama yapan Longuert, Kaddafi’nin konvoyunun Sirte’den kaçmaya çalışırken savaş uçakları tarafından köşeye sıkıştırıldığını belirtti. Ulusal Geçiş Konseyi’nin Yürütme Kurulu Başkanı Mahmud Cibril, Kaddafi’nin UGK askerleri ile kendisine bağlı birlikler arasındaki çapraz ateşte başından vurularak öldüğünü açıkladı. Başkent Trablus’da bir basın toplantısında konuşan Cibril, Kaddafi’nin bir kanalizasyon borusuna saklanmaya çalışırken yakalandığını ve UGK askerlerine direniş göstermediğini söyledi.

ÖNCE KOLUNDAN VURULDU
Gazetecilere adli tıp raporunu okuyan Cibril, sağ kolundan vurulan Kaddafi’nin bir kamyona taşındığını, araç hareket ettiğinde çapraz ateş açıldığını ve devrik liderin başından vurulduğunu belirtti. Adli tıp uzmanlarının Kaddafi’nin başına isabet eden kurşunun UGK askerlerine mi yoksa kendisine bağlı birliklere mi ait olduğunu tespit edemediğini söyleyen Cibril, Kaddafi’nin hastaneye getirilmeden birkaç dakika önce öldüğünü sözlerine ekledi.

‘ATEŞ ETMEYİN’ DİYE BAĞIRDI
Kaddafi’yi ele geçiren muhalif askerler, devrik liderin Sirte’de bir menfezde saklandığını belirterek, ele geçirildiği sırada “Ateş etmeyin!, Ateş etmeyin!” diye bağırdığını açıklamıştı. Ancak yayınlanan videolarda Kaddafi’nin yaralı olarak yerde sürüklendiği görüldü.

KADDAFİ’NİN CESEDİ CAMİYE KONULDU
Muammer Kaddafi’nin cesedi Misrata kentine getirilerek bir camiye yerleştirildi. Güvenlik nedeniyle caminin yeri açıklanmadı. Ulusal Geçiş Konseyi’nden yapılan açıklamada, Kaddafi’ye İslami usullere göre tören düzenleneceği ve Misrata’da toprağa verileceği belirtildi.

SEYFÜLİSLAM YAKALANDI, MUTASSIM ÖLDÜRÜLDÜ
Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam Kaddafi’nin yakalandığını, Kaddafi’nin diğer oğlu Mutassım’ın ise babasıyla saklandığı yerde öldürüldüğü açıklandı. Ulusal Geçiş Konseyi yetkilileri, Mutassım’ın öldüğünde babası Muammer Kaddafi’yle aynı yerde olduğunu belirtti. Kaddafi’nin öldürülmeden önce bir menfeze saklandığı iddia edildi.

GENELKURMAY BAŞKANI DA ÖLDÜRÜLDÜ
Arap televizyonu El Cezire, Muammer Kaddafi’nin Genelkurmay Başkanı Ebu Bakr Yunus’a ait olduğu iddia edilen bir ceset yayınladı. Ulusal Geçiş Konseyi, Yunus’un çatışmalarda öldürüldüğünü belirtmişti. ABD ise, Kaddafi’nin yakalanıp yakalanmadığını şu anda teyit edemediklerini belirtti.

NATO TEYİT ETMEDİ
NATO, devrik Libya lideri Kaddafi’nin yakalandığı yönündeki bilgileri araştırdıklarını ancak bu aşamada öldürüldüğü veya yakalandığını teyit etmelerinin zor olduğunu açıkladı. Kaddafi’yi burada yakalayan isyancılar, cesedini sürükledi.

RUSYA: KADDAFİ’NİN KADERİNİ LİBYA HALKI BELİRLEMELİ
Rusya Devlet Başkanı Dimitry Medvedev, Muammer Kaddafi’nin kaderine Libya halkının karar vermesi gerektiğini belirtmişti.

DOĞDUĞU KENT SİRTE DÜŞTÜ
Libyalı muhalifler, iki aydır büyük bir saldırı başlatıkları Kaddafi’nin doğum yeri Sirte’yi bu sabah ele geçirdiklerini ve merkeze yeni Libya bayrağını diktiklerini belirtmişti. Ulusal Geçiş Konseyi güçleri, bu hafta başında Beni Velid kentini de ele geçirmişti.

Etiketler: , , , , , ,


Eki 21 2011

Kaddafiyi linç ettiler

Category: Dünya,Genel,Haberler,Siyaset,YaşamKardiyolog @ 13:44

Sirte yakınlarındaki bir çölde 1942 yılında doğan Muammer Kaddafi, 1969 yılında kendini Libya devletinin defakto lideri ilan etti.

Libya’da başlayan isyanlara karşı aylardır direnen Muammer Kaddafi, doğum yeri olan Sirte’de yaralı olarak ele geçirildi. Yakalandığında sağ olan Kaddafi’nin, linç edilerek öldürüldüğü ortaya çıktı.

Etiketler: , , , , ,


Eki 12 2011

Ülke ülke PKKya kim ne kadar yardım yaptı

Category: Dünya,Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 10:08

Posta Gazetesi yazarı Candaş Tolga Işık, Abdullah Öcalan’ı İmralı’da karşılayan ve sorgusunu yapan Jandarma İstihbarat Albay Hasan Atilla Uğur ‘Abdullah Öcalan’ı Nasıl Sorguladım?’ simli bir kitabını bugünkü köşesine taşıdı.

Öcalan’ın ifadesindeki ‘PKK’ya hangi devletler ne yardımı yapıyordu’ bölümlerine işaret eden Işık, PKK’ya yardım etmeyen tek devletin Libya olmasına dikkat çekiyor.

ÖCALAN ANLATIYOR
İşte Işık’ın Posta’daki köşesinde yer alan o ayrıntılar
*
İşte Apo’nun kendi cümleleriyle PKK ve ‘dış bağlantıları’…
Yunanistan: “En başından beri hep çok iyi destek aldık. Kamplar, askeri ve maddi destek, teknik sabotaj, orman yangını eğitimlerini bizzat Yunan istihbaratı verdi.”

ESAD’LA BİZZAT GÖRÜŞÜYORDUM
Suriye: “Hafız Esad’ın kardeşi Cemil Esad’la bizzat görüşüyordum. Suriye’de kamplar açtık. Suriye devleti
örgütlenmemize izin vermişti. Maddi gelir elde etmemize engel olmuyorlardı. Sınır geçişlerinde kolaylık sağlıyorlardı. Suriye’de yıllık 1 milyon dolardan fazla gelir elde ediyorduk. Zaman zaman Muhaberat’ın (gizli servis) arabalarını kullanıyorduk.”
İran: “Gizli servis İttiaat’tan Sait isimli bir şahısla irtibat halindeydim. Bize silah, SAM7 füzeleri ve lojistik destek sağladılar. Bir hastane, 3 de kamp kurmamıza izin verdiler. Silah ve hayvan ticaretinden pay alıyorduk. Gelirimiz Avrupa’dakine yakındı.”
Bulgaristan: “Bir eğitim bürosu açtık… Gizli servislerinin haberi vardı… Ses çıkarmıyorlardı.”

PATLAYICILARI SIRBİSTAN’DAN ALIYORDUK
Sırbistan: “Ellerinde Strella Füzesi vardı. 20 adet satın aldık. Sırplar sonra çok daha fazlasını bize destek amacıyla parasız verdi. Füze eğitimlerini de onlardan aldık. TNT, C-4 gibi patlayıcıları Sırbistan’dan sağlıyorduk.”
Romanya: “Bükreş’te evlerimiz ve derneklerimiz bulunuyordu. Devlet bize serbesti sağlamıştı. Türkiye’den katılanların ilk eğitim yeri Romanya’ydı. Romanya istihbarat servisi bize telsiz, dürbün, gece görüş cihazı gibi teknik malzeme verdi.”
Almanya: “Gizli servisle görüşüyordum. Parlamentodan da beni ziyarete gelenler olurdu. Örgüt yöneticisi Kani Yılmaz’ın sığınma talebini kabul edip, pasaport verdiler. Her anlamda güçlü olduğumuz bir yerdi.”
İngiltere: “Bizim konumuzda en akıllı davranan ülkeydi. Hiç direkt siyasi ilişki kurmadılar. Ama gizli olarak en büyük
desteği İngiltere’den alıyorduk.”
Holanda: “Bizim üslenme ve eğitim alanımızdır. En çok destek ve para bulduğumuz ülkedir.”
Fransa: “Bize her zaman çok yakın oldular!”
Amerika: “Bir temsilci atadık. Dernek kurdular. Ayrıca bir enformasyon büromuz vardı. Zaman zaman oradaki düşünce kuruluşlarından destek aldık.”

PKK’YA SICAK BAKMAYAN TEK ÜLKE
Libya: İşçiler arasında iyi örgütlenmemiz vardı. Yılda 500 bin dolara yakın bağış topluyorduk. Ama Libya devleti ile aramız iyi değildi. Her türlü imkanları olmasına rağmen bize araç, gereç, silah ve malzeme vermediler. Defalarca talebim oldu ama Kaddafi bize hiç sıcak bakmadı.”
*
Okurken tüyleriniz diken diken oluyor…
Türkiye’de kan dökmek için ilan edilen ‘çok uluslu’ seferberliğe mi yanarsınız yoksa tek ‘dost’umuzun Kaddafi oluşuna mı?
Hâlâ “PKK 27 yıldır neden bitirilemedi?” diye sormaya gerek var mı?

Etiketler: , , , , , , ,


Eyl 17 2011

Erdoğanın Libyadaki gövde gösterisi

Category: Dünya,Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 10:42

Libya, dün ve bugün iki önemli ziyaretle dünya medyasının ilk sıralarındaydı.

SARKOZY VE CAMERON LİBYA’DAYDI
Başbakan Erdoğan’ın Mısır, Tunus ve Libya ziyareti programına başlamasının ardından Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve İngiltere Başbakanı David Cameron sürpriz bir şekilde Libya’ya ziyaret gerçekleştirdi.

ANONSLA KALABALIK TOPLAMAYA ÇALIŞTILAR
Ancak, Libya halkı her iki devlet adamının ziyaretine ilgi göstermedi. Öyle ki, geçici konsey anonsla meydana kalabalık toplamaya çalıştı. Ancak yaklaşık 150 kişinin Sarkozy ve Cameron’ın konuşmasını dinlemesi dalga konusu oldu.

ERDOĞAN’A COŞKULU KARŞILAMA
Başbakan Erdoğan’dan rol çalmaya çalışan iki lider büyük bir hezimete uğradı. Sarkozy ve Cameron’dan sonra bugün Başbakan Erdoğan Libya’daydı. Libyalılar’la Cuma Namazı Kılan Başbakan Erdoğan, Şehitler Meydanı’ndan coşkulu bir kalabalığa seslendi.

Erdoğan konuşmasında ‘Libyalılar, gözleri petrol yataklarında olanlara dikkat etsin’ mesajı verirken miting alanında sürekli ‘Türkiye, Türkiye’ sesleri yankılandı

Etiketler: , , , , , ,


Eyl 17 2011

Başbakan Erdoğan ve Abdülcelilden ortak açıklama

Category: Dünya,Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 10:41

Başbakan Erdoğan’ın Mısır ve Tunus’tan sonra bugün Libya’da temaslarda bulundu. Coşkulu bir kalabalığa seslenen Erdoğan Cuma Namazı’nı da burada göstericilerle birlikte kıldı.

CUMA’YI MEYDANDA HALKLA KILDI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Libya’nın başkenti Trablus’ta, Şehitler Meydanı’nda Libyalılarla beraber Cuma namazını kıldı. Meydanda sıkı güvenlik önlemleri alındığı dikkat çekti. Katılımın yoğun olduğu Cuma namazının ardından Erdoğan yine aynı meydanda halka seslendi.

ALLAHUEKBER SESLERİ TÜRKİYE SESLERİNE KARIŞIYORDU
Başbakan Yardımcısı Ömer Çelik o anları sosyal paylaşım sitesi twitter’da paylaştı. Çelik, ‘Şehitler meydanında (Yeşil meydan) binlerce kişiyle cuma namazı kıldık. Allahuekber sesleri, “Türkiye,Türkiye!” seslerine karışıyordu.’ diye yazdı.

Başbakan Erdoğan, Libya’nın başkenti Trablus’ta, Şehitler Meydanı’nda Libyalılarla beraber Cuma namazını kıldı.
ORTAK BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİLER
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Ulusal Geçiş Konseyi Başkanı Abdulcelil, ortak basın toplantısı düzenledi.

BİNGAZİ’DE NE OLDUYSA SİRTE DE O OLUR
Başbakan Erdoğan yaptığı açıklamada; ‘Bugün bizim için çok anlamlı birgün, tüm heyetimize ve şahsım olarak bana bu ziyaret önemli bir mutluluk vesilesi olmuştur. Tabi ki burada Mustafa Abdulcelil kardeşimi ve Ulusal Geçiş Konseyi’nin tüm üyelerine teşekkür ediyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum bu kutlu mücadeleyi buraya taşıyanları tebrik ediyorum. Şuanda Sirte’de devam eden mücadele ve orada ki kardeşlerime de sesleniyorum. Gelin sizde Trablus’la, Bingazi ile birleşin el ele verin burada daha fazla kan dökülmesin bilesiniz ki bu işin sonu Bingazi’de ne olduysa diğerlerinde de o olacaktır.’ diye konuştu.

İşte Erdoğan’ın açıklamalarının satır başları

BU BİR ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİDİR
Sirte’de hala çatışan kardeşlerimize sesleniyorum. Gelin Bingazi’de, Trablus’ta birleşelim. Hiç bir zaman halkın isteklerine karşı bir direniş sonuna kadar sürmez. Er ya da geç halkın istekleri gerçekleşmiştir. Bu bir özgürlük mücadelesidir. Bu yeni döneme Sirte halkı da gereken desteği vermelidir.

Burada geleceği çok iyi okumak gerekli. Libya halkı bazı oyunları da bozacaktır. Şubat ayında da söylemiştim. Libya Libyalıların olarak kalmalıdır. Yani Libya yeni bir Irak olmamalıdır.

Okulların açılışı yaklaşıyor, okulların restorasyonu için her türlü hizmeti vereceğiz. Yine bir yetimhaneyi inşaa etmeliyiz. Trablus’ta bir parlamento binasını yapalım istiyoruz. Artık gerçek anlamda demokrasinin başlaması için parlamento binasının yapılması gerekli.

Ulusal geçiş hükümetiyle ilişkileri biran önce kurduk. Türk Hava Yolları seferlerini artık tekrar başlatacağız.

LAİKLİK SÖZLERİMDE TERS BİR ŞEY YOK
Gerek Mısır gerekse Tunus’ta yaptığım laiklik açıklamamda da belirttiğim gibi ben laikliği dinsizlik olarak kabul etmiyorum. İnsan lail olmaz devlet laik olur. Bizim sözlerimizde islama ters bir yer varsa lütfen siz de bizi ikna edin.

Geçmişte Libya’da iş yapmış firmalar var. Bunların da alacağı var. Ve biliyorsunuz Devletler’de devamlılık esastır. Yapılan anlaşmalar belgelerle sunulursa gerekli tutar karşılanır. Eğer burada bir yolsuzluk varsa bu da ispat edilir. Benim bugüne kadar bu yolsuzluklara karıştığına dair bir bilgim yok.

HALKININ ÜZERİNE TOPLA TÜFEKLE GİDENLER AYAKTA KALAMAZ
Suriye’de yaşananların Kürt kökenli vatandaşlarımızı etkilemesi söz konusu değildir. Bizim tek hassasiyetimiz Suriye’de yaşananların bir meshep savaşına dönüşme olasılığıdır. Halkının üzerine tankla topla yürüyen yönetimler ayakta kalamaz. Beşar bütün bunların hesabını vermek zorunda kalacaktır

Etiketler: , , , , , ,


Eyl 14 2011

Tunus halkı Erdoğanı bekliyor

Category: Dünya,Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 10:06

Tunus halkı, Başbakan Erdoğan’ın gelişinin, demokrasi ve istikrara katkı sağlayacağına inanıyor.AA muhabiri, yaşanan olaylardan sonra hayatın normale döndüğü Tunus’ta halka Başbakan Erdoğan’ın Mısır, Tunus ve Libya ziyaretini sordu.

HEYECANLI BEKLEYİŞ
Başbakan Erdoğan’ın ziyaret edeceği Tunus’ta halk, büyük bir coşku ile yarınki ziyareti beklediğini belirtirken, ziyaretin iki ülke ilişkilerine önemli katkı sağlayacağına inandıklarını anlattılar.

Türkiye’nin Mısır, Tunus ve Libya’da gerçekleşen ”Arap Baharı”na verdiği destekten dolayı memnun olduklarını ifade eden Tunuslular, Başbakan Erdoğan’ın Tunus ziyaretin kendileri için bir ”Şeref kaynağı” olduğunu vurguladılar.

Öte yandan hayatın normale döndüğü Tunus’ta, halk Başbakan Erdoğan’ın gelişinin, demokrasi ve istikrara katkı sunacağına inanıyor.

Sokakta görüşlerini aldığımız bir Tunuslu, ”Erdoğan’a Allah uzun ömür versin, onu çok seviyoruz” dedi.

Başka bir Tunuslu’da Başbakan Erdoğan’ı bütün Müslümanların lideri olarak gördüklerini, siyasi olarak gittiği her yerde iz bıraktığını, Filistin’e verdiği destekten de memnun olduklarını belirterek, Başbakan Erdoğan için ”Dünyada bir numara” değerlendirmesinde bulundu.

Başkent Tunus’taki bir Türk lokantasında çalışan Tunuslu genç, Türkçe olarak Başbakan Erdoğan’ı çok sevdiklerini belirterek, Erdoğan’ın Türkiye’de çok şeyler yaptığını kaydetti.

Başbakan Erdoğan’ın Davos’ta yaptığı çıkışı da hatırlatan Tunuslu genç, Arap liderlerinin hiç birinin bunu başaramadığını, tüm dünyanın Başbakan Erdoğan’ı takdirle karşıladığını belirterek, ”Yola devam” ifadelerini kullandı.

Etiketler: , , , , , ,


Eyl 09 2011

Gelin Kaddafinin bıçakladığı Türk garson evine geldi

Category: Dünya,Genel,HaberlerKardiyolog @ 10:21

Adnan Tam (54), Türkiye Büyükelçiliği’nin girişimleriyle Libya’dan Tunus’a, Tunus’tan İstanbul’a, İstanbul’dan da Hatay’a geldi. 3 gündür yollarda olduğunu söyleyen Tam, ailesine sarılarak özlemini giderdi. Havaalanında kuzenleri tarafından karşılanan Tam, buradan karayolu ile Hatay’ın Samandağ ilçesindeki evine geçti. Evinin önünde Adnan Tam’ı 10 aydır görmediği eşi, oğlu ve ablası karşıladı. Adnan Tam, araçtan iner inmez oğlu Ali’ye sarılarak ağladı. Akrabalarının desteği ile zorla ayakta durmayı başaran Tam, “Libya’dan Tunus’a geçtim. Oradan Türkiye’ye geldim. Üç gündür yollardayım. Ben yaşananların ardından insan hakları mahkemesine başvurmadan önce Libya’daki mahkemeye başvuracağım. Ondan sonra İnsan Hakları Mahkemesine başvuracağım. Elbette hakkımı arayacağım. Bu vahşetin neticesi böyle kalmayacak” dedi.
Adnan Tam, 1 Aralık 2010 tarihinde Türkiye’den Libya’ya garsonluk yapmak için gittiğini ancak garsonluk yapacağı yerin Kaddafi’nin oğlu’nun evi olduğunu bilmediğini söyledi. Tam, “Libya’ya gitmemin nedeni maddi sıkıntılarımdı. Türkiye’de çalıştığım süre içerisinde birikim yapma imkanım yoktu. Benim bağkur borçlarımı da ödemem lazımdı. Bir yerde garson olarak çalışacaksın dediler. Kaddafi’nin oğlu’nun evinde çalışacaksın demediler. Deselerdi zaten gitmezdim” diye konuştu.

GELECEĞİNİ HİÇ UMMUYORDUM
10 aydır eşinden haber alamadığı için zor günler yaşayan Serpil Tam ise, “Kavuştuğumuza çok seviniyorum. Çok şükür. Geleceğini hiç ummuyordum. Çok şükür sağ olarak döndü. Sağlık durumu belli. Önce sağlık durumunun iyileşmesini bekleyeceğiz. Ardından kocam isterse mahkemeye başvuracağız. Böyle olmaz. İnsan ekmek parası için gidiyor. Ne hale gelmiş. Bir kez daha eşimi oralara göndermem. Keşke elimde olsa” şeklinde konuştu.

Etiketler: , , , , , , ,


Eyl 08 2011

BM Libyaya gözlem gücü önerecek

Category: Dünya,Genel,HaberlerKardiyolog @ 10:12

Parlamentoya Libya konusunda bilgi veren Frattini, söz konusu ekibin anayasayı yapacak kurucu meclis üyelerinin belirleneceği seçimler için Trablus’taki yönetime destek vereceğini belirtti. İtalyan bakan, daha sonra yapılacak başkanlık ve meclis seçimlerinde de BM’nin Libya’ya yardımcı olmayı planladığını ekledi.

Etiketler: , , , , ,


Eyl 07 2011

Türkiye artık tüm Arapların düşmanı

Category: Dünya,Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 10:59

İbrahim’in Suriye rejimine de “Türkiye’den uzak durun” çağrısında bulunduğu iddia edildi

Libya’da Muammer Kaddafi rejimi hükümetinin sözcüsü Musa İbrahim’in önceki gün Suriye televizyonunda yaptığı ve NATO ülkelerine ateş püskürdüğü konuşma Türkiye’ye tehdit olarak yorumlandı. CNN’in Ortadoğu muhabiri Ivan Watson, Twitter’da Musa İbrahim’in konuşmasını “Suriyelilere Türkiye’den uzak durmaları tavsiyesinde bulundu. İbrahim Türkiye’nin Arapların bir numaralı düşmanı olduğunu söyleyerek ülkeyi ‘Yeni İsrail’ olarak tanımladı” cümleleriyle aktardı.

Libya düşerse herkes düşer
Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’ye en yakın isimlerden olan Musa İbrahim’in konuşmasından önemli noktalar şöyle: “Başlıca düşmanımız NATO. Ordumuzu NATO’dan koruyacağız. Silahlı muhaliflerin üzerine atlamak ve Libya’yı özgürlüğüne kavuşturmak için kutsal saati bekliyoruz. Eğer Libya düşerse bu Cezayir, Suriye ve Suudi Arabistan’ın da düşüşü demektir.

Ahlaklarını Batı için sattılar
Müslüman kardeşlerimden, emperyalistlerin rüyalarını susturmalarına izin vermemelerini istiyorum. Libya’daki savaş Fransa’ya buradaki petrolün yüzde 35′ini kazandıracak. Eğer Fransa’ya ayrılan bu ise, diğer ülkelere de ayrılmıştır. Yani Libya satılmış demektir. Evlerimizi, çiftliklerimizi, hastanelerimizi ve okullarımızı yıktıklarını ve bunları petrol gelirleriyle ödememizi istediklerini düşünün. Bu insanlar şuurlarını ve ahlaklarını batının menfaatleri için sattı.”

Etiketler: , , , , , ,


Sonraki Sayfa » 


cinsel sohbet islami sohbet Sohbet Siteleri Sohbet Siteleri Mynet Sohbet full izle Adını Aşk Koydum Kuzey Güney Sohbet