
Mar 31 2012
Sivilceli ciltler için pratik maske tarifi
Uzman Estetisyen Pervin Dinçer, sivilce sorunu olanlar için evde kolayca hazırlanabilecek bir maske tarifi verdi. İşte, maskenin hazırlanışı;
Malzemeler
* 2 yemek kaşığı kabartma tozu
* 2 tatlı kaşığı kadar su, gül suyu veya maden suyu
Hazırlanışı
Uygulama öncesi kaynamış suya 1 yemek kaşığı üzüm veya elma sirkesi ekleyin ve başınıza havlu kapatıp cildinizi 10 dakika buhara tutun. Bu bakterilerin azalmasını sağlayacaktır.
Daha sonra hazırladığınız maskeyi 15–20 dakika bekletip durulayın. Cildinizde biraz yanma olabilir fakat geçici bir durumdur, telaşlanmayın.
Mar 30 2012
Doktor kendi başına gelince gerçeği gördü
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “Her Hastalık Bir Hikayedir” yarışmasına “Bir Doktor Kanser Olursa” başlıklı hikayesiyle katılarak meslektaşlarına hastalığı sürecinde yaşadıklarını anlatan ve geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Uzman Doktor Aydemir Yalman’ın vasiyet niteliğindeki hikayesi tıp etiği derslerine konu oldu
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin tıp eğitimine yeni bir bakış açısı kazandırmak amacıyla başlattığı “Her Hastalık Bir Hikayedir” yarışmasına “Bir Doktor Kanser Olursa” başlıklı yazısıyla katılan Uzm. Dr. Aydemir Yalman, yaklaşık bir ay önce kanser rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybetti.
Hekim gözüyle kanser hastası olduğunu öğrendiğinde neler yaşadığını “Önce klinikten uzaklaşıp bir kafeye gittim tek başıma. Ne yapacağımı düşünmeye çalıştım uzun bir süre. Beynimin içinde uğuldayan ‘bu andan sonrası yok’ düşüncesi sağlıklı karar vermemi engelliyor ve gözümün önüne sürekli olarak bugüne kadar yaşadığım hayat geliyordu. 40 yıllık hekimdim. Anatomi, patolojik anatomi okumuştum ve oradan edindiğim bilgiler sonumun pek hayırlı olmayacağını söylüyordu” cümleleriyle anlatan Yalman, hikayesinde tedavisi sırasında doktorların kendisine nasıl davrandığına ilişkin de bilgiler veriyor.
“HASTANIN YÜZÜNE DAHİ BAKILMIYOR”
Tümör konseyine girdiğinde hekimlerin “bırakın ‘geçmiş olsun’ demeyi, yüzüne dahi bakmadıklarını” anlatan Yalman, hasta bir hekim olarak içinde bulunduğu çelişkiyi “Zaten başıma gelenlerin şokunu yaşarken, bir de hastalanan doktor olarak ne kadar değersiz olduğumu düşünüyordum. Oysa onkoloji ile uğraşan doktorların ve sağlık çalışanlarının söyledikleri ilk söz, bu hastalıkta moral motivasyonun çok önemli olduğu değil midir?” sözleriyle özetliyor.
Yalman, hikayesinde meslektaşlarına şu tavsiyelerde bulunuyor:
“Bir hekimin önce bir hasta olarak bir doktora başvurmasını, sonra da hasta yakını olarak hastanede bulunmasının önemini bir kez daha anladım. Böylece yapılan davranış hatalarını yaşayarak gözlemleyebilir.
-Bir hekimin hastasına, hele de kanser hastasına daha duyarlı yaklaşması gerektiğine inandım.
-Her hastanın bir birey, bir insan olduğunun asla unutulmaması, en azından kendisiyle konuşurken yüzüne bakılması ve yazılı onay için yapılan bilgilendirmelerin gerçek anlamına uygun yapılması gerektiğine inandım. Çünkü, doktor olmama rağmen kemoterapinin yapacakları açık açık anlatılmadığı için ilk tedaviden sonra panik atak geçirdim.
-Başta kanser hastaları olmak üzere, eğer mümkünse tüm hastalara psikolojik destek sağlanmasının çok önemli olduğunu anladım. Basit bir örnek verecek olursam, yazmaya başladığımda yaşadığım olayları tekrar hatırlamak beni çok rahatsız etti. Ama psikologum bunu yapabileceğimi defalarca söyleyerek beni yüreklendirdi ve sizlerle hastalık sürecimi paylaşabildim.”
O HİKAYE GELECEK KUŞAKLARDA İYİ HEKİMLER YETİŞTİRMEK İÇİN ÖNEMLİ BİR MESAJ
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Etiği ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nesrin Çobanoğlu, yaptığı açıklamada, Yalman’ın hikayesinin gelecek kuşaktaki hekimlerin eğitimi için önemli mesajlar içerdiğini vurguladı.
Yalman’ın çok duyarlı ve etik açıdan düşünceli bir hekim olduğunu anlatan Çobanoğlu, Yalman’ın hikayesinin bir nevi hekimlere vasiyet niteliği taşıdığını belirtti.
Hikayenin, hekimlerin hastalarla ilişkilerde empati kurmayı unutmaması gerektiğini güzel bir dille anlattığını ifade eden Çobanoğlu, derslerinde bu hikayeyi anlatmayı bir misyon olarak gördüğünü söyledi. Hikayenin gelecek kuşaktaki hekimlerin hastalarına yaklaşımını etkileyeceğine inandığını vurgulayan Çobanoğlu, şöyle devam etti:
“O hikaye gelecek kuşaklarda iyi hekimler yetiştirmek için önemli bir mesaj. Önemli gözlemler var. Hekimin hastalık yaşantısı her zaman hekimin empati becerisini artırır. Aydemir Bey’in de hastalığı ciddi bir hastalıktı. Hikayede, bir hekimin hekim gözüyle bunlarla baş etme çabası, yaşanılan aksaklıklar görülüyor. Yıllarını hekim olarak geçiren insanın gözleminden dökülen bir hikaye. Tıp etiği mesajı diye algılıyorum ve çok önemli buluyorum. Sorumlu hekimlik davranışı. Etik derslerimde kullanmaya başladım. 4. sınıf stajyer öğrencilerime okutmaya başladım. İleride de bu yönde olumlu gelişmeler olacağına inanıyorum.”
Tem 16 2011
Sefa’dan Pampişler …
CNN Türk erkanlarında Mesut Yar’ın hazırlayıp sunduğu Burada Laf Çok’a katılan taklit ustası Sefa Doğanay yine gülme krizlerine soktu. Sefa Doğanay bu seferde Hilal Cebeci’nin panpişlerini diline doladı. Doğanay taklit ettiği ünlülerin ağzından panpişlerim deyince ortalığı kırdı geçirdi.
Tem 16 2011
Oboziteye Koruma …
Aşırı şişmanlığa karşı, bilinen operasyonlar arasında riski en düşük olduğu bildirilen, midenin, içe katlanıp dikişlerle tutturularak küçültüldüğü operasyonla 1 yılda yüzde 70′e yakın başarı sağlandığı açıklandı.
Morbid (hastalık derecesinde) obeziteye karşı Türkiye’de daha önce 10 hasta üzerinde gerçekleştirilen ”Laparoskopik Total Vertikal Plikasyon (pilileme)” adı verilen mide katlama ameliyatı, Ankara’da ilk kez Opr. Dr. Gökhan Osmanoğlu ve Opr. Dr. Murat Üstün tarafından yapıldı.
Operasyonla ilgili bilgi veren Opr. Dr. Osmanoğlu, sıklığı giderek artan morbid obezitenin, vücutta neredeyse tüm sistemleri etkileyen bir sağlık sorunu ve ciddi bir hastalık olduğunu bildirdi.
Tem 06 2011
TAM 14 KEZ AMELİYAT OLDU
İşte Ajda Pekkan’ın geçirdiği estetik operasyonların listesi: 3 kez burnunu yaptırdı, 6 kez dudaklarına silikon enjekte ettirdi…
Haz 24 2011
Sağlık Sorunları
Yüzdeki kırışıklar arttıkça ve çizgiler derinleştikçe, kemik yoğunluğu da düşüyor. Bu da kadınlarda kemik kırılması riskini tahmin etmeye yardımcı olabileceği bildirildi.
Kırışıklıkların çok fazla ve derin çizgiler halinde olması bedende düşük protein seviyesine dolayısıyla da düşük kemik yoğunluğuna işaret ediyor diyor bilim insanları. Halen sürmekte olan araştırmada hiçbir kozmetik müdahalede bulunmayan ve menopoz dönemini 3 yıl önce atlatan 114 kadın incelendi.
May 07 2011
Donarak Yaşıyor !!!
Türkiye’de ilk kez Ankara Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uygulanmaya başlanan “Servo Kontrol” adı verilen, vücut ısısını yaşamsal değerin altına düşürerek belirli bir seviyede sabitleyen sistem, ters gelen ya da doğum sırasında başka bir nedenle oksijensiz kalan bebeklerin ilerde zihinsel ya da bedensel engelli olmalarının önüne geçiyor
Nis 28 2011
Sigaraya Son !
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, dünyada kullanılan ‘Türk gibi sigara içmek’ deyiminin, yerini ‘Türkler gibi sigaraya karşı olmak’ tabirine bırakmak üzere olduğunu söyledi.
Akdağ, Ulusal Öğrenci Konseyince hazırlanan ”Dumansız Kampus Projesi”nin tanıtımı amacıyla Grand Cevahir Otel’de düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, gereksiz polemiklerin, belden aşağıya ifadelerin zaman zaman revaçta tutulduğu bir ortamda basının bu güzel projeye yeterli ilgiyi göstermesini umut ettiğini ifade etti.
Nis 08 2011
Alkol Kansere Yol Açar Mı ?
Avrupa çapında Yaklaşık 400 bin kişinin katılımıyla yapılan ve British Medical Journal’da yayınlanan araştırmada, alkolün kanser riskini arttırdığı ortaya çıktı.
Avrupa çapında yapılan bir çalışma, günde bir biradan fazlasının bazı kanser türlerine yakalanma riskini ciddi oranda arttırdığını ortaya koydu.
Yaklaşık 400 bin kişinin katılımıyla yapılan ve British Medical Journal’da yayınlanan araştırmaya göre, erkeklerde her 10, kadınlarda ise her 33 kanser vakasından biri, alkol kullanımından kaynaklanıyor.
Sonraki Sayfa »


