Eki 24 2011

Ahmet Hakan: Vanı önce deprem sonra faşizm vurdu

Category: Genel,Haberler,YaşamKardiyolog @ 10:41

Dün Doğu Anadolu’yu sarsan 7.2 büyüklüğündeki deprem kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Depremin ardından sosyal paylaşım sitelerindeki yorumlara isyan eden Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan, ‘Kısacası Van’ı önce deprem sarstı, ardından da faşizm. Zaten azıcık kalmış olan insanlığa güvenimi, büsbütün kaybetmemek için olay mahallinden anında kaçtım.’ diye yazdı.

İşte Hakan’ın ‘Van depremi ve vicdan körelmesi’ başlıklı yazısı

VAN’da meydana gelen depremin hemen ardından sosyal medyada küçük bir tur atayım dedim.

‘TERÖRE DESTEK VERİRLERSE BÖYLE OLUR’
Hay demez olaydım.
Şöyle bir baktım mesajlara, yorumlara falan:
- Bazıları yürek soğutuyordu.
- Bazıları bilgiç bir edayla “Teröre destek verirlerse böyle olur” diyordu.
- Bazıları acı olaydan hükümete çakacak malzemeler devşirmeye çalışıyorlardı.
- Bazıları Deniz Feneri olayını gündeme getiriyorlardı.
- Bazıları “Ağlama sırası onlarda” diyorlardı.
- Bazıları sözde biraz daha insaflı bir tavır takınıp “Türk’ün nasıl bir millet olduğunu gösterelim, Van’a yardım edelim” diyorlardı.
- Bazıları “Hükümetin yapamadığını Allah yapıyor” diye yazıyorlardı.
Kısacası…

VAN’I ÖNCE DEPREM ARDINDAN FAŞİZM SARSTI
Bir akıl tutulması, bir vicdan körelmesi, bir merhamet yoksunluğu, bir cehalet histerisi alıp başını gitmiş durumdaydı.
“Yapmayın, etmeyin, ayıp oluyor” diyen az sayıda sağduyulu ses ise arada kaynayıp gidiyordu. Kısacası Van’ı önce deprem sarstı, ardından da faşizm.
Zaten azıcık kalmış olan insanlığa güvenimi, büsbütün kaybetmemek için olay mahallinden anında kaçtım.
* * *

EĞER ÖNLEM ALINMAZ VE TEDAVİ EDİLMEZSE
Size bir şey söyleyeyim mi?
Ne sınır ötesi ya da sınır içi operasyonlar, ne PKK’nın yeni saldırıları, ne ölümler / kalımlar, ne terörün önlenmesi, ne dağdakilerin indirilmesi, ne kan, ne gözyaşı, ne ağlayan analar…
Önümüzdeki süreçte…
Bunları bile geride bırakacak çok daha önemli bir sorun bizi bekliyor.
Eğer önlem alınmaz ve tedavi edilmezse…
Bu akıl tutulması, bu vicdan körelmesi, bu merhamet yoksunluğu, bu cehalet histerisi bayrağını burcun en tepesine dikmeyi başaracak.
Hiçbir şeyden korkmayalım, bundan korktuğumuz kadar.

Etiketler: , , , , , , , ,


Eki 18 2011

ETA 43 yıl sonra silah bırakıyor

Category: Dünya,Genel,Haberler,Siyaset,YaşamKardiyolog @ 10:33

İspanya’da Bask bölgesinin bağımsızlığı için mücadele veren ETA’nın silah bırakması için yol haritası çizmek amacıyla dün San Sebastian kentinde BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın başkanlığında düzenlenen dev konferans tarihe geçecek.

Kesin olarak şiddete son
Konferansın daha ilk saatlerinde Bask Milliyetçi Partisi (PNV) yetkililerinden ETA’nın ‘şiddete kesin olarak son verme kararı aldığı’ açıklaması geldi. İsim vermeden konuşan yetkililer, “ETA son kararını aldı ve kararını bu hafta açıklamasını bekliyoruz” dedi. Konferans sonucunda beklendiği gibi sonuç alınırsa İspanya’da 40 yılı aşkın süredir, 829 kişinin canına mal olan şiddet son bulacak. Konferansa ETA’nın siyasi kanadı olan Batasuna temsilcileri ve iktidardaki Sosyalist Parti’nin Bask kadrolarının yanısıra, örnek teşkil edebileceği düşünülen Kuzey İrlanda barış sürecinin önemli isimleri de katıldı.

İlk ateşkes 1998′de
ETA’nın ilk ateşkes ilanı 1998′de geldi, ancak bir yıl sonra ateşkes bozuldu. 24 Mart 2006′da, bu sefer kalıcı ateşkes ilan etti. Ancak hiç beklenilmeyen bir anda, 30 Aralık 2006′da Madrid’ deki Barajas Havaalanı’nında 2 kişinin ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırı gerçekleştirildi. 5 Eylül 2010′da ise ETA, bugüne kadar devam eden bir ateşkes ilan etti.

Sadece 50 militan kaldı
Son yıllarda İspanya ve Fransa’nın operasyonları ile 400′ü 2008′den sonra olmak üzere, 732 üyesi tutuklandı. Önemli askeri liderleri tek tek hapse atıldı. Örgütün 2010′da 400, 2011 başlarında da 200 aktif militanı olduğu düşünülürken, eylül ayında İspanyol terörle mücadele birimleri sadece aktif 50 militanı kaldığını açıkladı. ETA bir yandan da finanasal olarak çöktü. 1990′lı yıllarda yıllık geliri 28 milyon euro civarındayken, 2010 yılında ise 3,1 milyon euroya kadar düştü.
Son olarak da ETA’nın cezaevindeki 732 üyesi, 23 Ekim’de yayımladıkları ortak yazılı bildiri ile silah bırakılması ve şiddete tamamen son verilmesine destek verdiklerini açıkladı. ETA’nın silah bırakma kararı almasında bu açıklamanın büyük bir önemi olduğu düşünülüyor.

İRA nasıl ikna edildi?
1921′de Özgür İrlanda devleti kurulurken, Kuzey İrlanda İngiliz egemenliğinde kalmaya devam etti. IRA 1969′da K. İrlanda’da kuruldu. 1970-1972, en kanlı dönem olarak tarihe geçti, en az 500 kişi öldü. Barış görüşmeleri 1994′te başladı. İngilizler 1997′de IRA’nın siyasi kanadı Sinn Fein ile resmen görüştü. Başbakan Tony Blair sivillere ateş açılan “Kanlı Pazar” olayı için soruşturma başlattı. 1998′de K. İrlanda Meclisi yasama yetkilerini devraldı ve İngiltere askerlerinin adadan çekilmesine karar verildi. 28 Haziran 2005′te, IRA silahlı mücadeleyi tamamen bıraktı.

Basklar Franco rejimi sırasında baş kaldırdı
ETA (Bask Vatanı ve Özgürlüğü) 1959′da Francisco Franco’nun askeri yönetimine karşı kuzey İspanya ve güneybatı Fransa’da yaşayan Bask halkının bağımsızlığını savunan bir öğrenci hareketi olarak kuruldu. ETA, kısa sürede silahlandı, ilk kurbanı 1968′de İspanyol gizli polis örgütünün şefi oldu. ETA’nın ağı Fransa’ya kadar ilerledi. 1974′te ETA, biri silahlı mücadele, diğeri siyasi-askeri kanat olmak üzere ikiye bölündü. Dört yıl sonra silahlı mücedeleyi reddettiğini açıklayan siyasi kanat, Batasuna adı altında kuruldu. 1975′te Franco rejiminin yıkılmanın ardından 1979′da Bask bölgesinin özerkliği tanındı, kendi meclisi, polisi, eğitim politikasını belirleme ve vergi toplama hakkı verildi. Ancak ETA “bağımsızlık için silahlı mücadeleye devam” dedi.

Bask’ları ikna etmek için dev kadro
İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu’nun (IRA) siyasi kanadı olarak görülen Sinn Fein’in lideri Gerry Adams ve eski İngiltere Başbakanı Tony Blair’in Kuzey İrlanda barış süreci müzakerelerinde kilit rol oynayan danışmanı Jonathan Powell bu isimlerin arasında.

Etiketler: , , , ,


Eki 01 2011

Leyla Zana 20 yıl sonra parlamentoda

Category: Genel,Haberler,Siyaset,YaşamKardiyolog @ 16:31

TBMM’de yeni yasama yılı bugün başlıyor. BDP’liler bugün yemin ederek resmen milletvekili olacak… 1991 seçimlerinin ardından SHP ile ittifak yapan DEP milletvekili olarak Kürtçe yemin etmesi nedeniyle kriz yaratan Leyla Zana’nın da, diğer BDP’lilerle birlikte bugün and içmesi bekleniyor.. Zana ‘Kürtçe mi yemin edeceksiniz’ sorularına ‘Hayır, herkes gibi yemin edeceğim’ cevabını vermişti.

BDP’LİLER RESMEN VEKİL OLACAK
TBMM’de yeni yasama yılı bugün başlıyor. Genel seçimin ardından Meclis’i boykot kararı alan BDP’liler bugün yemin ederek resmen milletvekili olacak. Milletvekillerine hitap edecek olan Cumhurbaşkanı Gül yeni anayasa çalışmaları ve terörle mücadelede önemli mesajlar verecek

Meclis’in 15 Temmuz’da başlayan tatili bugün sona erecek ve yeni yasama yılı bugün başlayacak. TBMM Genel Kurulu, 24. Dönem ikinci yasama yılının başlaması nedeniyle özel gündemle toplanacak.

GÜL BU KONUŞMASINA 3 HAFTADIR HAZIRLANIYOR
Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in sunuş konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Genel Kurula hitap edecek. Daha önce yaptığı açıklamada “Bütün cumhurbaşkanlarının, devlet başkanlarının, çok hazırlık yaptığı yılda birkaç önemli konuşması olur. Benim de en hazırlıklı konuşmalarım Meclis’in açılışında yaptığım konuşmalardır” diyen Gül, bugün yapacağı konuşma için de haftalar önceden çalışmaya başladı. Gül’ün yeni anayasa çalışmaları, terörle mücadele, Türkiye ekonomisi ve ülkenin dış politikasıyla ilgili görüş ve değerlendirmelerini aktaracak.

Önceki gün BDP lideri Selahattin Demirtaş ile görüşen Cumhurbaşkanı Gül’ün konuşmasında artan terör olayları nedeniyle birlik beraberlik mesajı vermesi bekleniyor.

ZANA 20 YIL SONRA TEKRAR PARLAMENTODA
Bugün BDP milletvekilleri de yemin edecek. BDP’nin 5 milletvekili cezaevinde tutuklu olduğu için yemin edemeyecek. 25 BDP milletvekili ile birlikte, Emek, Bağımsızlık ve Özgürlük platformundan milletvekili seçilen KADEP Başkanı Şerafettin Elçi, EMEP Başkanı Levent Tüzel ve yasaklı oldukları için parti üyesi olamayan DTK eş başkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk ile eski DEP milletvekili Leyla Zana da hala yemin etmemiş isimler arasında yer alıyor. 1991 seçimlerinin ardından SHP ile ittifak yapan DEP milletvekili olarak Kürtçe yemin etmesi nedeniyle kriz yaratan Leyla Zana’nın da, diğer BDP’lilerle birlikte bugün and içmesi bekleniyor, ancak yemin töreninde bu tür bir kriz çıkmasının beklenmediği konuşuluyor.

GÜL’Ü DİNLEYECEKLER
Yeminlerin Gül’ün konuşmasının ardından yapılması planlanıyor ancak BDP’li milletvekillerinin yemin etmemiş olsalar da Gül’ün konuşmasını dinlemek için TBMM Genel Kurulu’na katılmaları bekleniyor.

Gül’ün konuşmasının ardından Genel Kurulu yöneten Çiçek’in yemin etmeyen milletvekillerini kürsüye davet etmesinin ardından il sıralamasına göre sırayla yemin edilecek. Her yıl geleneksel olarak düzenlenen 1 Ekim resepsiyonu ise son günlerde terör olaylarındaki şehitler nedeniyle gerçekleştirilmeyecek. Resepsiyon programının yapılmayacağı haftalar öncesinden belli olmuştu.

LOCALAR DEĞİŞMEDİ
Yabancı misyonun yanısıra yüksek yargı organlarının başkanlarının da locadan izlemesi beklenen Genel Kurul’a Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının da izlemesi bekleniyor. Ancak komutanların gelip gelmeyecekleri konusunda TBMM Başkanlığı’na dün herhangi bir bildirimde bulunmadığı belirtildi.

Cumhurbaşkanı, komutanlar ve diğer izleyicilerin için Genel Kurul’u izlemek için tahsis edilen localarda değişiklik yapılması gündeme gelmiş, Meclis Başkanlığı bu konuda dünya parlamentolarındaki uygulamaları araştırmıştı. Ancak localarda herhangi bir değişiklik yapılmadı.

MİLLETVEKİLLERİNE TABLET BİLGİSAYAR DAĞITILACAK
Meclis, yeni yasama yılına ilişkin hazırlıklarını da tamamladı. Temizlik, bakım, onarım ve tadilat çalışmaları yapılan Meclis’in yeni yasama yılındaki değişiklikleri şöyle:

-Meclis basın koridorunda bulunan basın toplantı salonu yenilendi.

-Erkek milletvekillerinin berber salonu yenilenirken, kadın milletvekilleri için ana binada yeni bir kuaför salonu hizmete girdi.

-Milletvekillerini daha geniş odalara kavuşturacak olan yeni halkla ilişkiler binasının yapımı sürerken, milletvekillerinin halen kullandıkları odaların tefrişatı yenilendi.

-Meclis’te Ak Parti’nin grup toplantı salonu olarak kullandığı Eski Senato Salonu da yenilendi.

-Meclis’in tüm giriş kapıları ve içerdeki polis noktalarındaki metal dedektör ve x-ray cihazları yenilendi. Daha hassas x-ray cihazlarına ek olarak daha hassas dedektörlerle güvenlik eşiği yükseltildi.

-Milletvekilleri için “Yasama El Kitabı” hazırlandı. Kitapta, milletvekillerine yasama süreci, tüm ayrıntılarıyla anlatılıyor.

-Yeni yasama yılında milletvekillerine birer “tablet” verilecek böylece ellerinin altında sürekli internet bağlantısı olacağı gibi elektronik dosya ve kitap uygulamalarıyla çalışmaları daha pratik hale gelecek.

-Bugüne kadar bir sekreter ve danışman ile çalışan milletvekilleri, yeni yasama yılından itibaren üçüncü personelle çalışma imkanına kavuşacak.

-Milletvekillerinin danışmanları ve Meclis personeli TBMM ana binasındaki üyeler lokantasında yemek yiyemeyecek.

-Meclis TV, yeni dönemde salı, çarşamba ve perşembe günleri 14.00-19.00 saatleri arasında yayın yapacak. Muhalefetin bu duruma tepkisi sonuç vermedi.

Etiketler: , , , ,


Eyl 28 2011

Tecavüz etti 34 yıl sonra özür diledi

Category: Dünya,Genel,HaberlerKardiyolog @ 19:50

Ünlü yönetmen Roman Polanski, 13 yaşındayken tecavüz etmekle suçlandığı Samantha Geimer’den tam 34 yıl sonra özür diledi.

Zürih Film Festivali’nde gösterimi yapılan Laurent Bouzereau imzalı “Roman Polanski. A Film Memoir” adlı belgeselde yer alan röportajında Geimer’den özür dileyen Polanski, “Hem benim, hem de basının kurbanı oldu” ifadesini kullandı.

ABD’nin, küçük yaşta bir kızla ilişkiye girme suçundan hakkında açtığı davada aldığı ev hapsi cezasını 1 yıl önce tamamlayan 78 yaşındaki Polanski’ye, festivalde “Ömür Boyu Başarı” ödülü verilmişti.

Etiketler: , , , , ,


Eyl 27 2011

Kıraçın albümü 1 ay sonra çıkıyormuş

Category: Genel,Haberler,Magazin,TV,YaşamKardiyolog @ 17:50

Uzun zamandır ortalarda görünmeyen Kıraç, önceki gün eşi Ayşe Şule ve iki buçuk yaşındaki kızları Iraz Elif’le görüntülendi.

Elif için alışveriş yaptıklarını belirten şarkıcı, kızlarının en çok eşine benzediğini söyledi ve ekledi: “Sarı saçları ne de olsa aynı annesi.”

Bir ay sonra yeni albümünü çıkarmaya hazırlandığını dile getiren şarkıcı, “Sevenlerim yine benim yazdığım şarkılarımı söyleyecekler. Güzel bir albüm oldu” dedi.

Etiketler: , , , , ,


Eyl 07 2011

Hülya Avşar: Yeter artık bu saatten sonra ne kariyeri

Category: Genel,Haberler,Magazin,TV,YaşamKardiyolog @ 10:59

Geçmiş Olsun”un sözleri ruhunuzla nasıl bağdaşıyor?
- Bu sözler benden çok Deniz Seki’nin ruhuyla bağdaşıyor. Ben şarkıları bir profesyonel olarak değerlendiriyor, dinleyicinin ruhuna hitap etsin diye okuyorum. Ben sadece eğlenceli bir şarkı olsun istedim. Deniz Seki’ye ne yapmak istediğimi anlattım, o da buna göre bir şarkı yazdı. Kimseye “geçmiş olsun” tavrı takınmam, kimseye misilleme yapmam. Bu, yaradılışıma uygun değil. Duygularımı açık açık söylemeyi tercih ederim. Açık sözlü bir kadınım ben.

Neden albüm değil de single çıkardınız?
- Albümlere çok emek veriliyor ama karşılığı alınmıyor. Bu nedenle üç ayda bir single çıkarmaya karar verdim.

Bu single için Latin dansı ve oryantal dersleri almışsınız…
- Evet, vücudumu kullanmayı biliyordum ama daha profesyonel olsun istedim.

SANAT FİLMLERİNDEN SIKILDIM ARTIK
Oyunculuk kariyerinizde 28 yılı doldurdunuz. Son 25 yılda 52 filmde rol aldınız. Artık sanat filmlerine mi ağırlık vereceksiniz?
- Hayır! Aksine, sanat filmlerinden sıkıldım. Ağır felsefi filmler çekmek istemiyorum. Türk sinemasında her rolü oynadım; mutluyum ve gözüm arkada kalmadı. Artık sinemadaki rollerim de beni eğlendirmeli.

“TV, sinema, sahne yaptım. Evlendim, anne oldum, ayrıldım. Bundan sonra evlenmek ve ödül almak gibi hedeflerim yok. Bu yıl tatil yok, aşk da yok. Artık çalışma zamanı!” diyorsunuz…
- Bazen insan yaptığı işten sıkılıyor. Bir dönem özel yaşantıma önem vermek, sürekli bir yerlere koşturmadan yaşamak istedim. O dönem çok da güzel geçti, mesleki anlamda yaratıcılığımı destekledi. şimdi o dönemin yarattığı kişiliğimle yeni şeyler yapıyorum. “Ben artık döndüm, yeniden sahnelerdeyim” diye bir şey yok. Bu hayatta canımın istediğini yapıyorum. şarkı söylemeyi ve sahnede olmayı seviyorum. Yazıyorum. TV programlarında insanlarla iletişime geçmekten keyif alıyorum. Aslında artık her şeyi keyfekeder yapıyorum. ışte bu bana zevk veriyor.

Bütün duygularınızı başarıyla yönetebiliyor musunuz?
- Tabii ki benim de yönetemediğim pek çok duygusal yönüm var.

MAHALLE ÇOCUĞU OLARAK BÜYÜDÜM
Somali ile ilgili müthiş bir yazı kaleme aldınız.
- Hayat gelip geçiyor. ıki gün önceki Somali ile bugünkü Somali aynı değil. Ne yapmak gerekiyor bilmiyorum ama işte maneviyat burada ortaya çıkıyor. ınsan kendine hesap verdiği sürece doğru yolu buluyor. ‘Duygu, mantık ve mesafe’ üçlüsü çok önemli ve hayatta bu üçlüye göre hareket etmek lazım. Kişiliğinin ve duygularının kirlenmemesi, olayları da çok içine almadan yaşayabilmeyi öğrenmek gerek.

Peki bu denemelerinizi yayımlamayacak mısınız?
- Hayır! Bu konuda heyecanlı değilim. Bir yerde tıkandım. şimdi internette yazıyorum. Ben yazdıkça rahatlıyorum. Benim mutlaka yazmam gerekiyor. O zaman gerçek Hülya çıkıyor, yazılarım beni yansıtıyor. Basındaki yazılar ise başkalarının benim hakkımdaki düşüncelerini yansıtıyor.

Bulunduğunuz konumda kirlenmişleri dışarıda bırakıp arınmak da kolay değil.
- Ben bir “mahalle çocuğu” olarak büyüdüm. Erkek çocuklarıyla boğuştum, düştüm, kalktım, misket oynadım. Aslında çocukluk, insanı bir nevi gelecekteki hayata yetiştiriyor. Topu kolay kolay kaptırmazdım. Dolayısıyla bu kazanma meselesi sonradan mesleğime de kişiliğime de yansıdı. Ben yükseldikçe insanların beni aşağı çekmesine izin vermem. Hepsinin kafasına basarım. Neye izin veriyorsanız o oluyor. Ben ne istiyorsam yaparım.

KESİNLİKLE FEMİNİST BİR KADIN DEĞİLİM
“Erkeğin uysalını da canavarını da yaratan kadındır. Tek sorun, biz kadınların onları kucağımızdan bırakırken ne derecede tehlikeli olabileceklerini kestiremiyor, gardımızı alamıyor olmamız” demişsiniz.
- Ben kesinlikle feminist bir kadın değilim. Erkeğini çok seven, erkeğine hizmet etmeyi ve erkeğini yüceltmeyi seven bir kadınım, ki benim gözümde de öyle olsun. Bize kendilerini bıraktıklarında yücelirler. Onları istediğimiz şekle şemale de sokabiliriz. Benim sadece damarıma dokunulduğu zaman gerçekten gözüm dönüyor.

Kadının ve erkeğin kodlarını çözdünüz, öyle mi?
- Kadın, erkeğini istediğinde çok iyi yönetebilir. Tabii bu biraz kişilik meselesi. Ben yapmam. Duyguların ve saygının bir arada olması gerekiyor. Erkeğin de kadın ruhundan anlamasını bekliyorum. Ben biraz deli dolu yaşamayı seviyorum.

İlişkileri zorlamamak lazım…
- Sevgi ve aşkta şüphe varsa, güvende sorun varsa bırak gitsin… Ama arada bir sevgi varsa -ki çok zor bulunuyor- emek verilmeli. Tabii bu, seni de yıpratmamalı. Onun da bir çizgisi var. ınsanlar artık beraberliklerinde eğlenmeli, gülmeli, kahkaha atmalı. Birlikte olmaktan mutlu oldukları sürece beraber olmalılar. Yani ilişkiyi eğlenceli hale dönüştürmek için çaba harcamalılar. Ayrıca insanların karşılıklı olarak birbirlerini olduğu gibi kabul etmesi gerekiyor.

Farkındalığınız yüksek!
- Beni zeki kılan, farkındalığım! Yani olayları koku olarak takip ediyorum. Bu, her şeyi zamanında, çizgisinde ve dozunda yapabilmemi sağlıyor.

BU SAATTEN SONRA NE KARİYERİ
Annenizi kaybettiğinizde “Hayatta her şeyin çözümü var. Bir tek ölüm dışında” demiştiniz. Bu duygu mu sizi keyfe keder bir noktaya getirdi?
- Hayatı her şekilde yaşamaya çalışıyorum. Evlilikse evlilik, annelikse annelik, aşksa aşk yaşamak, işse iş… Hayatı yaşamak istiyorum. Dolayısıyla bütün kariyer planlamalarımı yaptım. Artık bir holdingi yönetir hale geldim. Bu saatten sonra keyif yapıyorum. Bugüne kadar kazandığım başarıların kaymağını yiyorum. Yeter artık! Bu saatten sonra ne kariyeri! Allah herkese benim geldiğim noktayı nasip etsin. Artık istediğim zaman aşkımı yaşarım, istediğim zaman işimi yaparım. Bu özgürlüğe sahibim. Bu da beni çok mutlu ediyor.

Etiketler: , , , , , , , , ,


Eyl 07 2011

Mustafa Denizliden sonra hep genç sevgilileri oldu

Category: Genel,Haberler,Magazin,TV,YaşamKardiyolog @ 10:47

Önce kendinden 10 yaş küçük Tarkan Sualp, sonra 38 yaşındaki Uğur Güven ile birlikte oldu. Şubat’ta da 70′lerin ünlü mankeni Figen Erman’ın (63) 3 yıllık sevgilisi 29 yaşındaki Fatih Ergüç ile flörte başladı. Çiğdem Kayalı kuralı yine bozmadı. Son gözdesi kendinden 25 yaş küçük olan ve İtalya’da yaşayan model-oyuncu Moğaç Rıza Köseoğulları. Moğaç, 2005′te Singapur’da düzenlenen Mr. İnternational Model birincisi ve Gean Franco Ferre’nin yüzü.

1 YILDIR PEŞİNDEYMİŞ
Kayalı, ‘Dila Hanım’ dizisi için İtalya’dan İstanbul’a gelen Moğaç Rıza Köseoğulları ile geçtiğimiz günlerde Yeniköy Emek Mantı’da buluşup başbaşa yemek yedikten sonra, çıkışta bindikleri takside objektiflere yakalandılar. Çiğdem Kayalı flaşların patlamasıyla ne yapacağını şaşırıp yüzünü gizlemeye çalıştı! Peki Çiğdem Kayalı 1 yıldır peşinde olduğu Moğaç Rıza Köseoğulları ile görüntülenince niye böylesine panikledi? Çünkü dedikoduya göre; Fatih Ergüç ile henüz ipleri tamamen koparmadı. Dahası Fatih Ergüç’ün ayrılmak istemediği, ilişkinin yürümesi için baskı yaptığı söyleniyor. Çiğdem Kayalı ise soranlara “Fatih’ten ayrıldım” diyor ve Moğaç Rıza Köseoğulları ile yeni bir aşka yelken açmayı düşlüyor. Genç sevgili bulup genç kalan Çiğdem Kayalı’nın ilk eşi Ercan Akın’dan olan oğlu Sinan 26, uzun yıllar birlikte yaşadığı Mustafa Denizli’den olan kızı Lal 21 yaşında

Etiketler: , , , , ,


Ağu 31 2011

Şehit Binbaşı’nın 13 gün sonra parçaları bulundu

Category: Genel,HaberlerKardiyolog @ 12:05

Hakkâri Çukurca’da PKK saldırısında şehit olan askerlere ait “vücut parçaları” bulundu.

3 VÜCUT PARÇASI BULUNDU
Bulunan parçalardan üçünün Binbaşı Yavuz Başayar’a ait olduğu tespit edildi. Hakkari Çukurca’da 8 askerin şehit olduğu saldırı sonrasında bölgede yapılan aramalarda, şehitlere ait parçalara rastlandı. Saldırının yapıldığı bölgeden toplanan üç ayrı parçanın şehit Jandarma Binbaşı Yavuz Başayar’a ait olduğu tespit edildi. Bu gelişme üzerine Cebeci Şehitliği’ne defnedilen Başayar’ın mezarı açıldı. Yapılan DNA testi ile Binbaşı’ya ait olduğu anlaşılan üç vücut parçası burada düzenlenen askeri törenin ardından kabrine konuldu.

DNA TESTİYLE ORTAYA ÇIKTI
Hakkâri-Çukurca karayolunda pusuya düşürülen askeri konvoyda Binbaşı Yavuz Başayar ile iki uzman çavuş saldırıya uğradıkları araçtan inerek BTR aracına yöneldi. Binbaşı ve uzman çavuşlar zırhlı aracı kendilerine siper etmek istedi. Ancak, önceden hazırlanmış 100’er kiloluk bombalar art arda infilak ettirildi ve 8 asker şehit oldu. Ramazan ayında yapılan ve büyük tepki çeken kanlı saldırıdan sonra bölgede arama yapıldı. Olay yeri ve çevresinde şehit askerlere ait 9 parça bulundu. Bu parçalardan üçünün şehit Binbaşı Yavuz Başayar’a ait olduğu DNA testiyle ortaya çıktı. Bu gelişme üzerine mahkeme kararı ile Binbaşı Başayar’ın Cebeci Şehitliği’ndeki mezarı açıldı. Üst rütbeli komutanların da katıldığı ikinci törende Binbaşı’ya ait parçalar toprağa verildi. Binbaşı Başayar’ı korumakla görevli Yozgatlı Uzman Çavuş Erhan Ar’ın cesedi de günler sonra Zap Suyu’nda bulunmuştu.Morgda bulunan parçaların ise Ar’a ait olmadığı anlaşılmıştı.

6 AYRI PARÇANIN KİME AİT OLDUĞU BELLİ DEĞİL
PKK saldırısından sonra 1,.5 kilometre çapındaki bölgede yapılan aramalarda bulunan 6 ayrı parçanın kime ait olduğu ise şu ana kadar tespit edilemedi. Adli Tıp’ta yapılacak DNA testinden sonra 6 parçanın hangi askerlere ait olduğu ortaya çıkacak. DNA raporundan sonra parçaların ait olduğu askerlerin mezarları açılarak, bulunan parçalar toprağa verilecek. Kayıp uzuvların bulunmasından sonra eylemin yaşandığı bölgede yapılan arama/tarama faaliyetlerine son verildiği öğrenildi.

Etiketler: , , , , ,





cinsel sohbet islami sohbet Sohbet Siteleri Sohbet Siteleri Mynet Sohbet full izle Adını Aşk Koydum Kuzey Güney Sohbet