Mar 29 2012

Meclis’te tansiyon yükseldi

Category: Haberler,Siyasetxxlance @ 21:34

     MHP’li Adan: Sizin ayaklarınızın titrediği dönemde 28 Şubat baskısına karşı biz..

TBMM Genel Kurulu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran yasa teklifini görüşüyor.

Yasa teklifinin 3. maddesi kabul edilirken oturuma yaşanan gerginlikler nedeniyle 2 kez ara verildi.

Dün gerçekleştirilen ilk gün görüşmelerine iktidar ve muhalefet vekilleri arasında yaşanan gerginlikler damga vurmuştu.

Gerginliğin devam ettiği Genel Kurul’da bu kez de ‘milletvekillerinin ve partilerin 28 Şubat sürecinde takındığı tavırlarla ilgili’ bir tartışma yaşandı.

Tartışmanın odağındaki iki isim ise MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan ve AK Parti Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ idi.

’28 ŞUBATI İSTİSMAR EDİYORSUNUZ’

Adan, AK Parti sıralarına dönerek “Önce 12 Eylül’ü istismar ettiniz sonra e-muhtırayı istismar ettiniz. Şimdi de 28 Şubat sürecini istismar ediyorsunuz” diye konuştu.

Sözlerine AK Parti Milletvekili Özcan Ulupınar’ın bugün yaptığı “Bıçak da sallasalar, kurşun da atsalar 4+4+4 bu hafta geçecek” açıklamasını hatırlatarak devam eden Adan şunları söyledi: “Bize kurşun sıksalarda bunu çıkaracağız demişsiniz. Size kim kurşun sıkıyor? Bunu da istismar ediyorsunuz. Bizim yüreğimiz demokrasi için atarken sizin ödünüz patlıyordu. Sizin ayaklarınızın titrediği dönemde 28 Şubat baskısına karşı biz saf tutuyorduk.”

YUMRUK YUMRUĞA KAVGA SON ANDA ENGELLENDİ

Adan’ın bu sözlerine AK Parti sıralarından büyük tepki geldi. Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ, Adan’a oturduğu yerden cevap verince bir anda ortalık karıştı.

Adan kendisine yanıt veren Demirbağ’ın üzerine doğru hamle yaptı. Diğer vekillerin araya girmesiyle yumruk yumruğa kavga son anda engellendi.

Meclis Başkanvekili Meral Akşener de arbede arasında kaldı.

OTURMA ARA VERİLDİ
Yaşanan gerilimin ardından Meclis Başkanvekili Sadık Yakut, oturuma bir kez daha ara vererek tansiyonu düşürmeye çalıştı.

MECBURSUNUZ

Sağlam’ın ardından CHP Grup Başkanvekili İnce, konuşmak için Başkanvekili Yakut’tan söz istedi. Yakut’un söz vermemesi üzerine İnce, ısrar ederek, ‘Vermeye mecbursunuz’ diye bağırdı.

Yakut’un, ‘İlla kürsüye çıkmak istiyorsanız…’ demesi üzerine İnce kürsüye gelince AK Parti’li milletvekilleri tepki gösterdi ve sıra kapaklarına vurdu. Sadık Yakut da İnce’ye, ‘Ben size söz vermedim. Bu kürsü işgali değil mi Sayın İnce? Söylediğim söz başka bir şey’ dedi.

Tartışmanın uzaması üzerine Yakut, birleşime ara verdi.

İnce, verilen arada, ‘Ben o sözü alacağım, babasının çiftliği değil burası, bu sözü verecek. Grup Başkanvekiline söz vermemek diye bir şey olmaz’ diye bağırdı.

Bu sırada, milletvekilleri ayağa kalkarak, birbirlerine laf atmayı sürdürdü.

Etiketler: , , , , , , , , , ,


Eki 20 2011

Muharrem İnce BDPlilere öyle bir soru sordu ki

Category: Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 09:56

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, TBMM Genel Kurulunda yerinden söz alarak, Hakkari’deki hain saldırıda şehit olanlara Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileğinde bulundu.

TBMM gündeminde Hakkari’de şehit olan 24 askerimiz ve dün Güroymak’ta şehit verdiğimiz polisler vardı.

“BU ÜLKENİN İSTİHBARATI NEREDE?”
Muharrem İnce, Güroymak’ta meydana gelen saldırıda 5 polisin şehit olduğunu anımsatarak, artık toplantı yapmanın, konuşmanın zamanı olmadığını söyledi.

AK Parti’nin 10 yıldır ülkeyi yönettiğine dikkati çeken İnce, “Bu hükümetin terörle mücadelede tüm planlarının hazır olması gerekiyordu. Oturup, bu durum üzerinde ne yapacağınızı düşünüyorsanız, durum kötü demektir. Bu ülkenin istihbaratı nerede? Her saldırıdan sonra ortaya atılan planlar, profesyonel ordular, koordinatörler nerede? Artık milletimiz bunları duymak istemiyor” diye konuştu.

“MİLLETİN VEKİLİ Mİ TERÖRİSTİN VEKİLİ Mİ?”
Meclisin yarın kapalı bir oturum yapması önerisinde bulunan İnce, terör konusundaki her çalışmada hükümete yardımda bulunmaya hazır olduklarını ifade etti.

İnce, BDP’li vekillere de çağrıda bulunarak “Herkesin karar vermesi gerekiyor. Ya terörden bağrı yanan milletimizin ya da teröristlerin milletvekili olacaklar” dedi.

Etiketler: , , , , , ,


Eki 17 2011

Emekli paşaların lüks keyfi

Category: Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 12:48

Kenan Evren dışındaki eski cumhurbaşkanları, eski başbakanlar bile emeklilik dönemlerini kendi evlerinde geçiriyor. Emekli generaller ise 3 milyon lirayı bulan konutlarda kalıyor..

Bugün Gazetesi’nde yayınlanan haber analizde emekli generallerin süper lüks bir yaşantı içerisinde olduğu iddia edildi.

İşte Adem Yavuz Arslan imzalı o iddialar:

Emekli orgeneral ve oramiraller diğer birçokemekli üst düzey kamu görevlisinin aksinelüks evler, otomobiller, korumalar ve astronomikmaaşlarla saltanat sürüyor. Devlete sırtlarını dayayan paşalar, kendileri için özel olarak inşa edilenkorumalı lüks konutlarda keyif çatıyor.

Türkiye’nin kadim tartışma konularından birisi ‘devlet saltanatı’dır. Makam araçları, lojmanlar, korumalar, harcırahlar ve astronomik maaşlar. Bu konuda son yıllarda ciddi düzelmeler yaşandı. Kamunun temsil giderleri azalıyor. Milletvekilleri ve bakanlar artık lojmanlar yerine halkın arasında oturuyorlar. Fakatemekli generaller ve eski kuvvet komutanları konusu istisna.

Orada tam bir saltanat sürüyor. Bu konuda yani emekliGenelkurmay başkanları ve generallerin nerede ikamet ettiği sorusuna cevap bulmanın iki yöntemi var.BirincisiGenelkurmay’a sormak.Diğeri de başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerdeki lüks TSK lojmanlarında kimin kaldığını resmi kayıtlardan sorgulamak. Genelkurmay’ın bu konuya yaklaşımı mevzuat hükümlerini hatırlatmaktan ibaret.

Yani cevap almanız pek mümkün değil. Gerçekte emekli orgeneraller ve oramirallerin çoğu ve bir kısım korgeneraller aslında TSK’nın ‘alarm iskân tesisi’ olarak inşa edilmiş lojmanlarında ikamet ediyorlar. Bu tesisler için bütçeden kaynak ayırma gerekçesi ise alarm durumunda kısa sürüde birliklerin seferber olabilmesi. Bu yüzden kışlalarda ya da yakın mesafelerde iskân planlanmış. Fakat bu sistemin kurgulandığı tarihteki iletişim ve ulaşım imkânları bugünkü gibi değildi.

İÇERİĞİ GİZLİ
Yani askeri gereklilikler için yapılan tesisler emekli generallerinömrünün sonuna kadar kullandıkları tesislere dönüşüyor.Hatta bu ikamet şekli daha görevde iken ve TSK’ya ait oldukça da şatafatlı bir konutta otururken ikinci bir konut tahsisi şeklinde başlatılabiliyor. Emekli olan kamu personelinin hangi şartlarda kamuya ait konutlarda ikamet edebileceği ve ilavene tür hizmetler alabilecekleri Başbakanlık Emniyet Hizmetleri Koruma Yönetmeliği ve bunun kopyası olan TSK Koruma Hizmetleri Yönetmeliği’nde belirtilmiş. Ancak garip olan her iki yönetmeliğin hukuki dayanağının farklı olması ve yine her ikisinin de gizli olması.

ÖMÜR BOYU KONUT
EmniyetHizmetleriKoruma Yönetmeliği, 3713 Sayılı Terörle MücadeleKanunu’na dayanarak, emeklipersoneli terörist saldırı tehdidi karşısında korumayı amaç edinirken, TSK KorumaHizmetleri Yönetmeliği bu kanun dışında birçok mevzuata atıf yapmanın yanı sıra yine Emniyet HizmetleriKoruma Yönetmeliği dışındaki koruma hizmetlerinin nasıl düzenleneceğini açıklamakta.

Uygulamada ise TSK kendisinden emekli olmuş orgeneral ve oramiralleri bu yönetmeliğin bazı hükümlerini esneterek ve istediği gibi yorumlayarak ömür boyu koruma altına almaktan öte konut sahibi yapmakta. Hatta bu yönetmelik ile yetinmeyerek, bu yönetmeliği gerekçe göstererek hazırlanmış olan bir yönerge ile de bu yönetmelikte olmayan birçok ilave imkânların emekli orgeneral ve oramirallere sağlanacağı ilgili birliklere emredilmiş. Devlet doğaldır ki, kamuhizmeti görmüş ve görevi esnasında da özel tedbirler ile güvenliği sağlanmış olan bir kısımkamugörevlisinin güvenliğini, bu görevlerinden ayrılmalarınımüteakip de bu personelin talebi olmasa dahi sağlamayı bir borç olarak görmekte.Bu kapsama girenpersonel arasında Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı ve Başbakan’dan başlamak üzere birçok üst düzey yöneticinin yanı sıraTSK’dan da “Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Komutanı ile diğer orgeneral ve oramiraller” sayılmış.

Buraya kadar her şeynormal. Ancak bu noktada bir cümle ile emekli orgeneral ve oramirallerin ahirömürsaadeti başlamakta. Bu da hakkında özel korumakararı bulunan personele emekli olduğu kurumtarafındankonut tahsisi yapılabileceği hükmü.

ÖZEL KORUMA KARARI
Her nedense bütün emekli orgeneral ve oramirallere özel koruma kararı çıkarılıyor ve bunun doğal sonucu olarak da hepsine konut tahsisi yapılıyor. Hatta hernasıl ise daha emekli olmadan bunların hakkında özel koruma kararı çıkarılacağı bilindiği için bunlar konutlarını seçiyorlar. Mesela Başbuğ ve Koşaner. Nedenemekli orgeneral ve oramirallerimiz ile resen korunması yönetmelikte belirtilmiş olan diğer generallerin tamamına özel koruma kararı çıkarılır da bir kısmına mesken koruma, araçlı koruma, işyeri koruma gibi diğer çeşit korumakararı çıkarılmaz sorusu cevapsız bir sorudur. Acaba emekli olan vemeslek yaşamlarının büyük bir bölümü terörle mücadelede geçmiş diğer yüz binlerce TSK personelinden sadece 3-5 tanesi için (bunlar daErgenekon davası başta olmak üzere son dönemdeki önemli davalarda yargılanan Alb.Temizöz, JİTEM’in kurucusu Alb. Atilla Uğur, Alb.Ali Öz, Alb.Ali Aydın gibi isimler) özel koruma kararı verilirken hiçbir terörle mücadele görevi dahi olmayan oramiraller ve havacı orgeneraller için dahi özel koruma kararı çıkarılmasını nasıl açıklamakta?

SİVİLLERİN DURUMU
Merak edilen diğer bir husus ise emekli cumhurbaşkanlarının hiçbirisi (Kenan Evrenhariç), eski başbakanların hiçbirisi, TBMM başkanlarının hiçbirisi, eski bakanların hiçbirisi acaba kendilerine yönelik tehdit daha az olduğu için mi kamu konutlarında ikamet etmiyorlar, yoksa kendi kurumları onlara emeklipaşalar gibi lüks konutlar tahsis etmiyormuya da devletin imkânları ile ahir ömürlerini lüks içinde yaşamaya tamah mı etmiyorlar? Mesela Ahmet Necdet Sezer Gölbaşı’ndaki özel ikametgâhında, Süleyman Demirel Güniz Sokak’ta yer alan ve Türkiye Cumhuriyeti siyasi hayatında yeri olan kendi evinde ikamet etmekte ve emniyetçe korunmaktalar. Yakın dönemde TBMM Başkanlığı yapmış isimlerin hepsi kendi konutlarında ikamet ediyor. Bülent Arınç Çukurambar’da kendi evinde, Başbakan Keçiören’de bir apartmanda oturuyor. Rahmetli Bülent Ecevit ise Or-An’daki mütevazı apartman dairesinde ikamet etmişti.

KAÇ OTOMOBİL TAHSİS EDİLDİĞİ MEÇHUL
Diğer bir kanunsuz uygulama ise korumalı personele yapılan araç tahsisi. Taşıt Kanunu ile kimlere araç tahsis edilebileceği belirlenmiş ancak bu tahsisler içerisinde emekli general ve amiraller sayılmamış. Hatta koruma hizmetlerini düzenleyen yönetmeliklerde sadece koruma görevlilerine araç tahsisi yapılabileceği, hatta korunan şahısların koruma görevlilerine tahsis edilmiş olan araçtan yararlanamayacağı hükmü her almakta.

Bu hükme rağmen Genelkurmay başkanları emekli olurken en çok tartışılan konulardan biri kendilerine hangi marka ve model sivil araç tahsis edileceği. Yaşar Büyükanıt’ın emekliliğinde kullandığı zırhlı araç hâlâ çok tartışılıyor. Bu arada hatırlatalım, emekli general ve amirallere hususi kullanım için kaç araç tahsis edildiği, bunların maliyetlerinin nasıl karşılandığı ise meçhul. Özetle; emekli orgeneral ve oramiraller diğer birçok emekli üst düzey kamu görevlisinin aksine özel koruma kararı çıkarttırarak ve bu kararı ömürleri boyu güncellettirerek TSK tarafından bu personel için özel olarak inşa edilmiş lüks semtlerdeki lükskonutlarda çok düşük ücret karşılığı ikamet etmekteler.

Hatta büyük bir kısmına hususi kullanımları için kamu imkânları ile araç ve şoför tahsis edilmekte, bu araçların her türlü giderleri ise yine kamu imkânları ile karşılanmakta. Kısa bir süre sonra kendisi de emekliolacak ve aynı imkânları talep edecek olan TSK üst yöneticileri tarafından bu kanunsuz ve etik dışı uygulamanın durdurulması beklenmediğine göre acaba bu uygulamaya kim dur diyecek? Emekli olmuş her kamu bürokratının nasıl korunacağı kanun ve yönetmeliklerde açıkken sivilasker ayrımının sürmesi ne kadar mantıklı?

3 MİLYON LİRALIK LÜKS KONUTLAR
Sivil yöneticilerde durum böyle iken emekli orgeneral ve oramirallerin tamamına yakını kamu konutlarını tercih ediyor.Acaba bu güvenlik arayışı mı yoksa başka beklentilerin sonucu mu? TSK, hakkında özel koruma kararı bulunan personele, görevdeki diğer personelin kullanmakta olduğu konutlardan herhangi birini vermek yerine, sadece bu personel için özel lojmanlar inşa etti. Uygulama halen sürüyor. Bu konutların ortak özelliği ise lüks olmaları.

Son olarak Fenerbahçe Ordu Evi bölgesindeinşa edilen ve Sayıştay denetiminedahi müsaade edilmeyen tanesi 3 milyon liranın üzerindebir miktara mal olan emekli general konutları kamuoyunda çokça tartışılmıştı. Bu konutlar 120 ile 240 metrekare arasında değişiyor. Ama emekli generaller 240 metrekareyi tercih ediyor.

Ankara’da Merkez Ordu Evi bölgesindeki, İstanbul’da Fenerbahçe Ordu Evi ve Harp Akademileri Komutanlığı yerleşkesindeki, İzmir’de ise Hava Eğitim Komutanlığı yerleşkesindeki sadece bu maksatla inşa edilmiş ve180-240 metrekare konutlarda oturuyorlar. İlginç bir ayrıntı da şu; yönetmeliğe göre emeklipersonelin görevdeki personelin iki katı kira ödemesi hüküm altına alınmış.

Ayrıca ev ne kadar büyük olursa olsun üst sınır 120 metrekare üzerinden hesaplanıyor. Yine ilgili mevzuat hükümlerinde kamu konutlarında ikamet eden personelin konutun birçok küçük bakım ve onarımını kendilerinin karşılaması gerekirken, uygulamada bu konutların bırakın küçük onarım ve bakımları yine mevzuat hükümleri hilafında bu konutlara yerleştirilmiş olan elektrikli aletlerin bakım onarımı dahil TSK tarafından yapılmakta.

Hatta bu personel zaman zaman aynı bina veya yerleşke içerisinde, bazen deiller arasında konut değişikliği yapılmasını talep etmekteler, bu talepleri sadece karşılanmakla kalmamakta, taşınmaları dahi TSK imkânları ile olmakta. Diğer taraftan bu korumalı konutlarda, zaman zaman konut tahsisi edilen personelin kendisi yerine çocuklarından birisinin ikamet ettiği de sıklıkla karşılaşılan bir durum. Buradaki çocukların ise çoğunun işi gücü ve iyi bir geliri olduğu da unutulmamalı.Emekli komutanların her türlü hizmeti ise yine ordu evlerinden gelen personel tarafından yapılıyor.

Etiketler: , , , , , , ,


Eki 14 2011

TBMMde vekillere tablet bilgisayar dağıltı

Category: Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 10:30

Türk Telekom ile yaptığı anlaşmayı yenileyen TBMM Başkanlığı, 550 milletvekiline tablet bilgisayar verdi.

Tablet bilgisayar firması yetkilisi de bugün isteyen milletvekilleri ve danışmanlarına, bilgisayarın özellikleri ve kullanımı hakkında bilgi verdi. Sinevizyon ekranı ile yapılan sunumda, milletvekillerinin soruları da yanıtlandı.

Etiketler: , , , , , , , , ,


Eki 14 2011

Hüseyin Çelik: Başörtüsü Meclise girebilir

Category: Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 10:29

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, kadın milletvekillerinin başörtüsüyle TBMM’ye girmesi için herhangi bir düzenlemeye gerek olmadığını söyledi. Çelik, “Meclis’te başörtülü hanım olabilir” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, NTV Ankara Temsilcisi Nilgün Balkaç’ın sorularını yanıtladı.

Çelik, pantolon düzenlemesinin geri çekilmesinin ardından gündeme gelen başörtüsünü de kapsayan teklifle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Hüseyin Çelik, şu ifadeleri kullandı:

KEYFİ VE FİİLİ BİR YASAK UYGULANIYOR
“Kadın milletvekilleri saçlarını açıkta bırakır; türban, başörtüsü veya bone takar. Böyle olsa giremezler veya girerler diye bir şey var mı? Üniversitelerde kılık kıyafeti yasaklayan bir hüküm var mı? Yok. Ama yıllardan beri keyfi ve fiili bir yasak uygulanıyordu.

SARIŞIN-ESMER FARK ETMEZ…
TBMM’de başörtülü bir hanım olabilir mi? Olabilir. Bana göre sarışın-esmer bayan ayrımı yapmadığımız gibi, başı açık-başı kapalı gibi bir ayrım da yapamayız.

Milletvekili olan erkeklerin önemli bir kısmının hanımı başörtülüdür. Bunların dünya görüşü aynıdır, onlar girebiliyor ama hanımları giremiyor. Bu kadına karşı yapılmış bir haksızlık.

Türkiye, üniversitelerdeki sorunu aştı, bunu da aşabilir. Yeter ki CHP, MHP ve BDP bu konuda iyi niyetli olsun. Birbirimizi hırpalamadan, rejim tartışmalarını gündeme getirmeden bu mesele kendiliğinden hallolabilir. Şahsen bana kalırsa bunun için kanuni bir düzenlemeye de gerek yok.

Kamusal alan için böyle bir özel düzenlemeye gerek var mı yok mu o konuda kendimi yetkili bulmam.”

‘TUTUKLULUK SÜRESİ 5 YILLA SINIRLANDIRILMAZ’
Hüseyin Çelik, Avrupa Birliği (AB) ölçütlerinden yararlanarak tutukluluk süreleriyle ilgili çalışma yaptıklarını da söyledi.

Çelik, şöyle konuştu:

“Tutukluluk halinin devamı ile ilgili yeni bir düzenleme yapılabilir. Ancak herkes için 5 yıl tutukluluk süresi derseniz kesinlikle bunun altında kalkamazsınız.

Elbette mahkeme son kararını vermeden kim suçlu kim suçsuz bunu biz tayin edemeyiz. Ama örneğin Danıştay saldırısı sanığı olan 3 kişi şu anda içeride. Bu kişi 5 yıldır mahkeme sonuçlanmadığı için eğer 5 yılla sınırlarsanız bırakılacak demektir.

Tutukluluk halinin devamı ile ilgili prensiplerle, kriterlerle ilgili yeni düzenlemeler yapılabilir. Ama her suç niteliğine göre standart 5 yıla indirmek gibi bir uygulamanın olmayacağını söyleyebilirim.

‘KURDA MERHAMET, KUZUYA ZULÜM’
Adam karısına 30 bıçak sallayarak herkesin gözü önünde öldürmüş ama mahkeme sonuçlanmamış şimdi bunu bırakalım mı? Bırakınca bu adam ortada kalır mı? Kurda merhamet etmek, kuzuya zulmetmek demektir.

Bir adam bizzat adam öldürmüş, birisi de ona lojistik destek sağlamış; arada çok fark var mı? Bu şebekenin, işlenmiş bir suçun parçasıdır. Dolayısıyla eğer bu insanlar yakalanırsa hepsi aynı hükümden yargılanırlar. Efendim şu adamın terörle ne alakası var? Birisi darbe planı hazırlamıştır diğeri de ona destek olmuştur.

Avrupa Birliği ölçütlerini esas alan onu gözardı etmeyen bir çalışma yapıldığı doğrudur ama ’10 yıldan 5 yıla indirildi’ şeklindeki haberler doğru değildir.”

‘BDP’NİN YAPTIĞI MALUMUN İLAMI’
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, KCK tutuklamalarına da değindi.

BDP’ye terörü meşru görmeme çağrısı yapan Çelik, şu ifadeleri kullandı:

“KCK, PKK’nın bir koludur. BDP, KCK’yı savunduğu zaman kendini PKK ile özdeşleştirmiş olur. BDP’nin PKK’nın siyasi kolu olduğu ile ilgili inanç bugüne kadar malum bir sırdı. BDP’liler, son çıkışları ile bu sır kısmını da kaldırdı, bunu iyice malumun ilamı haline getirdiler.

Şiddeti arkaya alarak değil, demokratik değerler platformunda siyaset yaparak -söyledikleri çok aykırı, bizim için alt üst edici olabilir- fikir özgürlüğü kapsamında savunabilirsiniz. Fakat terörü meşru görerek bunu yapmamalılar. Bunu yaptıkları zaman terör örgütü ile özdeşleşmek gibi bir sıkıntı ile karşı karşıya kalırlar.”

Hüseyin Çelik, Abdullah Öcalan’a ev hapsi konusunun ise gündemlerinde olmadığını ifade etti.

Etiketler: , , , , , , ,


Eki 12 2011

Sırrı Süreyyadan kravat ve başörtüsü önergesi

Category: Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 10:10

BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, erkek milletvekillerinin kravat takmaması, buna karşılık kadın milletvekillerinin başörtüsü takabilmesi yönünde içtüzük değişikliği için önerge verdiğini açıkladı.

BAŞÖRTÜSÜ VE KRAVAT ÖNERGESİ
Sırrı Süreyya Önder, TBMM Genel Kurulu’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Önder, kuliste gazetecelerle sohbet ederken, “erkek milletvekillerinin kravat takmaması, buna karşılık kadın milletvekillerinin başörtüsü takabilmesi” yönünde, İçtüzük değişikliği teklifi için önerge verdiğini söyledi.

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da Meclis Başkanlığına kravat zorunluluğunun kaldırılmasını ve başörtüsü takılabilmesine olanak sağlayan önerge verdiklerini ifade etti.

Önerge
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in imzasıyla teklif görüşülmeden önce Meclis Başkanlığına verilen önergede, “Genel Kurul salonunda yer alan milletvekilleri, bakanlar, TBMM teşkilat memurları ve diğer kamu personelinden erkekler ceket ile pantolon giyer, kadınlar ise tayyör, ceket ve pantolon giyer, dini inancının gerekli kıldığı başörtüsünü takabilir” ifadeleri yer aldı.

Gazetecilere de dağıtılan önergenin gerekçesinde, “bu değişiklikle toplumsal ve sosyal adaletsizliğin giderilmesi, dini inancı gereği başını örtme mecburiyeti hisseden ve böyle inanan kadınlara din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde imkan tanınmasının amaçlandığı” belirtildi.

“Kravat takma mecburiyetinin günümüz dünyasında tek tipçi ve toplumu yukarıdan aşağıya, insanların kılık kıyafetine göre dizayn etme anlayışının ürünü olduğu” ifade edilen gerekçede, “bu mecburiyetin kaldırılmasının yine kişi hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi için zorunlu olduğu” kaydedildi.

Etiketler: , , , , , , ,


Eki 02 2011

CHPliler Cumhurbaşkanı Güle kalkmadı

Category: Genel,Haberler,SiyasetKardiyolog @ 15:07

Seçim sonrasında yaşanan yemin krizini 3 aylık sürenin ardından aşan TBMM 24′üncü dönem yasama çalışmalarına boykotsuz başladı

CHP’LİLER AYAĞA KALKMADI
Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün salona girişini anons etmesi üzerine milletvekilleri ayağa kalktı. Aralarında Nur Serter’in bulunduğu bazı CHP’liler ise oturmaya devam ettiler. Gül konuşmasını tamamlayıp giderken, CHP’liler bu kez ayağa kalkmadı.

SADECE AK PARTİLİ VEKİLLER ALKIŞLADI
Gül’ün konuşması, terörle mücadele vurgusu yaptığı bölümlerde 2 kez sadece AK Parti milletvekillerince alkışlandı. Gül, 1 kez Atatürk’ten söz etti.

ALKIŞLI PROTESTO
Cumhurbaşkanının adil yargılama ile ilgili sözlerini CHP’li Engin Altay tek başına alkışlayarak protesto etti.

LEVENT TÜZEL DE AYAĞA KALKMADI
BDP lideri Demirtaş ve Eşbaşkan Kışanak’la birlikte BDP’li milletvekilleri Gül’ün konuşmasını bitirmesinden sonra ayağa kalkarak alkışladı. İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel ise ayağa kalkmadı.

Etiketler: , , , , , ,


Eyl 09 2011

Milletvekillerine şoför veriliyor

Category: Genel,Haberler,Siyaset,YaşamKardiyolog @ 10:22

Milliyet’ten Mansur Çelik’in haberine göre; Milletvekillerinin yıllardır beklediği 3. personel desteği de nihayet kendilerine verildi. Birer danışman ve sekreter çalıştıran milletvekilleri 1 Ekim’den itibaren en az lise mezunu olması koşuluyla artık 3. personelle çalışma olanağına da kavuşacak. Bu uygulamanın TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in TBMM personelini, personel sayısının çok arttığı gerekçesiyle emekliliğe teşvik ederek norm kadroya geçiş için hazırlık yapmasıyla aynı döneme rastlaması dikkati çekti. Kimi zaman sabahın ilk saatlerine kadar TBMM’de çalışan milletvekilleri seçim bölgelerine giderken yorgunluk nedeniyle kendi kullandıkları özel araçlarla kaza yapınca 3. personel gerekliliği gündeme gelmişti. 3. personelin lise mezunu olması halinde 2 bin 200 lira, üniversite mezunu olması halinde ise 2 bin 300 lira civarında maaş alacağı öğrenildi. Milletvekili, şoförlük dışında, hak tanınan personeli, ikinci danışman olarak da kullanabilecek.

Vekille gelip gidecekler
Herhangi bir milletvekilinin birinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarının ise bu şekilde çalıştırılmayacağı bildirildi. Ancak engelli milletvekilleri için en az lise mezunu olma ve akrabasını çalıştırmama yasağı geçerli olmayacak. Söz konusu personel herhangi bir siyasi partiye üye olamayacak, siyasi faaliyette bulunamayacak.

Buna göre, milletvekillerinin hak tanınan üçüncü personelin, en az lise mezunu olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarından görevli, geçici görevli veya dışarıdan sözleşmeli “yardımcı personel” olarak istihdam edileceği, Bakanlar Kurulu üyeleri ve komisyon başkanları hariç, Başkanlık Divanı üyelerinde görevli 3 sekreterden birinin yardımcı personel olarak görev yapacağı belirtildi.

Devlet memuru olma koşulunu taşıyacak personel için yaş sınırı ise getirilmedi. Bu personelin görev süresi, yasama dönemi ile sınırlı olacak. Dönem içinde kendilerinden yararlanılmaması halinde, milletvekillerinin talebi üzerine devlet memuru olanlar eski görevlerine iade edilecek, sözleşmelilerin sözleşmeleri ise herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın feshedilecek.

5 bin 700 personel var
TBMM’de 5 bin 700 personel çalışıyor. TBMM Genel Sekreterliği Teşkilat Yasası değişikliği için taslak hazırlanması çalışması sırasında, TBMM Başkan Müşaviri sayısının 80′i aştığı ve bu sayının 15′e düşürüleceği, başmüşavir sayısının da 5 ile sınırlanacağı bildirildi.

Kim ne kadar kazanıyor?
TBMM’de görev yapan milletvekili sekreterlerinin kamu personeli olması gerekiyor. Bu sekreterlere TBMM Başkanlığı, personelin derece ve kademesine göre 1000 TL ile 1350 TL arasında değişen miktarda ek tazminat ödüyor. Milletvekili danışmanlarının ise üniversite mezunu olması gerekiyor, ancak danışmanlar için kamu çalışanı olması zorunluluğu bulunmuyor. Danışmanlar 2 bin 600 TL civarında maaş alıyor. Memur kökenli danışmanların sözleşmelilerden farkı TBMM tarafından kapatılıyor.

Etiketler: , , , , ,


Haz 24 2011

Meclis Yönetiliyor …

Category: Haberleradmin @ 22:27

BDP Van milletvekili Aysel Tuğluk, Abdullah Öcalan’ın Meclis’e gidin talimatı vermesi durumunda bunun mutlaka değerlendirileceğini söyledi.

TESEV’in İstanbul’da düzenlediği Geçiş Sürecinde Türkiye Konferansı’na katılan Tuğluk, YSK’nın Hatip Dicle kararı sonrası süreci değerlendirdi. En büyük sorumluluğun iktidara ait olduğunu ifade eden Tuğluk, sorunun Meclis düzeyinde çözülmesi gerektiğini ifade etti.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,





cinsel sohbet islami sohbet Sohbet Siteleri Sohbet Siteleri Mynet Sohbet full izle Adını Aşk Koydum Kuzey Güney Sohbet